Bundan daha çok abartılan başka bir dizi var mı diye düşündüğüm dizidir. Kore dizileri deyince akla ilk gelen kült işlerden biriymiş. Ben de adını çok sık duymuştum ve bu diziyi izlemeyen Kore dizisi izleyen tayfadan sayılmıyormuş diye izleyeyim dedim. Büyük…devamıBundan daha çok abartılan başka bir dizi var mı diye düşündüğüm dizidir.
Kore dizileri deyince akla ilk gelen kült işlerden biriymiş. Ben de adını çok sık duymuştum ve bu diziyi izlemeyen Kore dizisi izleyen tayfadan sayılmıyormuş diye izleyeyim dedim. Büyük hayal kırıklığı yaşadım.
Go Ha Jin (IU) boğulmak üzere olan bir çocuğu kurtarmak için nehre atlamış ve tam o sırada bir güneş tutulması gerçekleşerek bin yıl öncesine gitmiştir. Burada da Hae Hee Soo olarak kendini bulmuştur. Gryeo imparatorluğundaki prenslerle olan ilişkilerini ve hayat mücadelesini izleriz.
Fantastik olan hiçbir şeye ilgim yoktur ve bunu yenmek için bu kadar beğenilen bir işi izlemek istedim. Daha kötü bir başlangıç yapılabilir miydi diye düşünüyorum. Hayatımda ilk defa KPSS videoları dışında izlediğim bir şeyi çarpı iki hızda izledim. Ömrümde bir diziyi filmi böyle izlemişliğim yok. Allah'tan bir saatti bölümler.
Diziyi izlemeden önce hep duyduğum şeyler "travma etkisi yaratacak, her bölüm gözyaşlarına boğulacaksın, sonu çok kalbini kıracak, bittiğinde boşluğa düşeceksin" gibi laflardı. Tam olarak nerede ağlamam gerekiyordu acaba? Ya da nerede gülmeliydim, şok olmalıydım? Benim için son derece tahmin edilebilir bir şekilde ilerledi ve sonu hiçbir şekilde sürpriz olmadı. Hometown Cha Cha Cha gibi romantik komedinin alası olan bir işte bile kendime ağlayacak bir şey bulmuştum. Yani düşünün o kadar ağlak bir dönemimdeyim. Ama bu dizide ağlamayı bırak hiçbir tepki vermedim. Bu dizinin böyle biteceği bence zaten başından belliydi. Yani kız ilk bölüm geçmişe gidiyorsa son bölümde ne olabilir? Bunun neresi beklenmedik? Bu sonda bu kadar şok olacak ne vardı hiç anlamadım. Tamamen bitsin diye izlediğim bir dizi oldu. Yirmi bölümü dört günde bitirdim ama bıraksaydım iki senede bitmezdi. O kadar akmadı bölümler. Benim çoğunluğun beğendiği bir şeyi beğenmemem gerçekten çok zordur. Fakat bu diziyi gerçekten hiç beğenmedim.
Esas kızımız için söyleyeceğim ilk şey her halta burnunu sokan, kime yandığı belli olmayan, ilgi budalası aptal bir kız olarak kurgulandığıdır. Zaten kızımız bu dünyaya geldiği ilk an tuhaflık olduğunun farkında. Kendini başka bir bedende buluyor. Ama o kadar hızlı bir şekilde bu duruma adapte oluyor ki inanamadım. Dizide Wang So (Lee Joon Gi) ile Wang Wook (Kang Ha Neul) arasında aşk üçgeni gibi bir durum söz konusu diyecek olsam onu da diyemiyorum. Çünkü dört prensimiz bu kıza aşık. Diğer prenslerle de bir şekilde bir bağlantı kuruyor düşmanca ya da dostça. Her prensin yolu bir şekilde bu kızla kesişiyor. Bu da çok zoraki geldi bana. Hiç ısınamadım karaktere de hikayesine de.
Esas erkek Wang So ile olan aşkı da hiç geçmedi bana. Adam ilk bölümden kızın boğazını sıkıyor, kızı sürekli çekip çekiştiriyor, ölüm tehditleri savuruyor, "benimsin, bana aitsin" gibi abuk subuk laflar ediyor ve bu sahnelerde romantik müzik çalıyor. Ne yaşıyorsunuz siz ya? Ama yok bizim bu adama acımamız lazım. Çünkü o yaralı, annesi tarafından sevilmemiş, ailesinden uzakta büyümüş, korkulan, dışlanan biri. Cidden en katlanamadığım işler. Neyse sonra bu kıza aşık olma mevzusuna geleyim. Kız adamın yüzündeki yarayı kapatıyor makyaj yaparak. Adam hemen o sıra "artık eminim benim olacaksın." diyor tekrar. Kıza karşı olan tavırları da değişiyor haliyle. Ama nasıl değişiyor? Kıza ölüm tehditleri savurmuyor da kızın izni olmadan, istemediğini ve hatta başkasını sevdiğini bilmesine rağmen kızı öpmelere başlıyor. Bir anda aşık oluyor yani. Kanka kıza aşık olmak için yaranı kapatacak makyaj yapması mı gerekiyordu? Bunca zaman madem bu kadar rahatsızsın bu yaradan, senin hiç aklına gelmedi mi makyajla kapatmak? Zaten bu yara mevzusu en saçma konuydu. Hadi adam aşık oldu bu bahaneyle de kız nasıl aşık oldu, yani tam olarak ne oldu da bu kız bu adama gösterildiği gibi aşık oldu asla anlamadım.
Wang Wook ise harcanan karakter olmuştur. Hikayesi So'dan çok daha ilgi çekiciydi. Adamı dünyanın en kötü insanı gibi göstermeye çalışmışlar ama adam yaptığı kötülüklerin farkında ve her zaman bunun vicdan azabını çekti. Kıza karşı bir şeyler hissetmeye başladığını anladığı ilk anda bile hüngür foşur ağladı. Fakat bunların hiçbiri olmamış gibi hain damgası yemesi can sıkıcıydı. Kız nasıl olsa başrolle olacak diye bu adamı iyi analiz edememişler gibi geldi.
Her karakterin vasatlığı ve mantıksızlığı için yazsam çok şey yazabilirim fakat hiç gerek yok.
Kang Ha Neul, Heirs izlediğim yıllardan beri bir miktar yükseldiğim bir beydir. Onun ve müziklerin hatrına bir puan verdim. Yüksek ihtimal yaşı küçük kitlenin izlediği ilk dizilerden biri olduğu için yeri bu kadar ayrı olan bir dizi diye düşünüyorum.
İzlemeyen varsa hiçbir şey kaybetmez. Son derece keyifsiz bir yirmi saatti.
📍Hiç buluşmamış olsaydım onunla böyle hasret çekmeyecektim. Hiç bilmeseydim onu bu kadar çok düşünmeyecektim. Birlikte olmamış olsaydık böyle yok olmayacaktım. Bu kadar kıymet vermemiş olsaydım böyle çok hatırlamayacaktım onu. Sevmemiş olsaydım birbirimizi terk etmeyecektik. Hiç karşılaşmamış olsaydık birlikte olmayacaktık. Keşke seninle hiç karşılaşmamış olsaydım. Tek arzum günün birinde sevebilmek seni.