Bu dillere destan serinin ilk kitabı sonunda bitti ve beni o kadar yordu ki asla kendimi tam olarak ifade edemeyeceğim. Okuduğum fakültenin kargaşası içinde en sevdiğim türe yönelmek iyi gelir diye düşünerek başladığım ve gerek punto boyutuyla gerek de o…devamıBu dillere destan serinin ilk kitabı sonunda bitti ve beni o kadar yordu ki asla kendimi tam olarak ifade edemeyeceğim.
Okuduğum fakültenin kargaşası içinde en sevdiğim türe yönelmek iyi gelir diye düşünerek başladığım ve gerek punto boyutuyla gerek de o uzuuuuunnn betimlemeleriyle Shire'dan başlayıp adını asla hatırlamadığım bir ormanda yarım kalıp kitabın sonuna gelen o yolculuk tam bir yıl aldı.
Bunun sebebi ise başta anlamasam da sonradan fark ettiğim o betimlemelerdi. Ancak hepsinden önce genel kitabın konusunu anlatmak istiyorum.
Kitap Gandalf'ın da davetli olduğu Bilbao'nun partisinde açılış yapıyor. Bilbo yüzük de dahil her şeyi Frodo'ya bırakıyor ve bir yolculuğa çıkıyor, başka bir yolculuk. Gandalf da Frodo'ya ''Yüzüğü gel yok edelim, kötü güçler uyanışta.'' diyor ve yolculuk başlıyor. Kitap bu yolculuğun ilk kısmını, Yüzük kardeşliğinin bir araya gelmesi ve dağılmasını, biraz gelecek planları biraz da geçmişi, antik zamanların hikayelerini barındırıyor.
Diyaloglar ve o aralara bezenmiş şiirler, şarkılarla hikayeler çok keyifliyfliydi. Yolculuk sırasında olan olaylar da... Ancak o kadar uzun ve detaylı betimlenmiş ki her şey... O yolculukta yerdeki taştan gökteki kuşa betimleme beni sıktı ve uzaklaştırdı kitaptan. Bir elf köyüne girişleri var aklım başımdan gitti yok ağaçlar şöyle burası böyle, iki ağaç biri bu renk biri şu renk şöyle böyle olmuşlar... Asla akıcı bir okuma sağlayamadım. Bunun tek sebebi betimlemeler değil tabiki dediğim gibi fakültem fazla yorucuydu, ben zaten yavaş okurum bir tık, puntolar da küçük... Okuyorum okuyorum hep betimleme bakıyorum 2 3 sayfa okumuşum daha, iyice morelim bozuluyor. Bir şekilde bitti mi bitti ama. Ben razıyım... Bir bağlılık da oluşmadı değil bir senedir yanımda gezdi kitap.
Tabii betimlemeler için çok kızamıyorum da çünkü bu betimlemeler olmasa kitap da olamazdı, anlatamazdı başka türlü. Fantastik edebiyatın ilk örnekleri olduğundan öyle herkes bilmiyor elf ne, ork ne... Elf köyü diyince insanların gözünde bir şey canlanmıyor tabiki. Bu da aslında Tolkien'in büyüklüğünü gösteriyor. Kendi evrenini kurmak, sıfırdan mitoloji ve dil geliştirmek, yeni ırklar yazmak... Adam ne yapsın halk görmemiş.
Eleştirilebilecek bir yer de, bu benim tamamen kendi şahsi takıntım, ana karakterler genel anlamda çok beyazlar. İyi ve kötü arasındaki sınır çok net çizilmiş. Tabiki bir iki istisna olsa da bu istisnalar da çizgiye yaklaşan değil direkt o tarafa bu tarafa geçen karakterler olmuş. Ben daha gri karakterler seviyorum.
Kısacası kitabın beni zorlaması bir çile olsa da başarısız buldum diyemem asla. Fantastik edebiyatın tarihi açısından da takipçisi iseniz mutlaka ve mecburen bu seriyi okumalısınız. Önermek bana düşmez.
Benim gibi bir problem yaşayan da varsa tavsiyem sesli kitap. Çok iyi geldi. Bu betimlemeler başkası tarafından okunurken daha anlamlı ve değerli oldu. E keyifli de oldu tabii.
Şunu da belirtmek isterim ki sadece ben burada deneyimlerimi arşivliyorum ve bunları birileri okuyacakmış gibi yazmak daha kolay geliyor. "E, madem yazdım bir yerlerde de paylaşayım belki okuyan olur." diyorum. Yazma sebebim bu benim.
Buraya kadar okuduysanız çok teşekkür ediyorum vaktinizi aldıysam özür diliyorum. Herkese iyi okumalar ve iyi günler diliyorum.