2025'te kafamı nereye çevirsem gördüğüm, çok popüler olduğu için izlemekten kaçındığım, beğeneceğimi düşündüğüm ama okuduğum yorumlardaki kadar abartılı güzel yorumlarda bulunmam dediğim fakat bu yorumlara sonuna kadar katıldığım, gerçekten tüm bu güzel yorumları ve aldığı tüm ödülleri sonuna kadar hak…devamı2025'te kafamı nereye çevirsem gördüğüm, çok popüler olduğu için izlemekten kaçındığım, beğeneceğimi düşündüğüm ama okuduğum yorumlardaki kadar abartılı güzel yorumlarda bulunmam dediğim fakat bu yorumlara sonuna kadar katıldığım, gerçekten tüm bu güzel yorumları ve aldığı tüm ödülleri sonuna kadar hak ettiğini düşündüğüm dizidir.
Jeju adasında yaşayan Oh Ae Sun (IU) ve Yang Gwan Sik'in (Park Bo Gum) koca bir hayatı nasıl yaşadıklarını izliyoruz.
Dizinin konusu ve ana teması kesinlikle aşk değil. Hayatın birebir kendisi. Her bölümünde çok anlamlı replikler barındıran, düşünmeye, hissetmeye sevk eden çok derin ve anlamlı bir diziydi. Diziyi izlerken 'ya bi dizinin her sahnesi mi bu kadar anlamlı olur çıldırmalık' dediğimi biliyorum. Bakın sadece bölümlerden bahsetmiyorum bölümlerin her sahnesi.
Bir kadın için eş seçiminin ne kadar önemli olduğunu, birbirini çok seven ve her daim destek olan anne ve babanın yetiştirdiği çocukların sahip olduğu bilinç, bu çocukların hayatlarında aldığı kararlar, bu şahitliğin kararlarına olan etkisi, bir anne ve babanın hayatta yaşayabileceği en büyük acı, yapılan iyiliğin dönüp dolaşıp hayatta bir gün size ne şekilde dönebileceği, kayıplar, hayaller, ilk aşk, evlat ayrımı, komşuluk, vefa, anne baba desteği aklınıza gelebilecek her şey bu dizide var.
Dizinin yavaş bir temposu olduğu doğru fakat ben zamanın nasıl geçtiğini hiç anlamadım. Hiç kaç dakika kaldı diye bakmadım. Normalde zaman atlamalarından sürekli ileriye ve geriye dönüşlerin olmasından nefret ederim ama bu dizide bunlardan da hiç rahatsız olmadım.
Yang Gwan Sik'in gerçek bir karakter olmasını çok isterdim. Bu karakterin her sahnesi için konuşabilirim. Ama en çok Geum Myeong'un düğün sahnesinde 'yapamayacaksan koş gel, baban hep burada' sahnesi beni öldürdü. Babanın kız çocuğuna olan sevgisi hem kızdırdı hem gülümsetti hem ağlattı. Evet kızdım çünkü ben Geum Myeong'tan nefret ettim açıkçası. Yani anne babasına olan tavrından nefret ettim. Ne koşullarda yaşadıklarını, onu ve kardeşini büyüttüklerini bilmesine rağmen anne ve babasına olan tavrına inanılmaz sinirlendim. Kendisi de bunun farkındaydı gerçi. Çünkü hikaye bize onun tarafından aktarılıyor.
Geum Myeong'un kendi hikayesine gelecek olursam da yine çok iyi işlenmişti. Evet ben evlendiği kişiyle olan ilişkisini çok daha fazla sevdim ve destekledim. Hem onun hem de Ae Sun ve Gwan Sik'in aşkları bana aşkın durağan, sakin, huzurlu, evinde hissetmek gibi bir duygu olduğunu düşündürdü. Zaten hayat çok yorucu, bunaltıcı, yıpratıcı. Zaten hayatın içerisindeyken yeterince nefesimiz kesiliyor. O yüzden aşk nefes kesen değil de nefes aldıran bir duygu olmalı dedim. Sanırım yaş ilerledikçe böyle düşünmeye başlıyorum. Sanki dizide de bu vurgulanmıştı. Ben bir 'enemies to lovers' kadını olarak bana düşündürttüğü için diziyi ayrıca çok sevdim.
Tek eleştiri olarak şunu söylemek istiyorum: Neden Oh Ae Sun'un kızını da IU canlandırıyor? Bu hiç hoşuma gitmedi. Bo Gum sözde başrol olmuş. On altı bölümlük dizinin yarısında yok zaten. Ama yine de puan kırmadım.
Bu diziyi özellikle her kadının izlemesi gerektiğini okumuştum. Evet bu yoruma da katılıyorum. Gençlikte, orta ve ileri yaşlarda en az üç kez izlemelisiniz. Ve tabi erkekler de. Her yaşta izlendiği zaman farklı anlamlar ve farklı duygularla izlenecektir. Anneler ve anne adayları ise her bölüm gözü yaşlı bir şekilde izler. Ben ikisi de olmadığım halde özellikle Dong Myeong'un adının geçtiği her sahnede hüngür foşur ağladım. Beni asıl orada yakaladılar zaten.
Dizinin senaristine de birkaç lafım var. Ne yaşamış, ne görmüş, ne yemiş içmiş, nasıl bir kafası var ki böyle güzel replikler yazmış, böyle hayran kalınası bir hikaye kurgulamış? Onunla beraber yönetmenin de ellerine sağlık. O sahnelerdeki geçişler, çekim açıları nedir? El birliğiyle bir başyapıt ortaya çıkarmışlar. Yürekten tebrik ediyorum. Sonsuz teşekkürler.
Ertelemeyiniz, izleyiniz.
Dizinin özeti olan replik:
📍"Canımın içi, sana sonsuza dek minnettarım."