Ömer Hayyam'ın şaraptan, sevgiliden ve tanrıya isyanından aşina olduğumuz dörtlükleri, çeviri halleriyle dahi öyle hoşlar ki, insana farsça öğrenme isteği uyandırıyorlar. "Her sabah yeni bir gün doğarken, Bir gün de eksilir ömürden; Her şafak bir hırsız gibidir Elinde bir fenerle…devamıÖmer Hayyam'ın şaraptan, sevgiliden ve tanrıya isyanından aşina olduğumuz dörtlükleri, çeviri halleriyle dahi öyle hoşlar ki, insana farsça öğrenme isteği uyandırıyorlar.
"Her sabah yeni bir gün doğarken,
Bir gün de eksilir ömürden;
Her şafak bir hırsız gibidir
Elinde bir fenerle gelen."
"Var mı dünyada günah işlemeyen, söyle;
Yaşanır mı hiç günah işlemeden, söyle;
Bana kötü deyip kötülük edeceksen,
Yüce Tanrı, ne farkın kalır benden, söyle."
"Sevgili, seninle ben pergel gibiyiz:
İki başımız var, bir tek bedenimiz.
Ne kadar dönersem döneyim çevrende:
Er geç baş başa verecek değil miyiz?"
"Şarap sen benim günüm güneşimsin!
Öyle bir dolsun ki seninle içim.
Bir bildik görünce beni sokaktą;
Ne o şarap, nereye böyle? desin."
"Ne bilginler geldi, neler buldular!
Mumlar gibi dünyaya ışık saldılar.
Hangisi yarıp geçti bu karanlığı?
Birer masal söyleyip uyuyakaldılar."
"Cennette huriler varmış, kara gözlü;
İçkinin de ordaymış en güzeli.
Desene biz çoktan cennetlik olmuşuz:
Bak, bir yanda şarap, bir yanda sevgili."
"Sen sofusun, hep dinden dem vurursun;
Bana da sapık, dinsiz der durursun.
Peki, ben ne görünüyorsam oyum:
Ya sen? Ne görünüyorsan o musun?"
"Tanrı, cennette şarap içeceksin, der;
Aynı Tanrı nasıl şarabı haram eder?
Hamza bir Arab'ın devesini öldürmüş:
Şarabı yalnız ona haram etmiş Peygamber."
"Kim için bu yerler gökler? Bizim için.
Biz görüş cevheriyiz akıl gözünün
Evren bir yüzük gibiyse çepeçevre
İnsan, taşında bir nakış o yüzüğün."
"Bir yanarım Tanrı özlemiyle Musa gibi;
Bir ölürüm murada ermeden Yahya gibi;
Yarı gökte kalırım hep bir iğne yüzünden, Hep bir başka derdin terzisiyim İsa gibi."
"Toprak olup gitmişlere sorarsan
Ha gâvur olmuşsun ha müslüman.
Kimler bu dünyada eğlenmemişse
Ötekinde yalnız onlar pişman."
"Kim görmüş o cenneti, cehennemi?
Kim gitmiş de getirmiş haberini?
Kimselerin bilmediği bir dünya
Özlenmeye, korkulmaya değer mi?"
"Yüzümde pırıl pırıl sevinç gördüğün gün,
Nice konakları yıkılmıştır gönlümün. Dalgıçsan dal gözlerimin denizine, bak:
Dibinde mahzun bir denizkızı görürsün."
"Bu yolun hoş bir yerinde durabilseydik;
Ya da bu yolun ucunu görebilseydik;
O umut da yok bu umut da; hiç değilse
Otlar gibi kesilip yeniden sürebilseydik."
"Ay yırttı gecenin kara giysilerini;
Kalk, tam zamanıdır, doldur şarap kâseni.
Keyfine bak, çünkü bu ay, sonsuz yıllarca, Mezarda upuzun yatar görecek seni."
"Benim canım hep şarabın izindedir,
Kulağım ney ve rebap sesindedir.
Toprağımdan testi yaparlarsa benim O testi şarap doldurulmak içindir."
"Kim demiş haram nedir bilmez Hayyam?
Ben haramı helalı karıştırmam:
Seninle içilen şarap helâldir,
Sensiz içtiğimiz su bile haram."
"Ey kara cübbeli, senin gündüzün gece; Taş atma dünyayı bilmek isteyenlere.
Onlar Yaradan'ın sanatı peşindeler:
Senin aklın fikrin abdest bozan şeylerde."
"Seher yeli eser yırtar eteğini gülün
Güle baktıkça çırpınır yüreği bülbülün
Sen şarap içmene bak, çünkü nice gül yüzler Kopup dallarından toprak olmadalar her gün"
9.2/10