YÜZ ÇEVİRENLER Dizide geçen hikayelerin her ne kadar dizi girişinde kurgu olduğu yazsa da büyük bir kısmın gerçek olduğunu yazar yapmış olduğu röportajda kendi söylemişti. Ki böyle bir şeyi yazarın söylemesine de gerek yoktu her açıdan insanın kurgu ve gerçekliğini…devamıYÜZ ÇEVİRENLER
Dizide geçen hikayelerin her ne kadar dizi girişinde kurgu olduğu yazsa da büyük bir kısmın gerçek olduğunu yazar yapmış olduğu röportajda kendi söylemişti. Ki böyle bir şeyi yazarın söylemesine de gerek yoktu her açıdan insanın kurgu ve gerçekliğini sorgulayacağı özellikle Kore'de çok güncel bir hikaye
Dizi kesinlikle enfes ve nefes kesiciydi. Ost'larına aşık oldum özenle seçilmiş gibi sahnelerle bütünleşiyordu. Oyunculuklar çok başarılıydı. Böylesi bir dizide gözler ve bakışlarla oynanırdı ki bunu kesinlikle başaran bir ekip vardı özellikle çocuk oyuncular boylarından büyük bir iş başarmıştılar. Korede çocuk oyuncuları izlemek bana büyük keyif veriyor. Dizide mantık hataları oldukça göze batacak kadar barizdi. Bu senaristin gözünden kaçan yada totalde 10 12 olması planlanan fakat daha sonra 16 bölüme uzattıkları için ekleme ve çıkarma sahnelerinden kaynaklı oluşan hatalar diye düşünsemde dizi içinde ürettirdiği teorilerden dolayı boşluklar oluşturuyordu. Bu da ister istemez hikayeyi bir noktada kusurlu gösteriyordu.
Her ne kadar gerilim gizem türünde bir dizi olsa da ben ağır psikolojik bir dizi olarak değerlendirmek istiyorum bu yüzden dizide ki bir çok sahnenin güzelleştirmesini benimsemedim yazara hak verdiğim sahneler kadar haksız bulduğum bir çok nokta vardı.
Dizinin hak ettiği değeri görmediğini çok net söyleyebilirim. Kore'liler diziye adını veren dikkat çekmeye çalıştıkları BLİND (KÖR) rolünü o kadar güzel oynuyor ki bu diziyi de yansıttığı ve dayandığı gerçeklikten ötürü görmezden gelmiş. Gözlerine sokulmak istenen diziyi sırf izleyebilsinler diye paralı olan OCN yerine TVing gibi bir kanala alıyorlar fakat yine de görmezden gelmeye devam ediyorlar. Sırf bu yüzden Yazar'ın "Güçlüler'de Mağdur" olur sözüne asla ama asla katılmıyorum
Evet Güçlüler Mağdur olamaz. Güçlüler ancak yüz çevirir mağdurları birer merdiven basamağı olarak kullanır ve zirvede güç kazanır bu yüzden Güçlüler basamak olarak kullandıkları mağdur insanları ezdikten sonra ayakları takılıp düştü diye mağdur olamaz. Senaristin bunu özellikle vurgulaması dizinin ana teması haline getirmesi beni hayal kırıklığına uğrattı. Dizi ile ilgili en büyük ve sert hatta net eleştirim bu konuydu
Mağdur ve güçlü insanları aynı cümle içerisinde eş değer görmek bu mağdurlara en büyük haksızlık olur. Yeterince haksızlığa uğramamışlar gibi.
Adalet dediğimiz şey günümüzde bir kelimeden ibaret olmamış olsaydı Mağdur olunmazdı İntikam kelimesi de doğmazdı. Adaleti sağlamak yerine KÖR olmayı tercih eden GÜÇLÜ birinin, ok kendisine çevrilince MAĞDUR EDEBİYAT'ı da GERÇEK MAĞDUR'lar için fazlasıyla kalp kırıcı. Çocukluğu hayali geleceği hayatı umutları yarınları kısaca her şeyi ama her şeyi elinden alınan duygusuzlaştırılan küçük bir çocuğun toplumdan soyutlanmasıyla en doğal hakkı haline gelen intikam yemini vahşice, ama o küçük çocuğu yaşayan ölü haline getiren, canavarlaştıran insanlar hedefte olunca mağduriyet olarak değerlendiriliyor öyle mi?? O zaman sorarlar adama çocuklara neden MAĞDUR demediniz de İNTİKAM günü MAĞDUR EDEBİYATI yaptınız??
Çocuklarla ilgili söylemek istediğim o kadar çok şey var da susuyorum
Mouse dizisinde söylediğim bir söz vardı onu bu dizi içinde tekrar etmek istiyorum. Bir çocuğa küçük bir çocuğu hayatı anlamaya çalışan bir çocuğa Katil derseniz o çocuktan insan olmasını beklemeye de hakkınız olmaz. Hiç bir çocuk Katil değil hiç bir çocuk ölümü hak etmiyor. Geleceğimizi yarınlarımızı emanet edeceğimiz çocuklarımıza sırtımızı dönüp KÖR gibi davrandığımız sürece geleceği beklememiz de hayatın en büyük İronisi olur.
İntikam, İntikamı doğurur ve "güçlülerde mağdur olabilir" demişti yazar ilk sözünün altına imza atsamda ikinci tema için de bir o kadar haksız benzetiş olduğunu düşünüyorum. Dizide ki olay örgüsünde bana yaşattığı tezat duygular gibi. Aslında yazar bir noktada haklı iken virgüllerde hep yanlışa düşüyordu. Savunduğu ve yansıtmaya çalıştığı değerler arasında uçurum kadar fark vardı bu yüzden dizi benim için tam olarak KALP KIRICI'ydı. Çünkü geçmiş adına özür dileyen pişmanlık duyan yine mağdurlardı senaristin mağdur gördüğü suçlular yıllar sonra bile değişmemişti.
Dizide kalbime değen o kadar çok sahne/karakter oldu ki neredeyse dizi boyunca ağzımdan dökülen ve papağan gibi tekrarladığım kelime "KALP KIRICI" olmuştu. Haklı olmalarına rağmen haksız olan "NUMARALAR" çok "KALP KIRICI'ydı.
Geleceğini elinden aldığımız çocuklar bugün çocukluklarını yaşamadan yarın bizim geleceğimiz olamazlar