Başıma bir şey gelmeyecekse Squid Game'den daha iyi olduğunu düşündüğüm dizidir. Yüklü miktarda borçları bulunan sekiz kişinin sekiz katlı bir şov alanında zamanla yarışarak para kazanma mücadelesini izleriz. Adını dahi duymadığım bir diziydi. Şiddet içerikli şeyler izliyorum diye ordan devam…devamıBaşıma bir şey gelmeyecekse Squid Game'den daha iyi olduğunu düşündüğüm dizidir.
Yüklü miktarda borçları bulunan sekiz kişinin sekiz katlı bir şov alanında zamanla yarışarak para kazanma mücadelesini izleriz.
Adını dahi duymadığım bir diziydi. Şiddet içerikli şeyler izliyorum diye ordan devam edeyim dedim ve sekiz bölüm olup her bölümün de kırk dakika olması sebebiyle izlemeye başladım. Nasıl popüler olmamış şaşırdım açıkçası. Ben ilk bölümden itibaren çok keyif alarak izledim. Çok ilgi çekici bir kurgusu vardı ve bu kurguyu da çok ilgi çekici şekilde işlemişlerdi.
Sekiz kattaki her bir kişi toplumdan kesimleri temsil ediyor. Hayatı boyunca işçi olarak hep ezilerek yaşamış, hayalleri olup ulaşamamış, çok lüks yaşayıp bağımlılıklar yüzünden dibe vurmuş, mesleği olmasına rağmen değer görmemiş, iflas etmiş gibi gibi sekiz farklı kişi var. En nihayetinde de bu kişiler ortak bir alanda yaşamak zorundalar. Yaşama amaçları da aynı: para kazanmak.
Sosyal, toplumsal eleştiri, zengin olup gücü her zaman elinde bulunduran kesimin toplumun her tabakasını yönettiği, gücün her zaman ondan yana olduğu, olanın her zaman en diptekine olduğu ince ince işlenmişti. Kişilerin yaşayacakları kata şans eseri karar vermesi de hayatta bazılarının gerçekten şans eseri bir yere geldiklerini vurgulamak için iyi bir düşünceydi.
Şiddet ve işkence sahneleri ise rahatsız edici bulunabilir. Ben bazı sahnelerde gerçekten çok rahatsız oldum ve huzursuz hissettim açıkçası. Zaten yapmak istediklerinde buydu bence. Seyirci de bu duyguları uyandırmak. Bunu da başarmışlardı. Hassas olan izleyiciler için iyi bir seçenek olmayabilir.
Her karakterin hikayesine değinilmesi hepsine eşit süre verilmesi çok hoşuma gitti. Kat 3 tarafından hikaye anlatılmış olsa bile başrol o diyemiyorsun. Hepsi müthiş seyir zevki verdi bence.
Kat 1 en gerçek, kat 2 her anlamda tüm izleyicilerin favorisi olabilecek, kat 3 en tipik insan, kat 4 amaçları için her türlü kesime her türlü yalakalığı yapabilecek, kat 5 sözde saygın mesleği olmasına rağmen asla değer görmemiş, kat 6 dümdüz kötü, kat 7 zekasıyla yol gösterici, kat 8 gücü her zaman elinde bulundurduğu için istediği her şeyi yapabilecek, mevcut sisteme değil mevcut sistemin ona uyum sağlaması gerektiğini düşünen karakterdi. Her biri rollerinin hakkını sonuna kadar vermişti. Kat 8'in oyunculuğuna bayıldım. Çok zevk aldım izlerken. En nefret ettiğim kesinlikle kat 6 oldu. Şiddet uyguladığı sahneleri çok rahatsız olarak izledim. Kat 1'e şok geçirdim. Üzerine en çok konuşulacak karakter olabilir.
Mantık hatalarına gelecek olursam bence öyle çok göze batan hatalar yoktu. Zaten izlediği şeyleri pür dikkat izleyen biri de değilim, takılmam. Bana hissettirdiklerine bakarım. Bu dizinin de son derece saran, merak ettiren, ilgi çekici bir konusu ve işleyişi olan, rahatsız ve huzursuz eden bir dizi olması gerekiyordu bunu da başardı. Sadece finalde kat 1'in şovu 'yok artık bu ne be?' dedirtti. Kat 7'de en zeki karakter olduğunu finalde bir kez daha gösterdi.
Favori bölümüm yedinci bölümdür bu arada.
Her karakter üzerine konuşmak isteyebilecek kadar keyifle izlediğim bir işti. Şans verin derim.
📍"İyi bir hayat için çok çalışsak da bir şey değişir miydi? Lanet olası dünya."