Toplum baskısının, akran zorbalığının, bilinçsiz ailelerin, kasaba yaşantısının kendine has bilinçaltı nefret duygusunun; orada yaşayan ve sadece ‘farklı’ olan, hayatının ortasında kendi keşfini gerçekleştirmeye çalışan bir gencin, kendisinin ‘yanlış’ olduğuna inandırılması ve hayatının yaşanamaz kılınması filmin ana konusu. Bahsettiğimiz karakterlerin…devamıToplum baskısının, akran zorbalığının, bilinçsiz ailelerin, kasaba yaşantısının kendine has bilinçaltı nefret duygusunun; orada yaşayan ve sadece ‘farklı’ olan, hayatının ortasında kendi keşfini gerçekleştirmeye çalışan bir gencin, kendisinin ‘yanlış’ olduğuna inandırılması ve hayatının yaşanamaz kılınması filmin ana konusu. Bahsettiğimiz karakterlerin kendilerini keşif ve çektikleri duygusal acılar da cabası.
Film teknik açıdan inanılmaz başarılı; kısaca minutaj dediğimiz terim filmde çok doğru bölünmüş. Filmin ilk 15-20 dk sında genel konuya dair bir bilginiz oluyor. Çocukların davranışlarının sebepleri hakkında bir fikir edinebiliyorsunuz. Kimin nasıl bir karakteri olduğuna dair fikir edinebiliyorsunuz. Daha sonraki olay dağılımları ise çok doğru zamanlara yayılmış. Filmden kopmamanızı sağlayan bir senaryo ve zamanlama var.
Bunun dışında filmi genellikle hikayenin ana iki karakteriyle beraber yaşamamızı sağlayan çekim açıları ve teknikleri adeta filme can vermiş. Seyrederken acı çeken de mutlu olan da hep siz oluyorsunuz. Kahramanların yaşadıklarını; onların bakış açılarından görebilmemizi, onların gözleri olarak değil; omuzlarında gezen bir mercek gibi hikaye içinde savrulmamızı sağlayan bir çekim açısıyla sağlamışlar. Kahramanlardan hiç kopulmamış, hikaye hiç sapmamış. Çocukların aileleri ile arasındaki iletişim boşluğunu ve koyu duyguları anlatırken, kameranın resmen karanlığa gömülmesi dikkatimi çeken bir ayrıntı oldu. Seyircisine filmdeki her duyguyu derinlemesine yaşatmaya çalışan bir yapım.
Kullanılan müzikler oldukça az ve yerli yerinde. Yönetmenin gerilmemizi istediği yerde müzik yerine oyuncuların performanslarıyla bizi doyurması, benim çok tatmin olduğum ve değer verdiğim bir durum.
Oyuncuların başarısına diyecek yok, özellikle hikayenin iki ana karakterini canlandıran oyunculara.
Senaryonun, karakterlerin aldığı kararlar neticesinde gerçekleşmek zorunda olan bedelleri sadece sözlerle değil, görüntü karşılıklarıyla yansıtması; filmin gereksiz bütün aksiyonlardan kaçmasına ve salt gerçeğe odaklanmamızı sağlamasına hizmet etmiş. Film, aile kavramını ve aile yapısının çocuk üzerindeki etkisini bize gösterirken; bunu yine görüntü karşılıklarıyla ve genellikle karakterlerin karşılaştıkları olaylara tepkileriyle anlatıyor.
Her iki karaktere de eşit mesafede ve anlayışta kalabilmenizi sağlayan bir yapım. Bir karakterin yeni deneyimler ve mutluluklar yaşarken diğerini acı içinde kıvranması ve büyük kararlar alması, sinema dilinde sıkça kullanılan ve çok tat veren bir teknik aslında. Bu filmde de bu örneği net bir şekilde görüyoruz. Fakat filmin sonunda bizi bahsettiğim karakter deneyimlerinden daha farklı bir duygu karşılıyor. O da sevgi. Film sevgi duygusunu o kadar güzel işlemiş ki. Tam iki saat boyunca izlediğiniz şiddet dolu sahnelerin ardında her zaman bir sevgi olduğunu ve çok güçlü bir duygu olduğunu görebiliyorsunuz.