Yaklaşık bir ay kadar önce izledim. Çok sık dizi film izleyen biri değilim bunu aşmak için de çok popüler olup beğenilen dizi filmler izlemeyi tercih ediyorum. Bu dizi de öyle olduğu için erteleye erteleye anca bu zamanda izleyebildim. Oyuncu olan…devamıYaklaşık bir ay kadar önce izledim. Çok sık dizi film izleyen biri değilim bunu aşmak için de çok popüler olup beğenilen dizi filmler izlemeyi tercih ediyorum. Bu dizi de öyle olduğu için erteleye erteleye anca bu zamanda izleyebildim.
Oyuncu olan Sin Joon Young'un (Kim Woo Bin) beyninde tümör vardır ve doktoru üç aylık ömrü kaldığını söyler. O da kalan zamanını geçmişte yaptığı hataları düzeltmek için harcar. No Eul (Bae Suzy) ise çıkarları ve para için her şeyi yapabilecek gurursuzlukta fakir bir belgesel yapımcısıdır. Karakterlerimizin yolları kesişir ve başlarına gelenleri izleriz. En basit şekilde konusu böyle özetlenebilir sanırım.
Diziyi kesinlikle Kim Woo Bin sırtlamış. Heirs'de izleyip hayran olduğum bir oyuncuydu burda hayranlığım kat ve kat arttı. Gülmesi, ağlaması, acısı, yalnızlığı, hastalığı, aşkı her bir duygu durumu bana o kadar geçti ki tamamen onun için başladığım diziye yine onun için devam ettim ve bitirdim. Çünkü eğer o olmasaydı Suzy'nin oyunculuğuna katlanamazdım. Çok tekdüze ve yetersiz geldi bana her sahnesi. Hiçbir duygusu geçmedi, umarım eylülde yine beraber oldukları filmde aynı performansı sergilemez. Aradan dokuz yıl geçmiş, kendini geliştirebilmiştir.
Ben aşk dizisinden ziyade yalnız, hasta ve mutsuz bir adamın hikâyesini izledim. Dizinin aşk anlayışı da ölmek üzere olan bir adamın son günlerini aşık olduğu kızla güzel yaşamak istemesi değil ona güzel bir hayat bırakmak istemesi. Ama işte kızın oyunculuğu o kadar kötü ki ben onun aşkını hiç hissedemedim. Fakat kızın para için her şeyi yapabilecek gurursuzlukta ve yüzsüzlükte olması bana çok gerçekçi geldi. Eğer bu bir Türk dizisi olsaydı fakir ama gururlu kız olurdu. Bu özelliği iyi olmasının yanı sıra diğer karakterler de griydi. Özellikle Choi Ji Tae'yi (Lim Ju Hwan) hem sevdim hem nefret ettim ama finalde diğer kızı ziyaret ettiğinde söyledikleri bana çok saçma geldi ve inanamadım.
Joon Young'un annesinden de babasından da nefret ettim ama ikisiyle de olan son sahneleri beni çok etkiledi, gözyaşlarımı tutamadım. Bunda dizinin müzikleri de etkili oldu doğrusu. Kore dizilerinde genel olarak güzel müzikler kullanılıyor ama bu dizide İngilizce şarkıların da kullanılması çok hoşuma gitti. Özellikle "A Little Braver" ve "Golden Love" diziyi izlemesem keşfedemeyeğim şarkılardı. Bu şarkıların kullanıldığı sahneler de gerçekten muazzamdı.
Finali en başından belli olmasına rağmen yine de ağlamama engel olamadım ki kolay kolay izlediği şeylerde ağlayan biri değilim. İşte bunun sebebi de Woo Bin'in oyunculuğuydu. K-dramalarda izlediğim en iyi oyunculuklardandı kesinlikle.
Genel manada asla unutamayacağım sahnelerinin olduğu ve o sahnelerini yine ara ara açıp izleyeceğim ama on üzerinden yedi verdiğim bir dizi oldu. Bunun sebebi de Suzy'nin oyunculuğu ve final bölümündeki malum son. Ben daha çarpıcı bir sahne beklerdim. Diğer karakterlerin de özellikle annesinin bu sona tepkisini merak ettim çünkü. Ama tabi ben Türk kafasıyla da düşünüyor olabilirim.
Eğer melankolik biriyseniz ya da o ruh haline yakın zamanlardaysanız çok tavsiye etmem. Ama o ruh haline girmek istiyorsanız da ederim. Başarılı olacaktır. Bir de kış mevsiminde izleyin :)
📍"Yarın görüşürüz."