Sonunda Lee Sang Yi'nin değerinin bilinmeye başladığını düşünmeme sebep olan dizidir. Kim Geon Woo (Woo Do Hwan) ve Hong Woo Jin (Lee Sang Yi) başarılı iki boksördür. Ringde karşılaştıkları bir maçtan sonra aralarında kuvvetli bir dostluk gelişir. Bu dostluk Geon…devamıSonunda Lee Sang Yi'nin değerinin bilinmeye başladığını düşünmeme sebep olan dizidir.
Kim Geon Woo (Woo Do Hwan) ve Hong Woo Jin (Lee Sang Yi) başarılı iki boksördür. Ringde karşılaştıkları bir maçtan sonra aralarında kuvvetli bir dostluk gelişir. Bu dostluk Geon Woo'nun annesinin başına gelen bir olaydan sonra ikilimizin çetelerle karşı karşıya kalmasıyla daha da pekişir.
Dizi korona döneminde geçtiği için o dönemde insanların yaşadığı maddi sıkıntılardan kaynaklı geçim derdi ve çetelerin bunu fırsat bilmesi sonucunda gelişen olaylar zincirine dayanıyor. Bu da diziyi gerçekçi kılmış.
Sekiz bölüm olması ve her bölümün elli altmış dakika arasında değişmesi de hikayeyi en dinamik kılan etkenlerden biri bence. Her bölüm sonu çok heyecanlı ve diğer bölümü açtıracak kadar merak ettirici şekilde bitirilmişti. İşkence, kan, şiddet, dövüş sahneleri çok fazla. Ama beni hiç sıkmadı ve Good Boy'un tam tersi çok daha gerçekçi geldi. Güney Kore'de silah sahibi olmak çok ciddi yasalara ve kurallara dayanıyormuş. Bunu öğrendikten sonra karakterlerin neden silah kullanmadığını daha iyi anlıyoruz.
Bu kadar kan ve şiddetin içinde dozunda bir komedi de vardı. Koreliler komediyi her ne türde olursa olsun o diziye yedirmeyi iyi biliyorlar. Belki bir tık mantıksız bulduğum şey bu ikilinin dostluğunun nasıl bu kadar güçlü olduğudur. Yani bir anda oldu gibi geldi. Geon Woo da saftirik halleriyle ve pamuk kalpliliği ile bazen sinir bozsa da yine de verdiği enerji ve seyir zevkiyle bunu tolere ettirdi. Lee Sang Yi'nin izlediğim dördüncü dizisi ve artık eminim bu adam favori oyuncularımdan. Hep ikinci başrol hep tercih edilmeyen ikinci çocuk ama inanıyorum ki bir gün tam anlamıyla başrolde onu izleyeceğim. Gerçekte de canlandırdığı karakterler gibi iyi, komik, neşeli, saygılı ve dostane bir kişiliği olduğunu düşündürtüyor bana. Seviliyorsun güzel gülüşlü adam.
Spoiler vermeden şunları söyleyeyim. Bu diziyi izleyen herkesin bir altıncı bölüm travması vardır. En güzel ve en acıtan bölümdü. Hem güldüm hem duygulandım hem ciddi anlamda içim acıdığı için bakamadığım sahneler oldu.
Ve Kim Sae Ron... Kendisinin adını bu seneye kadar hiç duymamıştım. Keşke bu şekilde de duymasaydım. Şubat ayında intihar ettiğini duyduğumda aynı yaşta olduğumuz için çok etkilenmiştim. Kendisi bu dizinin çekimi sırasında kaza olayına karıştıktan sonra maalesef dizinin akışı da kızın kariyeri de ciddi anlamda etkilenmiş. Bu dizideki rolü çok etkileyici ve havalıydı. İkilimizle olan sahneleri de öyle. Oyunculuğunu da çok beğendim. Keşke daha fazla işte kendisini görebilme şansımız olsaydı. Yetenekli olduğu belliymiş. Bir kez daha Kore'den nefret etmeme sebep olmuştur. Yani zaten sekiz bölümlük bir dizinin son iki bölümünü öyle bir sebepten dolayı bu şekilde değiştirmek sinir bozucu olmuş. Gerçi dizinin son iki bölümünü değiştirdi demek de çok doğru olmaz. Karakteri değiştirmeleri diyelim. Her neyse bu konu üzerinde çok durmayalım. İyi uykular güzel kız.
Dizikoliklerin ve aksiyon severlerin bir günde bitirebileceği kadar saran, tadında bırakılmış keyifli bir işti.
'Bromance' kurgusu üzerine olması çok hoşuma gitti. Güzel bir dostluk ve dayanışma izledim. Bunun gibi diziler için öneriye açığım.
📍"Galiba tazı oldum."