2026 (53. Film) Hayatın yoğunluğundan mütevellit bu sıra pek olamıyorum buralarda. Fırsat buldukça da listemden birer birer filmleri eksitmeye devam ediyorum. Ara ara kura ile listemden iki film seçip aralarından tercih yapmaya karar verdim. Mel Gibson'ın Signs (İşaretler) filmine karşılık…devamı2026 (53. Film)
Hayatın yoğunluğundan mütevellit bu sıra pek olamıyorum buralarda. Fırsat buldukça da listemden birer birer filmleri eksitmeye devam ediyorum. Ara ara kura ile listemden iki film seçip aralarından tercih yapmaya karar verdim. Mel Gibson'ın Signs (İşaretler) filmine karşılık bu filmi seçtim. Hem konu anlamında daha az yoran cinsten olması hem de Jason Statham etkisini de göz önünde bulundurmam kararımda ki etkenler oldu.
Filme gelirsem gerçek bir olaydan uyarlanmış bir banka soygunu. Martine Love (Saffron Burrows) Terry'e (Jason Statham) reddedemeyeceği büyük bir teklifle gelir. Terry 6 kişilik bir ekiple bu bankayı soyacaktır. Soygunu yaptıranların yanı sıra soygunda bulunan fotoğraflarla bağlantısı olan kişiler de olaya dahil olacaktır. Bir yandan banka soygununu izlerken bir yandan "büyük adamlar" olarak tarif edebileceğim insanların süreçteki rollerine şahit oluyoruz. Jason abinin filmlerinde alışık olduğumuz türden bir aksiyon yok filmde. Son sahneye kadar elini bile kirletmemişti siz düşünün. Bu tarz filmleri izlemekten her ne kadar keyif alsam da film bittikten sonra "e 2 saat banka soygunu mu izledim." ben oluyorum. O açıdan doyurucu bir yapımdan ziyade daha sindirilebilir çerezlik bir iş. Ancak kaliteli bir çerezlik film olduğunu söylemeliyim.
Film hakkında çok uzun uzadıya yazacak bir şey bulamadım açıkçası. Sürükleyicilik anlamında başarılı bir film. Aksiyon anlamında da belli bir seviyenin üzerine çıkamasa da tatlı bir dozda ilerliyor. Keyifli bir film. Çerezlik izlenir.
6.8/10
Film Hakkında İlginç Detaylar (Spoiler Uyarısı)
1- Filmde hükümet yetkililerinden biri olan Miles Urquhart’ı canlandıran efsanevi İngiliz aktör Peter Bowles, 17 Mart 2022 tarihinde 85 yaşında kanser nedeniyle aramızdan ayrıldı. İngiliz televizyon dünyasının en saygın isimlerinden biriydi.
2- Film, 1971 yılında Londra’da gerçekleşen ve "Baker Street Soygunu" olarak bilinen gerçek bir olaya dayanıyor. Soygunun üzerinden yıllar geçmesine rağmen hala aydınlatılmayan noktalar var.
3- Filmde bahsedilen "D-Notice" (basın yayın yasağı) gerçektir. 1971’deki soygundan sonra İngiliz hükümeti, soygunda çalınan bazı "hassas belgeler" nedeniyle gazetelere 4 gün boyunca haber yasağı getirmiştir.
4- Filmdeki o meşhur fotoğrafların Kraliçe’nin kız kardeşi Prenses Margaret’a ait olduğu iddiası, o dönem Londra kulislerinde en çok konuşulan magazin bombasıydı.
5- Statham bu film için: "Sonunda kimseyi dövmek zorunda kalmadığım bir senaryo geldiği için çok mutluyum" demiştir. Bu film onun dövüşçü kimliğinden sıyrılıp "aktör" olarak kendini kanıtladığı işlerden biridir.
6- Filmde gördüğümüz tünel kazma sahneleri, 1971’deki orijinal polis tutanaklarına sadık kalınarak çekildi. Gerçek soyguncular da bir tavukçu dükkanının altından tünel kazmışlardı.
7- Soyguncuların telsiz konuşmalarını şans eseri dinleyen ve polise haber veren radyo amatörü karakteri tamamen gerçektir. Ancak polis ilk başta ona inanmamıştır.
8- Filmdeki siyahi aktivist/suçlu Michael X karakteri gerçektir. Elindeki fotoğraflarla İngiliz aristokrasisine şantaj yaptığı iddiası o dönemin en karanlık dosyalarından biridir.
9- Saffron Burrows’un canlandırdığı Martine, gerçek soygundaki birkaç farklı figürün birleşimiyle oluşturulmuş kurgusal bir karakterdir.
10- Yönetmen Roger Donaldson, 1971 Londra’sını yansıtmak için dijital efektlerden ziyade, şehrin hala eski dokusunu koruyan mahallelerinde gerçek mekan çekimlerini tercih etti.
11- Soygunda çalınan paraların (o günün parasıyla 3 milyon sterlin, bugünün parasıyla yaklaşık 40-50 milyon sterlin) büyük bir kısmı hiçbir zaman bulunamadı.
12- Magazin dünyasındaki bir iddiaya göre, o dönem bankadaki kasalardan biri ünlü rock yıldızı Mick Jagger’a aitti; ancak o kasanın içinden ne çıktığı hala bir sır.
13- İngiliz hükümeti, bu soygunla ilgili gerçek dosyaları 2054 yılına kadar "ulusal güvenlik" gerekçesiyle mühürlemiştir.
14- Her ne kadar az aksiyon olsa da, Statham tırmanma ve fiziksel efor gerektiren sahnelerin tamamını yine dublörsüz yapmıştır.
15- David Suchet (Hercule Poirot olarak tanınır), filmdeki kötü adam Lew Vogel rolü için "Daha önce hiç bu kadar kirli bir karakteri oynamamıştım" demiştir.
16- Filmde telsiz konuşmalarını dinleyen adamın polise defalarca gitmesine rağmen kovulması, o dönemki bürokrasinin hantallığını göstermek için filme eklenmiş gerçek bir detaydır.
17- Banka kasasının içindeki kiralık kasaların her biri, 1970’lerin orijinal modellerine sadık kalınarak özel olarak üretildi.
18- Yönetmen, soygunun "insan gücüyle" yapıldığını hissettirmek için sahnelerde modern kamera hareketlerinden kaçınmış, daha sabit ve klasik bir anlatım seçmiştir.
19- 20 milyon dolara mal olan film, dünya çapında 66 milyon dolar kazanarak hem eleştirel hem de finansal başarı elde etti.
20- Gerçek hayatta soyguna katılanların sadece birkaçı yakalanabilmiştir. Yakalananlar ise şaşırtıcı derecede kısa cezalar almıştır; bu da "hükümetle pazarlık" iddialarını güçlendirmiştir.
21- Filmin çerezlik olması tesadüf değil; senaryo, izleyiciyi çok fazla derin felsefeye sokmadan doğrudan "operasyonun işleyişine" odaklanacak şekilde matematiksel olarak kurgulanmıştır.
22- Jason Statham, kariyerinin başlarındaki "Guy Ritchie" tarzı suç filmi havasına geri dönmek için bu rolü çok istedi.
23- Filmdeki Terry karakteri gerçek hayattaki bir hırsızdan esinlenmiş olsa da, kimliği yasal nedenlerle hiçbir zaman tam olarak açıklanmadı.
24- Martine Love rolündeki Saffron Burrows, çekimler sırasında o dönemin ruhunu yansıtmak için 70’lerin ikonik modellerinin tarzını inceledi.
25- Hırsızların bankaya girmek için kazdıkları tünel sahnesi setlerde değil, dönemin mimarisine uygun gerçek yeraltı tünellerinde çekildi.
26- Filmin bazı bölümleri tarihi bir Londra hapishanesinde çekilerek gerçekçilik artırıldı.
27- 70’lerin kıyafetleri ve saç modelleri için binlerce dönemlik parça toplandı; Statham’ın deri ceketi o günden sonra moda oldu.
28- Film, İngiliz aristokrasisinin ve derin devletinin yozlaşmışlığını cesurca eleştirdiği için İngiltere'de vizyona girdiğinde çok tartışıldı.