James Joyce ______ “Hoş geldin, ey hayat! Milyonuncu keredir yola çıkıyorum yaşantının gerçekliğiyle karşılaşmak ve ruhumun nalbantında ırkımın yaratılmamış̧ vicdanını dövmek için,” diye konuşturur Dedalus’u Joyce. O’Brien da bu yüzden Joyce’tan izler taşıyan Dedalus’un vicdanına eğilir. “İrlandalı, İrlanda’nın dışında bir…devamıJames Joyce ______
“Hoş geldin, ey hayat! Milyonuncu keredir yola çıkıyorum yaşantının gerçekliğiyle karşılaşmak ve ruhumun nalbantında ırkımın yaratılmamış̧ vicdanını dövmek için,” diye konuşturur Dedalus’u Joyce. O’Brien da bu yüzden Joyce’tan izler taşıyan Dedalus’un vicdanına eğilir.
“İrlandalı, İrlanda’nın dışında bir yerde bulunduğunda çoğunlukla saygı görür. Kendi ülkesindeki ekonomik ve entelektüel durumlar bireyselliğin gelişmesine izin vermez. Kendine saygısı olan hiç kimse İrlanda’da kalmaz,” diyen Joyce ne kalabilmiş ne de gidebilmiştir.
Darcy O’Brien, Joyce eleştirilerinin çoğunu teknik bulur. Yani biçimci... Bu yüzden okumalara ve eleştirilere yeni boyut kazandırmak ister. Joyce’ta güldürü ve vicdanın eşit ana mesele olduğunu söyler.
O’Brien, 1939’da Los Angeles’ta doğar. Princeton Üniversitesi ve Cambridge'de okur ve Berkeley California Üniversitesi’nden yüksek lisans ve doktora derecesi alır. 1965-1978 yıllarında Pomona Koleji’nde İngilizce profesörü olarak çalışır. Tulsa Üniversitesi’nde de ders verir.
Aynı zamanda roman yazarı olan Darcy O’Brien, “A Way of Life, Like Any Other” adlı romanıyla 1978’de Ernest Hemingway ilk roman, “Power to Hurt” adlı eseriyle de 1997’de Edgar Allan Poe ödüllerine layık görülür.
Şimdiye değin her şeye evet diyen ve her şeye hayır diyen Joyce’u, rölativist ve skolastik Joyce’u, demokrat, burjuva, aristokrat Joyce’u, Freudcu, Jungcu Joyce’u, İrlanda’nın Dante’si, İrlanda’nın Ben Johnson’ı ve İrlanda’nın Walt Whitman’ı Joyce’u gördük.
Yorumlardaki zıtlıklar öylesine kafa karıştırıcı ki iki binden fazla başlığa sahip olup durmaksızın büyüyen o dev yaratığın, yani Joyce üzerine kaleme alınmış külliyatın içinde gezinmek insanın bile isteye deliliğe koşması demek, der ve O’Brien deliliği seçer.
James Joyce çağımızın büyük ve cesur edebiyat mucidiydi. Bir isyancıydı. Aileden, ulustan ve dinden sürgün edilmişti. Fikirleri tekniği kadar radikal ve asiydi. “Bir satırın et ile münasebeti gibi yaklaşırdı ahlaki meselelere, bu konuda da kararını vermişti.”
Eminim ki Joyce İrlandalı yurtsever bir şair olmasından hareketle, eleştirel okuyucunun gözünden, yaklaşık 5 asırdır süren Katoliklik ve Protestanlık mezhep savaşının Protestan tarafında yer aldığı ;
Büyük Britanya’nın ana mayasını oluşturan İngilizler, İskoçlar ve Galliler’in diğer yani ezilen tarafında ise Katolik İralanda’nın durduğu gerçeği kaçmayacaktır.