Kim Woo Bin için izlediğim dizidir. Sihirli lambadaki cin (Kim Woo Bin) bin yıl sonra psikopat Ki Ka Young (Suzy) sayesinde özgür kalır. Üç dileğini gerçekleştireceği bu kadınla aralarındaki ilişkiyi izleriz. Fantastik olan hiçbir şeye ilgim yoktur, cidden hiç sevmem.…devamıKim Woo Bin için izlediğim dizidir.
Sihirli lambadaki cin (Kim Woo Bin) bin yıl sonra psikopat Ki Ka Young (Suzy) sayesinde özgür kalır. Üç dileğini gerçekleştireceği bu kadınla aralarındaki ilişkiyi izleriz.
Fantastik olan hiçbir şeye ilgim yoktur, cidden hiç sevmem. Bu diziyi de Woo Bin olmasa asla izlemezdim. Dizi fantastiğin dibi. Cinler, şeytanlar, melekler, ölümsüzler, konuşan hayvanlar, sadece doğruyu yazan kalemler, ölüp tekrar dirilmeler, reenkarnasyonlar, uçan halılar vs. aklınıza gelebilecek her şey var. Bu anlamda tamamen gerçek dünyadan kopup beynimizi bir kenara bırakarak izlememiz gereken bir dizi.
İzlemeden önce dizinin İslâmî değerlerle alay ettiğini ve bu sebeple Müslümanlar tarafından boykot edildiğini okumuştum. Açıkçası buna pek katılmıyorum. En nihayetinde ateist bir ülkenin ateist toplumu tarafından yapılmış bir iş. Adamlar ordan burdan duyduklarıyla bir hikaye ortaya çıkarmışlar. Ben bunu eleştirebilirim. Madem cin dediğiniz varlık aslında Şeytan ve siz onun üzerinden bir hikaye yazıyorsunuz keşke daha doğru düzgün araştırma yapıp öyle çekseydiniz. Zira üç yıl önceden reklamını yapmaya başladınız. Bunun altını doldurmanız gerekirdi. Bu konuda eksik kaldılar bence. Beklentiyi karşılamadığını düşünüyorum. Dizideki sürekli ileriye geriye dönüşler de beni çok rahatsız etti, yani kopukluk vardı hikayede.
Dizide cin aslında İslamiyet'te bize anlatılan, insana secde etmediği için cennetten kovulan, Allah'a karşı gelmiş, insanları cehenneme sürüklemeye çalışan en dehşet verici varlık olarak bildiğimiz Şeytan. Bunların hepsi dizide aynen bu şekilde anlatılıyor. Hatta şeytan ve İblis ifadeleri bizzat kullanılıyor. Bunları izledikten sonra da şeytanın aşık olup aşka boyun eğmesini izleyince ve karakteri de bir miktar komik olunca şeytanı sempatize etmeye çalışıldığı söylenmiş ama sonuç olarak cin farklı şeytan farklı. Bunu bilince de ben o şekilde düşünmeden izledim. Dediğim gibi adamların hakkında yüzde yüz doğru bilgiye sahip oldukları bir konu değil sonuçta. Keza Azrail'i de canlandırmışlar falan. O çok kötüydü gerçi, hiç değinmeyeyim.
Oyunculuklar ise, Woo Bin bebeğim her zaman olduğu gibi şahaneydin. Özellikle öfke ve ağlama sahnelerinde. Suzy ise sadece UF'da izleyip gram beğenmediğim bir oyuncu. Burada da ruhsuz, duygusuz bir psikopatı canlandırdığı için ve kendisi de zaten duygu veremeyen bir oyuncu olduğu için iyi oynamış, beğendim.
Dizide en sevdiğim şey ise insanın açgözlülüğünü her daim vurgulaması oldu. Bunu on birinci bölümde de çok iyi işlemişlerdi. En en en bayıldığım ve sıkılmadan izlediğim bölüm on birdir. Altın yağmuru hikayesine bayıldım. Keşke o şekilde başlayıp devam etseydi dedim hatta.
Final ise bu kadar fantastik bir hikayeden beklenen en fantastik şekilde oldu sanırım. Bu çiftin UF'daki sonu gibi olmasın istenmiş herhalde ama sanki öyle olsa daha iyi olurdu gibi geldi.
Genel olarak çok beğenmesem de onuncu bölümden sonra biraz daha saran (dizi on üç bölüm) onda beşlik bir dizi oldu benim için. Kafanızı tamamen boşaltmak istediğiniz ve gerçeklikten kopmak istediğinizde izleyebilirsiniz.
📍"Ölüm insanlara verilmiş bir nimettir. Çünkü yaşamlarını değerli kılar."