An itibariyle bitirdiğim güncel Kore aksiyon, polisiye dizisidir. Dizi Özel Suçları Soruşturma Ekibi (ÖSSE) adı altında eski milli sporcuların oluşturduğu bir polis ekibinin İnsung şehrini kötülüklerden temizlemek için yaşadıklarını konu alıyor. Dizimizin baş karakteri Yoon Dong Ju (Park Bo Gum)…devamıAn itibariyle bitirdiğim güncel Kore aksiyon, polisiye dizisidir.
Dizi Özel Suçları Soruşturma Ekibi (ÖSSE) adı altında eski milli sporcuların oluşturduğu bir polis ekibinin İnsung şehrini kötülüklerden temizlemek için yaşadıklarını konu alıyor.
Dizimizin baş karakteri Yoon Dong Ju (Park Bo Gum) şapşal aşık, yaramaz çocuk, zeki polis, vefalı dost altın madalyalı Asya boks şampiyonu polis memurudur. Karakter hem güldürdü hem ağlattı. Evet, on beşinci bölüm başında bir miktar gözyaşı döktüm. Yıldızı bu sene fazlasıyla parlamış bir oyuncuymuş. Kendisini ilk kez izledim ve oyunculuğuna bayıldım. Komedi, aksiyon, aşk tüm sahnelerin hakkını gerçekten vermiş.
Baş kötümüz Min Ju Yeong ise (Oh Jeong Se) acımasız, zalim, kalpsiz bir adam olarak on altı bölüm boyunca müthiş seyir zevki verdi. Zaten genelde kötü karakterleri nefret ede ede severim. Tabi eğer iyi kurgulanmış ve bu rolün de hakkını veren her anlamda kötülüğünü hissettirebilen yetenekli bir oyuncu tarafından canlandırılıyorsa. Oh Jeong Se de bu yapabilen nadir oyunculardan olarak aklımda yer edindi. Tek ya da karışıklıklı tüm sahnelerde oyunculuk resitali sergiledi resmen. Hayranlıkla izledim.
ÖSSE ile ilgili diğer üyelere de kısaca değinmek gerekirse Ji Han Na (Kim So Hyun) Dong Ju'nun yıllardır aşık olduğu altın madalyalı havalı tüfek şampiyonu polis memurudur. Dizinin on, on iki bölümü kadar hikayeye katkısı olduğunu düşünmüyorum. Çok yavan geldi hikayesi. Babası ile olan durum ortaya çıkınca biraz daha toparladı gibi ama orda da Rus mafyamız Leo ve yine baş kötümüzün çekiciliği vardı bence. Dizinin romantizm kısmını karşılaması gereken karakter ama aksiyon dizisi olunca mı sarmadı ya da oyuncuyla ilgili bir sorun muydu ya da kızı mı diziye yakıştıramadım bilmiyorum. Seyir zevki vermedi bana. "Dong Ju'ya olan soğukluğunun sebebi neydi, niye onu tersledi, sonra nasıl hoşlandı, madem hoşlandı neden bir kere bile bunu ona söylemedi, Kim Jeong Hyun ile neden ayrıldı?" gibi sorular sorduttu bana. Aksiyon dizilerine ucundan romantizm yakıştırırım ama bu ilişki beni çekmedi. Açıkçası kötü kızımız Uyublis (Lee Ho Jung) ile Dong Ju olsun istedim ben. Uyublis de çok havalı bir karakterdi. Hem onunla olsaydı hikaye evrilebilirdi ve finale kadar aynı kötüyle uğraşmak zorunda kalmazlardı bence. Muhtemelen tek sezon olacağı için çok sert gitmek istemediler ve bu kadar aksiyonun içinde romcom tadı versin diye böyle çift yazdılar ama gereksiz geldi bana. Kim Jeong Hyun (Lee Sang Yi) altın madalyalı eskrim şampiyonudur. Hikayesi etkileyiciydi. Dong Ju ile olan sahneleri gülümsetti. Amirimiz Go Man Sik (Heo Sung Tae) ise bronz madalyalı güreş şampiyonudur ve sahnelerinde bana kahkaha attırmayı başarmıştır. Ekibiyle, Dong Ju ile ya da dövüştüğü sahneleri olsun çok eğlenceli bir karakterdi. Son olarak Shin Jae Hong (Tae Won Seok) bronz madalyalı disk atış şampiyonudur. Aile yaşamını görmek güzeldi.
Kötülerimizden de Uyublis çok karizmatik bir kadındı. Oyuncunun dış görünüşü de rolüne çok uygundu. Rus mafyamız Leo da yine çok havalı ve iyi yazılmış bir kötüydü. Bu iki karakterimiz dizinin en etkileyici hikayelerine sahipti bence.
Dizide en sevmediğim şey kesinlikle dövüş sahnelerinin inandırıcılığının hiç olmaması. Şöyle ki her bir karakterimiz tek başına otuz kırk kişilik baltalı, bıçaklı, demir sopalı adamlarla dövüşüp galip geliyor. Ne kadar iyi sporcu olunursa olunsun bunun gerçekliği sıfır. Ya da Dong Ju bir bölümde yine böyle bir kalabalıktan dayak yiyor, yetmiyor ağır sıklet şampiyonu hocasından özelikle kafasına en az on yumruk olacak şekilde ölümcül darbeler alıyor, yetmiyor vücuduna ölümcül doz uyuşturucu enjekte ediliyor, yetmiyor bıçaklanıyor ama üç gün sonra ayağa kalkıyor ve tekrar dövüşüyor. Böyle böyle kaç bölüm var bir de. Adam 'Good Boy' değil Superman. Kaldı ki kendisinin bir hastalık hikayesi vardı ve inanılmaz gereksizdi, hiçbir yere bağlandığını düşünmüyorum. Ya da kötü adamımız, Ji Han Na'yı öldürmek için tüm şartlar uygunken bundan vazgeçip kızı sürüklüyor. Tamam başrole finalden önce bişey olmaz da en azından bu tarz mantık hatalarına girmeyin. Ya da bıçaklı kötü adamımız elinde o bıçağı olmadan bir hiç ve onunla dövüşen polislerimiz ne kadar dövseler de o bıçağı düşürmeyi beceremiyorlar. Zaten en anlamadığım şey bu polislerimiz niye hiç silah kullanmıyor, hiçbirinin silahı yok mu nasıl polis bunlar? Ya da kaçan arabayı yakalamak için hemen arkasındaki aracına binmeyip koşuyor. Ya da otuz kişiyi tek başına dövüp hala orda bekliyor, adamı yakalamak için geldiğini mi unuttun? Ya da final bölümünde Min Ju Yeong'un başına gelenler..."Ya da"ların sonu gelmez o kadar mantık hatası var maalesef. Dövüş sahneleri seyir zevki veriyor diye bu kadar aşırıya kaçmaya hiç gerek yoktu.
Çok daha iyi aksiyon dizileri vardır fakat yine de onda yedilikti benim için. Güncel ve ilgi çekici karakterlerin olması sebebiyle izlenebilir.
📍"Para ve açgözlülük olduğu sürece dünya değişmeyecek."