Spoiler içeriyor
hayatımda izlediğim en güzel romantik şeylerden biriydi ve bunu sadece anime kategorisine dahil ederek söylemiyorum, çok başarılı bi yapım.. hikâyeye diyecek söz yok zaten ama çizimler, animasyonlar, grafikler, estetik, atmosfer, dönem havasını çok iyi yansıtması da başlı başına sanat eseri…devamıhayatımda izlediğim en güzel romantik şeylerden biriydi ve bunu sadece anime kategorisine dahil ederek söylemiyorum, çok başarılı bi yapım.. hikâyeye diyecek söz yok zaten ama çizimler, animasyonlar, grafikler, estetik, atmosfer, dönem havasını çok iyi yansıtması da başlı başına sanat eseri niteliğinde.
olay örgüsünün çok hızlı ve aceleci bir şekilde işlenmemiş olması artı bir özellik, sonuca bağlayacağız diye aceleci olunup mahvedilmemiş. birbirlerine karşı yavaş yavaş aşık olmaları, aralarındaki aşkın yavaşça alevlenmesi de güzel
bir de sevdiğim başka bir yönü, romantik konulu olmasına rağmen üzerinde durduğu tek konu aşk değil, arkadaşlık, arkadaşlıkların önemi, her birinin dönemin dayattığı hayat şartları altında sürdürdüğü yaşamları bize göstermesi, karakterleri ona göre yorumlama şansı sunuyor
gerçekten sinirimi bozan tek bir nokta oldu, bir türlü birbirlerine ‘seni seviyorum’ diyememeleri beni gerçekten delirtti krize girmeme sebep oldu😭 bu kadar zor olmamalı diye düşünüyorum ya tamam gururlarınız var ama birbirlerini tamamen kaybetmek uğruna bile bu gururu ayaklar altına alamıyorlar.. güçlü olduğu kadar yıkıcı bi aşkları var ama bir yandan da ikisinin de durumu yönetme şekli insanı delirtiyor, oğlanın verdiği sözleri bir türlü tutmayışı öyle sinir bozucu ki, kendi duygularıyla beraber karşısındaki herkesin de duygularını görmezden gelmesi çok aşağılayıcı ulan kız karşında ağlıyor bir şey yapsana madem konuşmuyorsun en azından bi gözyaşlarını falan sil teselli et nasıl buna göz yumabilirsin.. karakteri böyle olsa da biraz fazla küstah ve şımarık buluyorum bu tarz davranışlarını, onu seven bir sürü insan var ve tek birine bile gideceğini söylemeyi seçmeyip sadece lili’yi değil herkesi terk etmesi çok bencilce
favori sahnelerimden biri, birlikte zambakları ararken sonunda bulduklarında geri dönerken kitt’in lili’ye zambağı gösterip “fark ettim de ikiniz de aynı isimlere sahipsiniz, lily (zambak)” dediği kısma bayıldım.. çok güzel çok mükemmel o kadar romantik ki
ikinci favori sahnem de, 5 yıl aranın ardından lili’nin yaşadığı yere gelip, birlikte döneceklerini hayal ederek ve buna inanarak iki tane ingiltere bileti almış olması…….. ama onunla gelemeyeceğini öğrendikten sonraki çaresizliğiyle biletin birini atması…. kalbim çok kırılmıştı orayı izlerken
ayrıca kitt’in kaybolduğu öğrenildikten sonra bölümlerin siyah beyaz yapılması da çok etkileyiciydi, lili’nin dünyasındaki renklerin onun yokluğuyla, anlamlarıyla birlikte kaybolması çok üzücü
resim tutkusunun alevlerinin içinde sönmesi ve resim yapmayı bırakışı, sanatını yeterince ciddi bir yetenek olarak görmeyişi ve ondan vazgeçişi..
sanırım en sevdiğim karakterlerden biri shin, her ne olursa olsun lili’nin yanında olmayı asla bırakmayan, lili’nin mutluluğunu kendi mutluluğu ve hayallerinin önüne koyan, lili’ye olan aşkının karşılıksız olduğunu bilmesine rağmen yine de hem onun hem de kendi aşkının en büyük destekçisi olması, içinde her ikisine karşı olumsuz tek bir duygu bile barındırmaması aksine bir araya gelebilmeleri için onlardan daha çok çabalaması.. kavuşmalarındaki en büyük etkinin bu olduğuna inanıyorum, eğer shin bu kararı vermeseydi lili’nin aşkı uğruna bunu yapacağını sanmıyorum..