Risalet-i Ahmediye | 19. Sözden İlhamla (Bestelenmiş halini YouTube kanalımdan ve tüm müzik platformlarından dinleyebilirsiniz. ) İsmi geçse güzelleşir, bütün şiir nesirler. Methedemez hiç bir edip, hepsi nefse esirler. Risalet-i Ahmediye, sözler içinde gözde. On dört reşahatı havi, on dokuzuncu…devamıRisalet-i Ahmediye | 19. Sözden İlhamla
(Bestelenmiş halini YouTube kanalımdan ve tüm müzik platformlarından dinleyebilirsiniz. )
İsmi geçse güzelleşir, bütün şiir nesirler.
Methedemez hiç bir edip, hepsi nefse esirler.
Risalet-i Ahmediye, sözler içinde gözde.
On dört reşahatı havi, on dokuzuncu sözde.
Rabbimizi tarif eder, tam üç külli muarrif.
Açıklamış teker teker, özetlemiş müellif.
Her suale mukni cevap veriyor görüyorsun.
Necisin, nereden geldin, nereye gidiyorsun?
Hatem-ül Enbiya, Kur’an, şu kitab-ı kainat.
Duyan tasdik eder onu, aruz amik mâruzat.
Tevâtürle teyit eder, hem incil hemi Kur’an.
Mucize irhasat gibi, yüzler binler irhasat.
Hatifler kahinler şahit, yüksek şecâyasına.
Fevkalâde takvasıyla, sadık O davasına.
Gel gidelim biz seninle, Ceziret-ül araba.
O’nun ezeli hutbesi, inse cinne turaba.
Her suale mukni cevap veriyor görüyorsun.
Necisin, nereden geldin, nereye gidiyorsun?
O’nun neşrettiği nurla bakarsan kainata.
Birer munis memur olur, tüm câmidat O zâta.
Yoksa olur matemhane, her şey düşman ecnebi.
Halbuki hizmetkar onlar, şâkir zâkir mevlevi.
Kainattaki tebeddül, O’nunla aydınlanır.
Halife-i zemin olur, o nur ile nurlanır.
Her suale mukni cevap veriyor görüyorsun.
Necisin, nereden geldin, nereye gidiyorsun?
O hak olmaz ise eğer, kâinat hiçe iner.
Sırrı budur Levlake’nin, medyun O’na felekler.
Saadeti ebedinin, muhbiri müjdecisi.
Rahmet-i bi nihaye’nin, kaşifi habercisi.
O’nun nuru şarkdan garba, tıpkı berk-i hatiftir.
Hums-u beşer, arzın nısfı, anladı ki lütuftur.
Her suale mukni cevap veriyor görüyorsun.
Necisin, nereden geldin, nereye gidiyorsun?
Tüm ahlak-ı seyyieyi, ref’ ediyor defaten.
İnatçı muhtelif kavmi, ıslah eder hikmeten.
Fetih ve teshir ediyor, akılları, kalpleri.
Ki Sultan-ı ervahtır O, nefislere mürebbi.
Bir küçücük şer adeti, kim mukni inandırır?
Hakim büyük himmet ile, ancak daim kaldırır.
Her suale mukni cevap veriyor görüyorsun.
Necisin, nereden geldin, nereye gidiyorsun?
Şimdi yüzer feylesofu, alıp gitsen nizâya.
Yüz sene çalışsa gelmez, yüzde biri hizâya.
Küçük meselede bile, zordur yalan söylemek.
Güçtür hiç hissettirmemek, gerektir bin bir emek.
Haşa kella Hakk aldatmaz, hakikatbin aldanmaz.
Hakk mesleği müstağnidir, hile hurda karışmaz.
Her suale mukni cevap veriyor görüyorsun.
Necisin, nereden geldin, nereye gidiyorsun?
Merâkaver câzibedar, hakâiki gösterir.
Tahrik olur insanoğlu, âtiye heveslenir.
Haber verir istikbalden, şeker şerbet tadında.
Bütün dünya saadeti, serap kalır yanında.
Ne istiyor bizden acep, semâvatın ilahı?
Tarif eder birer birer, marziyatı günahı.
Her suale mukni cevap veriyor görüyorsun.
Necisin, nereden geldin, nereye gidiyorsun?
Ne olmuş ki ekser nâsa, kör olmuştur, sağırdır?
Koşmak var iken bu yolda, divânedir ağırdır.
Saadet-i ebedinin, O en büyük delili.
Hem burhan-ı nâtıktır O, davasına samimi.
Hazinâne dua eder, hâcet-i amme için.
Semi Basir Alim Allah, bilir bu dava niçin.
Her suale mukni cevap veriyor görüyorsun.
Necisin, nereden geldin, nereye gidiyorsun?
Risaleti sebep oldu, şu dâr-ı imtihana.
Ve dahi ubudiyeti, örnek oldu ahara.
Bihakkın Fahri Kainat, ne istiyor bak dinle.
Bekâ ister, likâ ister, cennet ister ümitle.
Vahdaniyet-i ilahi, O’nla isbat olunur.
Nübüvvet-i Ahmediyye, burhan olur savunur.
Bil ey zâkir zikrin şe’ni, tekrar ile tenvirdir.
Yaptığın duanın şe’ni, terdat ile takrirdir.
Her suale mukni cevap veriyor görüyorsun.
Necisin, nereden geldin, nereye gidiyorsun?
Mutlu Kılıç