Seven gönül, herkesi Allah'tan ve Allah'a sevdiği gibi sever, tenkidi daha doğrusu münekkidane bir göz ise gördüğünü yine Allah'ın noksansız bir hikmetinin tecellisi olarak görür. Kimi için sıradan bir oluş durumu başkası için farklı alemleri hatırlatabilir bundan mütevellit ilham kaynakları…devamıSeven gönül, herkesi Allah'tan ve Allah'a sevdiği gibi sever, tenkidi daha doğrusu münekkidane bir göz ise gördüğünü yine Allah'ın noksansız bir hikmetinin tecellisi olarak görür. Kimi için sıradan bir oluş durumu başkası için farklı alemleri hatırlatabilir bundan mütevellit ilham kaynakları çeşitlileşebilir. Açık gözüyle beraber açık bir dimağa sahip olur, versatil düşünme yetisine mazhar olur.
Bu örneğimizde olduğu gibi de fertlere çeşitli fikirleri tek yönlüden ziyade, hem ilerici hemde muhtelif fikirleri aynı anda barındırabilme kabiliyetinde eserler, mütecessis ruhlu fertlerin tenkidi gözlerini açar. Hatta öyle ki eser kişinin gözünde artık çıkmış başka diyarlara giden bir bahane oluvermiştir. Kişisel bir örnek maksadıyla, Serial Experiments Lain adlı anime şaheserinin üzerimde bıraktığı etkilerini anlatma amacıyla yazdığım kısa bir eleştiri metninde Farâbi'den tut diğer ezoterik konulara değindiğimden mütevellit ilginç muahezelere maruz kalmıştım. (Modern tabirle buna ben tasvip etmeme rağmen overreading diyebiliriz) Bunu sadece ben yaşadığımı da düşünmüyorum, Media Literacy (Kültür-i Matbuat) sahibi diğer bireyler de bu tür cahil tenkitlere maruz kalıyorlar. Son zamanlarda tekrar cereyan eden Starship Troopers iyi bir örnek sayılabilir. Artık sadece ekranda/sayfada ne gördüğüne odaklanan bir kitle daha yaygın, ne okuduğuna veyahut ne içselleştirenlere göre.
Bu uzun izahdan anlayacağınız gibi muhtemelen yine bir kafa ütüleme seansı ile karşı karşıyayız. Dijital Sirk'in iyi bir İnternet eseri olup olmamasından ziyade bu Metin daha çok bana anımsattığı kavramlar ve ilişkilerle ilgili olacaktır. Önceden belirtmekte fayda var.
Arif olan der ki: "Mevlâ Teâlâ Hazretleri sünnetullah gereği beni âlem-i ervahtan ayırarak dünyaya gönderdiğinden beri sesimden ve figânımdan kadın ve erkek ağlar. Ney ayrıldığı kamışlığı istiyor da, oraya dönmek için feryad ediyor. Hani biz niye feryad etmiyoruz? Çünkü biz dünyayı sevdik.(Risale-i Kudsiyye)
Bizi dünya ve onun süslü kafesi tabii ki de cezbetmiştir lakin hiç bu geniş kafes içinde ki (Zeitgeist) bir diğer kafesi tahayyül edebildik mi? Ötekinden küçük olmasına rağmen daha çekici ve daha komforludur ama çıkışı girişinden elbet daha zordur. Bunlar simülasyon olarakda anlaşılabilir, kişinin kendi hayal dünyasının gerçeklik raddide.
Peki bir Sirk olsa? Başında duran ve sadece senin rahatlığını isteyen bir yapay zeka ve bir sürü yeni arkadaş. Bu bir dünya istiaresi olarak anlaşılabilir. Her bireyin kendine ait yaşantılarının bilinç altı düzeyince dışa vurumunun karakterize, tavsif edilişini farkediyoruz. Ekranlarda ilk defa gördüğümüz şey olmasa da görselliğinden ötürü merakı bırakmak aklınıza gelmiyor.
İnsan alışmaya korkunç derecede yatkınlığından dolayı Üstteki ney gibi geri dönmekten ziyade kalmaya ısrarcı kalabilir. Çünkü hem ahiri hemde evveli ömründen saklanma korkusu vardır. Buna da Jax karakteri uyabilir. Onun için önemli olan gerçek dünyada olup biten değil, kendi biriciğinin daha doğrusu egosunun tatminasyonudur. Onun hataları, halı altına süpürdükleri, günahları peşini bırakanana kadar afyona muhtaçtır. Ki bu okumaları yapabilecek tek karakter gelişimi içeren karakterde maalesef Jax'dir.
İnsan kendini şaşmış, sapmış yolda bulacağı halden ya kaçınır ya saldırganlaşır, dış etkenler istisna edilirse delirişi kaçınılmazdır. Burada varoluşsal sancı çeken karakterler adeta zombileşir, dijital bilincini kaybeder. Bu elem verici tevacüdden kaçınmanın yolu da aşkdan, davadan ve adanmışlıktan geçer. Ve yine diğer Muhakkiklerin dediği gibi "O'na olan yolculuğun sonu vardır. O'nda olan yolculuğun sonu yoktur". Kişi Fena Billah olana dek her türlü beden/bilinç dışı sıkıntıya maruz kalmalıdır. Sirk'in dışı, Sirk dışında başka birşey görmemiş biri için yokluktur, yanılsamadır. Kendi cehennemini cennete değilse arafa çevirmekle yükümlüdür.