ÇARESİZ BİR VEDA Dizi adı "Sıradan Bir Gün" peki ya gecesi??? işte bütün soru işaretlerinin başladığı yer o gece. Çünkü 8 bölüm boyunca (finale kadar) o gece ne yaşandığını kimse bilmiyordu suçlamaların hedefinde ki kilit isim dahil. Ne kadar yüksek…devamıÇARESİZ BİR VEDA
Dizi adı "Sıradan Bir Gün" peki ya gecesi??? işte bütün soru işaretlerinin başladığı yer o gece. Çünkü 8 bölüm boyunca (finale kadar) o gece ne yaşandığını kimse bilmiyordu suçlamaların hedefinde ki kilit isim dahil.
Ne kadar yüksek gerilimli criminal bir dizi gibi görünsede aslında tam bir psikolojik diziydi. Koyun sürüsü psikolojisi de kelebek etkisi de belki de en ince şekilde kaleme alınmıştı.
Normalde dizilerde katil kim? suçlu kim? diye teori üretiriz ama burada öyle değil tek bir suçlu ve %50 ihtimal var katil mi değil mi?? Çünküsünü sormayın ona ayrı bir destan yazmam lazım :))
Tanımadığı biriyle bir geceliğine behlül olmak isterken bir anda acılar çocuğu küçük emraha dönen :( sır küpü gibi gecede kendi dahil ne yaşandığını kimsenin bilmediği ortada bir ceset ve katil adayının olduğu bir hikaye.
Dizi benim için birazda trajikomediydi bir çok sahnesinde kan gövdeyi götürürken güldüğüm doğrudur yanlış anlamayın psikopat falan değilim sadece kendimi izlerken fazla kaptırdığım için dizideymiş gibi hissettim haliyle kafam uçuyordu (izleyenler anlamıştır 😜) her neyse dediğim gibi dizide bir çok trajik olaylar birazda komik klavye ile ele alınınca ortaya cidden müthiş bir iş çıkmıştı. Oyuncular zaten mükemmel oynadı hatta oynamadılar sanki bizim etrafımızda dönen bir hikayeydi kendinizi asla diziye yabancı hissetmiyorsunuz. Performanslara cidden diyecek sözüm yok her duyguyu yaşadım diyebilirim yeri geldi sinirlendim öfkelendim şaşırdım acaba mı dedim şüpheye düştüm her karakterin gözünden objektif bir şekilde olaylara bakmaya çalıştım ama en çokta ana karaktere empati duymaya çalıştım yani dizide ki bir karaktermişim gibi tepki vermeye başladım hatta bir noktadan sonra ana karakter gibi düşünür oldum :)
Katil mi? değil mi? Dizinin neredeyse son anına kadar bu soru işareti ile başbaşasınız? Ama bunu en başta siz bilmiyorsunuz ve emin olamıyorsunuz. Her soru sorulduğunda katil değilim diye cevap verdikten sonra gelen emin misin sorusuna acaba şüphesiyle o geceyi hatırlamaya çalışırken "bullasaeyo" kelimeleri ağzından döküldüğü için şüphelerden kurtulamıyorsunuz. Oysa ki soru çok başka bir şekilde sorulsaydı başka bir katil adayı olup olmadığı araştırılsaydı kendinizle mücadele vermek yerine sorunun cevabı da bulunabilir miydi acaba??
Ama burada ki asıl sorun şuydu. Kanunlarda da bile kesin delil olmadan hiç bir şüpheli suçlu değildir denmesine rağmen, zaten büyük bir şok yaşamış körpe bir gencin beynine katil olduğu düşüncesi yeleştirildi ama ne "katil değilim" derken ne de karşısında kesin suçlamalarda bulunanlar "katilsin" derken emin olamıyordu. Aslında bu biraz da vicdan işiydi beyin ve vicdan çatışması yada bir insanın çıkış yolu ararken bir bataklığa saplanarak kaçışı olmadığını düşündüğü bir gerçek ama beyin ve vicdan çatıştığı için "bullasaye" kelimesi dökülüyordu katil adayının ağzından. Bu da onu daha şüpheli bir çıkmaza sürüklüyordu.
Peki gerçekler ortaya çıktı mı? Asıl gerçek ne? Katil değilim diyen körpe gence masum bakışlarından dolayı psikopat olduğunu öne süren yaşlı kurt mu doğru söylüyordu yoksa yaşlı kurdumuz 30 yıllık deneyimine rağmen hayattan hiç bir şey öğrenemiş üstelik genç bir delikanlının geleceği ile mi oynuyordu?
Şüphelimiz gerçekten katil olmasına rağmen serbest mi bırakıldı yoksa masum olmasına rağmen bir cezaya mı çarptırıldı? Öyle yada böyle Yargı bu konuda asla önyargısız bir karar veremezdi bu davada sonuç ne olursa olsun hep bir amalar kalacaktı hayat gibi. Peki bu davayı hayata uyarlayacak olsak kaçımız suçlu olduğunu itiraf eder? kaçımız masum birine yargısız infaz ettiği için pişmanlık duyar? Kaç mahkeme salonunda heba olan gençler vardır yada suçlu olduğu halde elini kolunu sallayarak sokakta fink atan caniler? Yargı "Adil" midir? verdiği her kararı doğru mudur? Peki bunları konu alıp milletin aklıyla vicdanıyla oynamadan tarafsız bir şekilde olduğu gibi yazıp çizen tarafsız bir haber akışı var mıdır? Peki biz gözümüzle görmediğimiz halde, birine sırf belki de kin güttüğü için "katil" diye haber yapan bir makaleye inanırsak o yalan gerçek olur mu?
Aslında hayat tam anlamıyla bir sır bu dizide ki gibi.. İçimizde olanı biz bile bilmiyorken başkalarını sorgusuz sualsiz yargılayıp hüküm vermek çok kolay. Peki kaçımız dürüst olup dizide ki bir numaralı şüpheli gibi kendimizi kandırmadan "bullasayo" deriz karşımızda ki kişiye ben yapmadım diyerek kandırmak kolay peki ya vicdan!!!
Diziyi izleyenler!
Dizi boyunca kendime sordum ve size de sorayım baş şüpheli siz olsaydınız son duruşmada ne derdiniz ve ayrıca hükmü veren hakim olsaydınız nasıl bir karar alırdınız?
Kimsenin kartlarını açık oynamadığı bir dünyada hepimiz bir gün sanık kürsüsünde olmaya aday hakimleriz!!
Bu diziye Law School'da kalbimi bıraktığım replikle noktayı koymak istiyorum.
"HUKUK KUSURLU ADALETTİR" ama o kusurlu hukukla sessiz bir çığlık gibi mücadele etmek istemiyorsanız tanımadığınız biriyle "tek gecelik Behlül'cülük oynamayın" ki sonsuza kadar küçük emrah olmak zorunda kalmayın!!!!!