şöyle yazıyor: içimizde taşıdığımız bu kaygılar, umutsuz düşlerimiz, açıklanamaz zulüm, yok olma korkumuz, dünyevi koşullarımızın farkına varmış olmamız, selamet umudumuzu daha belirginleştiriyor. umudumuzun ve kuşkumuzun geceki haykırışları, perişanlığımızın ve ürkütücü farkındalığımızın en korkunç kanıtları oluyor.