"Bu ne arkadaş? Aboooo ne yazmışsın be bu kadar?" demeyin. Okuyun yahu ne var biraz uzattık sadece. 😏 (Biraz 😆) "...Tembel insan, hak edilmiş bir dinlenmenin zevkini bilemez. Çünkü Paskal’ın dediği gibi ısınmak üşürseniz, dinlenmek yorulursanız güzeldir..." ""Hiçbir sevinç zahmetsiz…devamı"Bu ne arkadaş? Aboooo ne yazmışsın be bu kadar?" demeyin. Okuyun yahu ne var biraz uzattık sadece. 😏 (Biraz 😆)
"...Tembel insan, hak edilmiş bir dinlenmenin zevkini bilemez. Çünkü Paskal’ın dediği gibi ısınmak üşürseniz, dinlenmek yorulursanız güzeldir..."
""Hiçbir sevinç zahmetsiz elde edilmez. Her saadet bir enerjiyi gerektirir..."
"...Orta eğitim programları bütün çocukları adeta zihnen perişan bir adam yapmayı amaçlıyor gibi görünüyor. Okul, zavallı gençleri her şeye temas etmeye ve bütün program maddelerini öğrenmeye mecbur etmekle onların hiçbir şeyin esasına nüfuz edememelerine sebep oluyor. Bugünkü orta eğitim sistemi böyle manasız olursa çocuk düşünmeye nasıl vakit bulabilir?"
"...Kinin en aşikar olaylarda bizi kör yaptığını bilmeyen var mıdır?"
"...Pascal der ki; "insan ne kadar çok fikre sahip olursa o nispette çok ihtiraslara sahip olur." Fakat unutmayalım ki fikirlerimizin istikametini tayin etmek bize aittir..."
"...Gerçekten bugün sahip olmadığımız irade hakimiyetini kazanmamıza zaman hizmet eder. Evvelce de söylediğimiz gibi o bizim kurtarıcımızdır. O, zekayı kurtaran ve ona hayvaniyetten ve ihtirasların tabiiyetinden kendini kurtarmak imkanını veren bir hükümdardır..."
"...Her duygusal hal, her arzu tek başına belirsiz, kör ve nihayetinde aciz ve kuvvetsiz kalır. Korku ve hiddet gibi içgüdüsel hisler hariç çoğu hisler zekânın katılımını, işbirliğine ihtiyaç duyarlar..."
"...Hemen hemen tüm başarısızlıklarımızın tüm mutsuzluklarımızın bir tek nedeni vardır, o da irademizin zayıflığıdır..."
"...Mücadele etmeden mutlu olunmaz, her mutluluk az çok bir çaba ister..."
"...Gayet aşikârdır ki kas kuvvetinin rolü günden güne azalıyor. Çünkü zeka onun yerini makinalarla işgal ediyor. Kuvvetli insanlar düşünen insanların elinde olağan bir alet oluyorlar..."
"...Tembel insanlar hayal edilebilecek en boş hayatı yaşarlar..."
"Zaman,onu iyi kullanana yanlış yapmaz."
(Yahu alıntı yapa yapa bitiremiyor insan..! Hani şair demiş ya: "Seni bir sevsem ikinin hatrı kalır diye" Benimkisi de o hesap desek yeridir.)
Merhaba sevgili dostlar, yine, yeni bir paylaşımla, yeniden, bendeniz bir şeyler söyleyecek. 😌
Jules Payot'un 1894'te ilk baskısının yapıldığı, en iyi eserim dediği, gerçekten de okuduktan sonra kanaatine ister istemez katıldığımız bir eser.
Biz insanlar inanmak isteriz, yazarların, düşünürlerin, karşımıza çıkan saygıdeğer timsallerin sözlerine inanmak isteriz. Hepimiz illaki demişizdir: "Ulan! Hakikaten doğru dedikleri.", "Evet ya! Tam aklımdaki buydu.", "Heeee, ondan demek ki bende de böyle bir şey var." vs. vs. Ama çoğu zaman şöyle durup gerçekten düşünmemişizdir, kapılıp gideriz hep içimizdeki coşkunun, aynı şeyi söylemenin verdiği haz ile. İşte bu kitapta da bunları diyorsunuz. Ama bir iki adım geri çekilip şöyle bir düşünmeye dalınca, farkındalığınızı arttırınca anlıyorsunuz birçok şeyin aslında düşündüğünüz gibi olmadığını, tembelliğinizi, yollarınızın bozukluğunu veya yollarınızdaki sağlam adımları.
"Bu kitap nedir ?" diye başladığımız hasbihale şöyle bir açıklama getirelim. Bir insanı alın, onun öğrencilik hayatından, okullarından, psikolojik gelişiminden, cinsel eğitiminden ve düşüncelerinden, bedensel aktivitelerinden, yeme-içme alışkanlıklarından, oturmasından kalkmasından, arkadaş ilişkilerinden, uyku düzeninden, öğretmenlerinden ve öğreticilerinden, yanlışlarından ve doğrularından, çalışkanlığından ve tembelliğinden, mutsuz ve mutlu olmanın sırlarına vakıf olmasından yana öğretilmesi düşünülmesi gereken ne varsa en azından bonkör bonkör yazıp yüceltmek yerine düşüne düşüne hazmetmeyi seçen bir okur için %50 başlangıç adımlarına rehber olabilecek, başarıyı getirecek, anahtarlarıyla kapıları açmaya izin verecek bir eserden bahsediyoruz. İşte bu kitap budur.
Aha da sıkıldınız. Dur bir nefes al, yaslan arkana aceleye mahal yok. Hadi devam 😉
Kitabı okurken sürekli "Hmmmm, Hmmmm öyle miymiş ?", "Eee, ben bunu yaşadım.", "Ne yanlış ilerlemeler kaydetmişim be!" diyip durdum. Okudukça bilgi haznenizi geliştirecek bir kitap olduğundan şüphem yok. Sanki size adım adım anlatıyor.
Diyor ki: "Gel ilk önce şu konuyu seninle halledelim." Böyle böyle kapılıp gittiğin her bölümde sana kılavuzluğunu bahşediyor.
Günümüz eğitim sisteminden, akademideki bireylerin nice hallerinden, şu an içinde bulunduğumuz dünyada çektiğimiz sıkıntılardan öyle ileri görüşlü bir biçimde yazılmış ki. 👏🏻👏🏻👏🏻
Okudukça biraz mutsuzluk sardı beni. Üniversite öğrenciliğimin ilk yıllarında okusaydım keşke dedim. Kitabı bitirdikten sonra gerçekten en pişman olduğum durum buydu. Geç kalmışlık. Ama ne yaparsın olmamış işte değil mi?
Kitapta yer yer fikir çürütmeler, yer yer kimi şairin, psikoloğun, yazarın, topluma mâl olmuş kişinin alıntılarına yer vermiş Payot.
İçine düştüğünüzde yepyeni kelimeler, bilgiler, kültürel gelişim ve tabiki bireysel gelişim sizi bekliyor.
Mesela diyor ki Payot: Fiziksel güç ile çalışan bir kişinin zihnini kullanmasına- entellektüel bir çalışma yapan kişiye göre- gerek yoktur. Çünkü sadece kas gücü ile o işi yapabilir. Minimum düzeyde zihnini kullanıp motor kabiliyetlerini kullanması yeterlidir. Ancak; entellektüel bir kişinin çalışması ve odaklanması daha fazla efor ister. Çünkü bu kişi hem bedeninin zihnine hükmetmemesini sağlamalı, hem de saatlerce bile olsa oturduğu yerde durup her şeye hakim olması gerekir. Buna zihinsel ve bedensel aktiviteden tutun da aldığı besinin değeri de, açık bir bilinç de, farkındalık olan bir bellek de dahildir. (Anlaşılan aktarılmıştır. 😉)
Yavaştan, "Ohooo, hadi be kardeşim ya!" dediğinizi duyar gibiyim.
Tamam sakin olun, bir kaşık daha, sonra bitti zaten. 🤔
Kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum. Özellikle öğrencilerin, çalışmak için bir türlü doğruları bulamayanların, bir türlü iradesini kontrol edemeyenlerin girdabında bulunanların...
Okuyanlar-okumayanlar buraya toplansın, rica ederim. 😌
Siz ne düşünüyorsunuz anlatın bakalım. 🤔
Sağlıcakla kalın, mutlu olun. Kısa zaman sonra yine buluşuruz gibi gibi. 🙋🏽♂️