Spoiler içeriyor
bildiğim kadarıyla geyik, masumiyet simgelerinden biri. geyik avını izlemek benim için zor oldu ama verilmek istenen mesajını verdi. filmin yarısını gece izledim, yarısını da biraz önce bitirdim. o yüzden emin değilim bazı şeylerden. filmde geyiğin vurulduğu bir sahne var. sanırım…devamıbildiğim kadarıyla geyik, masumiyet simgelerinden biri. geyik avını izlemek benim için zor oldu ama verilmek istenen mesajını verdi.
filmin yarısını gece izledim, yarısını da biraz önce bitirdim. o yüzden emin değilim bazı şeylerden. filmde geyiğin vurulduğu bir sahne var. sanırım onu vuran lucas'tı. aklımda kalan detaylardan biri buydu. bu da güzel bir detaydı.
filmi izleyenlerin bir kısmı özellikle klara'ya kızmış. klara bu hikayenin masumlarından biri. abisinin gösterdiği ve kısa bir an betimlediği şeyler onun için yeni ve farklı. muhtemelen de o yaşta bir çocuk için şok edici bir şey. bundan etkilenmiş. lucas'a karşı ilgisi çocukça bir yanılsama. muhtemelen anne ve babasının kavgalarından bıkmış ve kaçan bir kız. klara, onunla iyi anlaşan ve kendisine yakın olan lucas'a karşı sevgi besliyordu. belki de ebeveynlerini birbirini öperken gördü ve o da lucas'ı önemsediği için dudaklarından öpmenin iyi bir fikir olduğunu düşündü. o yaşta bir çocuğun aşk meşk gibi şeyleri anlayabileceğini, bunu diğer duygulardan ayırt edebileceğini sanmıyorum. ayrıca başkaları için küçük bir şey olsa da klara çizgilere basmamaya çalışırken güvenle yanında yürüyebildiği biriydi lucas. onun da klara'yı öpücük ve hediye konusunda uyarması da klara'nın utanmasına, çekinmesine neden oldu. az çok çocuklarla vakit geçiren biri olarak, onların nasıl bir anda tavır alabildiğini ve küsebildiğini biliyorum. bu yüzden klara'nın neden böyle bir şey ortaya attığını, bunun sonucunda ne olacağını hiç bilemediğini, söylediklerinin ve büyüklerinin sorularına verdiği tepkilerin gerçekten nasıl bir şey olduğunu bilmediğini anlayabiliriz. bu yüzden klara'ya kızılmasını hiç doğru bulmuyorum.
ancak benim öğrencim, çocuğum, herhangi bir çocuk bana gelip de böyle bir beyanda bulunsa ben de çocuğa inanmaya meyilli olurum. onun yanında olur, bunu yapan kişiden uzaklaşır ve çocuğu korurum. burada asıl sorun olan şey, klara'nın sözlerinin çocukça bir kızgınlıkla uydurduğu bir şey mi yoksa gerçek bir olay mı olduğunu ayırt edememeleriydi. klara'nın ifadesi alınırken yönlendirmeler yapılması, uygun dilin kullanılmaması ve öğretmenlerin bu konuyu çocuklarla değil de önce velilerle çözmeye çalışmasıydı. önce veliler arasında sonra da çocuklar arasında yayılmış. çocuklar da kendi aralarında konuşurlarken biri bir şey katmış, diğeri de onun üstüne bir şey katmış. sonucunda hiç var olmayan bir bodrumda hiç olmayan bir taciz olayının dedikodusu döner olmuş. veliler de normalde çok üstüne düşmeyecekleri kabus, altına kaçırma gibi durumların, bu olayı öğrendikten sonra bunun belirtisi olarak kabul etmişler. doğru düzgün araştırılmadan, doğru düzgün konuşup sormadan hemen sonuca hatta şiddete varılmış.
fanny'ye ve marcus'a o kadar üzüldüm ki anlatamam. özellikle fanny, gerçek olmayan bir iddianın yargısız infazına kurban gitti. bu filmin kurbanlarından biri de oydu. lucas için de son damla fanny'nin ölümüydü ve marcus'u korumak için kendinden uzaklaştırmak zorunda kaldı.
filmi izlerken aslında kimseye tam olarak kızamıyorsunuz. klara desen aslında suçlu değil, lucas desen zaten suçu yok. kasabalılar desen onlar da çocuklarını korumak istiyorlardı. ortada gerçekten suçlayacak biri olmayınca herkes kendi açısından bir suçlu seçti ve onu suçladılar.
kilise sahnesi, başkaları için de olduğu gibi benim için de favori sahneydi. bu filmi aslında tiktok keşfetimde gördüm ve ondan sonra açıp izledim. gerçekten de güzel sahneydi. theo, gözlerine baktığında gözlerini kırpıştırmasından yalan söylediği arkadaşının gözlerine, kiliseye kadar gerçek anlamda bakmadığı için onun doğruyu söylediğini hiç göremedi. onu dinlemedi, onu görmedi. suçlanışını, dayak yediğini gördü. fanny'nin artık olmadığını, öldürüldüğünü gördü. kilisedeki o ana kadar gerçekten görmedi.
oğlu ve oğlunun vaftiz babası -adını unuttum- olmasa ona gerçekten inanan kimse yoktu. iyi ki onlar varmış. onlar da olmasa belki lucas intihara kadar gidebilirdi.
olaydan sonraki bir yıl içinde masumiyetinin anlaşıldığı ve dışlandığı kasabalıların arasına tekrar karıştığı gözüküyor. yine de lucas filmin ilk zamanlarındaki gibi değil. etrafındaki insanlara, gözlerine bakıyor. hâlâ tam olarak aklanmadığını görüyor. sondaki av sahnesinde de -muhtemelen klara'nın abisiydi- bunu görüyoruz. bu sefer geyik kendisiydi. ancak suçlamalar doğru olmadığı için onu ıskalıyor. yine de hâlâ onu hedef alıyor çünkü bu olanlar onun peşini bırakmayacak ve kimisi için bir "acaba" olarak kalacak.
ben beğendim. bu kadardı, görüşürüz.