Okumakta aşırı zorlanıyorum. Niyet ettim bitirmeye. 🥹 📌 alıntı •Hayatım, ciddiye alınmasını istediğim bir oyundu. •İnsan ölünce çok daha hafif olur sanmıştım. •Öldükten sonra neyin yararı dokunur ki? •İçinde bir yerde, artık hiç hareket edemiyeceğini hissediyordu. Gene içinde bir yer,…devamıOkumakta aşırı zorlanıyorum. Niyet ettim bitirmeye. 🥹
📌 alıntı
•Hayatım, ciddiye alınmasını istediğim bir oyundu.
•İnsan ölünce çok daha hafif olur sanmıştım.
•Öldükten sonra neyin yararı dokunur ki?
•İçinde bir yerde, artık hiç hareket edemiyeceğini hissediyordu. Gene içinde bir yer, bir duygu, kendini bütünüyle bırakmasına engel oluyordu. Bir kıpırdayabilse tekrar yaşayacaktı.
•Hayat, düşünceleri tutan bir hapishanedir.
•Özellikle, en yakınınız, sizi aptalca bir yarışma duygusuna sürükler.
•Belki hepimiz bir yüz takınıp başka bir oyun oynuyoruz.
•Zaman, hiçbir zaman kazanamaz bana karşı.
•Turgut, rahatsız olduğunu hissetti. Bu hayatın dışında sürekli hiç bir şey yapamayacağını anlar gibi oldu bir an için. Soluk bir gölge gibi geçti bu rahatsızlık.
•Ayak tırnaklarımın ucundan saçlarımın tellerine kadar doluyum artık.
•İnsanlar karışık salataya benzer.
•Dil, yaşayışımızın aynasıdır.
•İnsan kendini beğenmeden yaşayamaz. Kendini beğenirse, diğer insanlar onun hayatını cehenneme çevirmeye çalışırlar. Bunun için, insan hem kendini beğenmeli hem de beğenmemelidir.
•Kötülükten ancak kötülük çıkar. Bayağılık insan ruhunu öldürür. Elbette, çok gelişmiş milletler, kötülükten de bir şeyler çıkarıp, onu az gelişmiş milletlere ihraç etmek yolunu bilmektedirler.
•Hayata dayanamadığımız için espri yapıyoruz. Ehlâk düşkünleri gibi doğru yoldan sapıyoruz. Bütün kurtuluş yollarını kapıyoruz. İşte kapı, işte...
•Aptal gibi hissiz bir maske takarsan yüzüne, o zaman hep genç görünürsün.
•Ölümcül düşüncelerini hafifletirdi bir insanın varlığı belki.
•Kendini çözemeyen kişi, kendi dışında hiç bir sorunu çözemez.
•Kendi sorunlarını çözemeyen bir kişinin kusurlarının acısını başkalarına çektirmeye hakkı yoktur.
•O büyük ve insanın içinde kaybolduğu şehirde onu çok üzmüşlerdi arkadaşları.
•Dünya değişiyor çevrende oğlum Turgut. Ayak uyduramazsan kayboldun demektir.
•Dünyada 'Büyük ve güzel şeyler de var' demişti bir gün. O sırada ben ne yapıyordum? Hiç bir güzelliğin içime girmesine izin vermiyordum.
•Bir dostun varlığı güzel bir şeydir; fakat dosta ihtiyaç duymadan yaşayabilmektir önemli olan.
•Büyümek, yalnız tutunanlara gerekli.
•Sevgisiz bir hayat çöl gelir bize.
•Kelimeler, Yalnızlığı unutturdu ve Yalnızlık, Kelime ile birlikte yaşadı insanın içinde. Kelimeler, Yalnızlığı anlattı ve yalnızlığın içinde eriyip kayboldu. Yalnız Kelimeler acıyı dindirdi ve Kelimeler insanın aklına geldikçe, Yalnızlık büyüdü, dayanılmaz oldu.
•İnsan, hareketlerine engel olabilirdi; fakat düşüncelerini nasıl durdurabilirdi?
•İnsan yapısındaki çelişkiler, onun ne ölüme ne de sonsuzluğa bir türlü dayanamadığını gösteriyor. Sonsuzluk da ölüm kadar ürkütücü gerçektir. Sonsuzluk, yalnız Allahın dayanabileceği bir güçlüktür.
•Tarih bir tahriften ibarettir. Tarih, geçmişten geleceğe uzanan ve bugün gördüğümüz bir rüyadır. Bütün rüyalar gibi tarih de yorumlanabilir; ama görülürken değil.
•Belki, yaşadığını sandığı hayat bir rüyadan ibarettir ve uyandığı zaman o da bütün gerçekleri görecektir; ya da herkes uyumaktadır da onun yaşadıkları gerçektir.
•İnsan, kötü şeylerle ne kadar az karşılaşırsa o kadar iyi olur.