Spoiler içeriyor
O kadar uzun süredir dizi izlemiyorum ki gerçekten buna ihtiyacım vardı. Bu dönem çok yoğun bir dönem benim için ama artık biraz nefes almalıydım ve tabiki dizi izleyerek yaptım bunu. Üç sezon olması açıkçası başta korkuttu ama bir arkadaş tavsiyesi…devamıO kadar uzun süredir dizi izlemiyorum ki gerçekten buna ihtiyacım vardı. Bu dönem çok yoğun bir dönem benim için ama artık biraz nefes almalıydım ve tabiki dizi izleyerek yaptım bunu. Üç sezon olması açıkçası başta korkuttu ama bir arkadaş tavsiyesi olduğundan başladım gitti.
Üç sezonun da birbirinden farklı konulara ve karakterlere odaklandığını duydum bu yüzden sezon sezon yorum yazacağım. Fakat aynı olan bir şey var. Otelimiz White Lotus. Otel de denmez buraya aslında hayatımda daha iyi bir tatil mekanı görmedim ben yani.
Dizide gerçek bir huzursuzluk var. İliklerinize kadar hissediyorsunuz bunu ve hep diken üstündesiniz bu yüzden. Sadece ilk sezona özel olur sanmıştım ama değilmiş. Dizi direkt bu şekilde. Bu huzursuzluk sanki rüyadaymışsınız gibi. Böyle kabus görmüyorsunuz ama iyi bir şey de görmüyorsunuz. Ama uyandığınızda gerçekten o anları yaşamadığınıza seviniyorsunuz. Tam olarak bunu hissettiriyor dizi bana.
SEZON 1️⃣
İlk bölümde otelde birinin öldüğünü duyuyoruz ve bir hafta geriye gidiyoruz ama kimin öldüğünü bize göstermiyorlar.
*Gerçekten birbirinden garip insanlarla tanışıyoruz sonra. Rachel ve Shane balayı için otelimize gelen yeni evli çiftimiz. Shane aile parası yediğinden şımarık bir çocuk ve gerçekten çok ama çok salak biri. Onun sahnelerinde kafayı yiyorum, en nefret ettiğim karakter kendisi herhalde. Rachel ise en normal insanmış gibi ilk izlenim olarak. İşinde sanırım çok iyi değil ve zengin biriyle evlenmenin sorumluluğunu kaldırmakta baya zorlanıyor gibi ama her durumda salak kocasını affetmesi de çok aptalca geliyor. Zengin kocasının kollarına kendini atması için birkaç gün daha yeterliymiş gibi bir izlenim veriyor insana.
*Sonra bir ailemiz var. Anne Nicole, erkek çocuk Quinn, baba Mark, kız çocuk Olivia ve Olivia'nın arkadaşı Paula. Nicole gerçekten çok vurdumduymaz biri belli ki. Mark kanser olduğundan şüphelendikçe onu hiç takmayarak her şey iyi olacak diyip duruyor. Ciddiye bile almıyor. Sonra aldatıldığını vs öğreniyoruz ve en düzgün karakter Nicole olmaya başlıyor bir anda. Mark ilk kanserim diye deliriyor sonra babası gay çıktı diye deliriyor ve salak saçma şeyler yapıyor. Olivia gerçekten hiçbir şeyi çekemeyen ve aşırı kıskanç biri. Paula ise gerçekten sadece içip sıçıp eğlenelim kafasında bir kız. Quinn ise tam bir teknoloji bağımlısı ama birkaç gün sahilde uyuyunca başka ilgisini çeken şeyler buluyor.
*Bir de Tanya var ki o herkesten daha garip. Zaten konuşması beni delirtiyor. Ses tonuna gıcık oluyorum ve annesinin ölümünü bir türlü kabullenemeyen biri.
*Ayrıca otel müdür Armond zaten manyak belli yani. Eskiden alkolikmiş ve bu misafirlerimiz sayesinde 5 yıl sonra tekrardan alkolik oluyor. Bir de gay ve içtikçe sapıtmaya başlıyor.
Bize bence Rachel ölmüş gibi göstermeye çalıştılar başta ama ben öyle olduğunu düşünmüyorum. Büyük ihtimalle Rachel Shane'i terk etti ve başka biri öldü. Kimin öldüğünü de pek tahmin edemiyorum sezonun yarısında bile. Çünkü tüm karakterler aşırı garip olsa da ortada bir ölümle sonuçlanacak garip bir olay yok daha.
Biliyoruz ki HBO dizileri +18 olayında sınır tanımaz ama dördüncü bölüm sonunda yemin ederim şok oldum ve bu andan sonra artık herkesin birbirini öldürebileceğini düşünmeye başladım diyebilirim. Bu sezonun sonunda şöyle oluyor: Armond kovulacağını anlayınca gerçek anlamda götü başı dağıtıyor ve Shane'den intikam almak amaçlı şeytanın aklına gelmeyecek o şeyi yapıyor. Odasına girip bavuluna sıçıyor. Kusura bakmayın ama başka türlü gerçekten anlatamam çünkü tam olarak böyle oluyor. Sonrasında Shane odada birinin olduğunu görüyor ve bir bıçakla kendini korumaya çalışırken yanlışlıkla Armond'a saplıyor. Adamı öldürüyor. Ama sonrasında baktığımızda neredeyse her şey herkesin istediği gibi gelişiyor. Sanki hiçbir şey olmamış gibi tüm karakterlerimiz evlerine dönüyor. Ne olduğunu bilmiyorum ama Rachel Shane'den ayrılmamaya karar veriyor ve Quinn gerçekten kaçarak kano takımıyla beraber kalıyor. Quinn sevindiğim tek olay filandı. Ayrıca Tanya'nın Belinda'yı gerçekten kullanıp bir kenara atması dizideki en büyük şerefsizlikti. Kızı umutlandırıp umutlandırıp bir erkekten ilgi gördüğü an bıraktı gitti resmen. Çok harika eğlendiğim bir sezondu diyemeyeceğim ama.
✔️5/10 (birinci sezon puanı)
SEZON 2️⃣
Bu sezonda yine otelimiz, yine bir ceset ve yine 1 hafta öncesine dönüç ile başlıyor. Bir ceset görüyoruz ama birden fazla olduğunu söylüyorlar. Tabiki yine kimler olduğunu bilmiyoruz. Bu sefer otelimiz Hawai'da değil de İtalya'da.
Tanıdık 2 isim var. Tanya ve ilk sezon sonlarına doğru tanıştığı adam Greg. Başka da kimseyi tanımıyoruz önceki sezondan. Armond kadar saracağını da düşünmüyorum ben açıkçası otel müdürünün. Ama şöyle ki bu sezonun oyuncu kadrosu resmen olay.Theo James ve Aubrey Plaza benim için yeter de artar zaten.
*Bu sezon torun Albie, baba Dom ve dede olarak bir üçlümüz var. Dom gerçekten çok kötü şeyler yapmış ve karısıyla kızı onunla konuşmuyor. Ne yaptığını başta söylemiyorlar ama bir sahnede babası ona Hades ve Demeter hikayesini anlatıyor. Kızına tecavüz etmek tarzı bir hikaye ve oradaki sessizlik bana böyle bir şey mi yaptı düşüncesi aşıladı. İğrenç bir adam olduğunu tahmin edebiliyorum ama bu kadarı lütfen olmasın yani. Babasının ve dedesinin gerçek iki 'azgın' olmasının yanında Albie çok masum, iyi niyetli bir çocuk. Tam ideal erkek gerçekten. Umarım bu konuda bir hayal kırıklığı yaşamam.
*Sonra 2 çift olarak gelen bir arkadaş grubu var. Harper ve Ethan, Cam ve Daphne. Harper geçrekten Cam ve Daphne'yi hiç sevmiyor, zaten Ethan sayesinde tanışmışlar. Onların çok sahte olduğunu düşünüyor ve gerçekten bir garipler. Ethan'ı sevdim, sessiz sakin biri, her sabah koşusuna gidip geliyor ama biraz Cam'in gölgesinde kalarak üniversiteyi bitirmiş ve ona kendini kanıtlamaya çalışır gibi de bir havası var. Daphne gerçekten çok güzel, saf gözükmeye çalışan salak ama aynı zamanda kurnaz biri. Sonrasında gerçekten Cam'in tam bir şerefsiz olduğunu fark ediyoruz tabi. Harper'a bile yavşamaya çalışıyor.
*İki tane yerli dertlerini anlamadığımız kız var. Bunlar her gece Dom'un odasına gelen fahişe Lucia ve arkadaşı Mia. Mia gerçekten güzel bir şarkıcı, sesi filan baya iyi. Zaten en sonunda otelde şarkı söylemeye ve otelin müdürüyle beraber olmaya başlıyor. Lucia ise ilk Dom ile beraber olurken sonrasında oğlu Albie ile oluyor ve bu da gerçekten iğrençti.
*Tanya ve Greg, yanlarında da Tanya'nın asistanı Portia var. Portia ve Albie güzel bir çift olacak gibi hissediyorum. Ama olmuyorlar hatta yolları baya ayrılıyor.Tanya her zamanki gibi gerçekten aşırı negatif ve gerçekten her an kendini öldürecek gibi. Mıymıy konuşuyor ve beni deli ediyor. Greg ise Tanya'nın parasına doyduktan sonra onu aldatmaya başlamış. Zaten bir bölüm filan anca görüyoruz herhalde onu. Asıl Tanya bölümleri gay birkaç adamla arkadaş olmasıyla başlıyor ve cidden bunlar çok korkutucu adamlar.
*Tabi bir de yine otel müdürümüz var. Bu sefer otel müdürümüz eskisi kadar olaya giremiyor bence. Sert bir kadın ama. Aklı başında gibi gözüküyor. Lezbiyen fakat bunu saklıyor ve yine bir otel müdürü bir çalışana ilgi duyuyor. Bunlar başımızı yaktı hep zaten ama bu sefer otel müdürünün ve Daphne'nin ölmediğini biliyoruz.
Bu sezon oyuncu kadrosu gibi olaylar da daha güzeldi. Daha olay çıkabilecek ve büyütülebilecek şeyler izledik bence. Bu yüzden diğer sezonun aksine burada herkes birbirini öldürebilir gibi bir düşünce oluştu kafamda. O yüzden bence daha yüksek bir puan hak etti. Gerilim kesinlikle ilk sezondan daha iyiydi. Aldatmalar ve iğrenç ilişkiler izledik. Bu bölümün sonunda Tanya ve tanıştığı gay arkadaşları öldü. Tanya hepsi öldürdü ve sonra kendi tekneden düşerek öldü çünkü Greg'in tüm parasına konması için kendini öldürtmeye çalıştığını düşündü. Zaten hiç sevmiyordum ama ölüşü ve korkması biraz üzücüydü.
✔️6/10 (ikinci sezon puanı)
SEZON 3️⃣
Ben açıkçası bu sezonun ne konu ne de oyuncu kadrosu bakımından ikinci sezonla yarışabileceğini düşünmüyorum. Bu sezon da otelimiz Tayland'da. Bu sefer de aynı hikaye ama baya bir silah sesiyle oluyor bu sefer cinayetlerimiz. Parker Posey var dizide ve karakterlerine her zaman bayılırım, bu sefer de bayılacağımı düşünüyorum. Kesin en gıcık kadın karakter onda olacak.
*Bu sezon Belinda ve oğlu Zion'u görüyoruz. İlk sezon Belinda'ya gerçekten çok üzülmüştüm ve burada görmek beni baya sevindirdi. Burada birkaç eğitim alıyor, zengin olmamış yani düşündüğüm gibi ama yine de Greg'i tanıması baya iyi oldu. Ama Greg onu ve Tanya'yı tanımıyormuş gibi yapınca tabiki işkillendi ve araştırmaya başladı. Belinda ilk sezon da çok sevdiğim bir karakterdi bu sezon da öyle oldu gerçekten. Sezon sonunda Greg ile işbirliği yapıp parasını alana kadar...
*Şok oldum ama Lisa oynuyor dizide. LISA? Burada bir otel çalışanı ve adı Mook.
*Fabian bu seferki otel müdürümüz ve bunun yanında Khun Sritala adında bir otel sahibimiz de var. Bu sefer ikisini de olaylarda çok fazla görmüyoruz açıkçası.
*Bir tane de çiftimiz var; Rick ve Chalsea. Rick bir şeylerin peşinde ama ne anlayamadım. Her zaman aşırı mutsuz ve negatif biri. Çok sinir bozucu bir tip ve onun aksine Chalsea tam bir eğlence makinesi. Hiç susmuyor ama tatlı bir kız gibi. Rick bababsını öldüren adamın Khun Sritala'nun eşi olduğunu öğrenmiş ve onun arayışına çıkmış aslında.
POSTUN DEVAMI AŞAĞIDA 👇