ERMİŞ Çeviri ile alakalı olabilir yada bazı cümleler derin anlamlar içeriyor bazılarının ne demek istediğini anlayamadım, zaten yazar değişik biri 1880 ler Osmanlı Lübnanında doğuyor Maruri Hristiyanlarından,sonra ABDye göç, ressam şair filozof hepsi bir arada belkide o nedenle kitap herkese…devamıERMİŞ
Çeviri ile alakalı olabilir yada bazı cümleler derin anlamlar içeriyor bazılarının ne demek istediğini anlayamadım, zaten yazar değişik biri 1880 ler Osmanlı Lübnanında doğuyor Maruri Hristiyanlarından,sonra ABDye göç, ressam şair filozof hepsi bir arada belkide o nedenle kitap herkese hitap etmiyordur.Hayat o kadar basit güzel keyifli değil kötülük savaşlar ölüm bunlarda var tüm bunların içinde yazarın sözleri bazen gerçekten uzak havada kalıyor sanki bir vaaz dinliyormuşsunuz gibi yinede güzel sözlerinin bazılarını not aldım.
Halil Cibran, gerek şiirlerinde, gerekse resimlerinde "İnsan-oğlu"nu ve onun "İnsan"lığını en yüce doğa olayı olarak ele alır. Evrimlere yürekten inanır. "Sizler Doğa'nın çocuklarısınız", der. İnsanlara eziyet edenleri, sömürenleri, aldatanları şiddetle kınar. Ama sömürülenlere de yalnızca acıma duygusuyla yanaşmaz: "Eğer başınıza bir despot geçmişse bunun sorumlusu sizlersiniz: Yüce Yaratan, alnınıza diktatörleri yazmamıştı, bunu sizler kendi kendinize yazıyorsunuz", der. İnsanların insanlık-larına kavuşmak istiyorlarsa, diktatörlere başkaldırmaları gerektiğini savunur.
-Sevgi üzerine
Gerçi sarp ve zorludur sevginin yolları
Ama içinize ateş düştü mü ,izlemekten geri durmayın
-Evlilik üzerine
Birbirinizi sevin,ama sevginin üzerine bağlayıcı anlaşmalar koymayın
-Çocuklar üzerine
Sizlerin yanındadırlar ama sizlerin malı değildirler. Onlara sevginizi verebilirsiniz ama düşüncelerinizi asla.
Kendinizi onlara benzetmeye çalışabilirsiniz ama onları kendinize benzetmeye kalkışmayayım hiç. Çünkü hayat ne geriye gider ne de geçmişle ilgilenir.
-Vermek üzerine
Su kaynaklarınız doluyken, susuz kalırsam diye korkulara kapılmak en giderilmeyecek susuzluk değil de nedir?
-Çalışmak üzerine
Hayat bilgiden yoksunsa kör olur,
Ve her bilgi, içinde eylem yoksa boşunadır,
Ve her eylem içinde sevgi yoksa boştur. Sevgiyle dolu çalışırsanız, ilkin kendinize, sonra birbirinize sonra da Tanrıya bağlanmış olursunuz.
Çalışmak, sevginin göze görülebilen şeklidir.
Eğer işinize sevgiyle değil de isteksizlikle sarılmışsanız o zaman işinizi bırakın ve tapınağın kapısı önüne çöreklenip sevgiyle çalışanların önünüze atacakları sadakaları toplayarak geçinin, daha iyi.
Çünkü, eğer ekmeği içine sevgi katmadan, ilgisizce pişirirseniz, yiyecek olanların ancak yarı açlığını giderebilecek acı bir ekmek yapmış olursunuz.
Eğer üzümlerinizi içine ağız-tadı katmadan, kinle damıtmışsanız, şarabınızdan içecek olanın kadehine zehir akıtmış olursunuz,
Ve eğer, meleklere özenircesine şarkı söyleyip de gerçekte içinizden şarkı söylemeyi sevmek geçmiyorsa, insanların, gecenin ve gündüzün seslerini duyacak kulaklarını tıkamış olursunuz.
-Konut üzerine
Salt rahatlığınız ve ona olan tutkunuz mudur sizleri konutlara bağlayan, hani o ilkin iğreti bir konuk gibi sokulan,sonra ev sahibi,sonrada efendi kesilen rahatlık mı?
Bir bakarsınız, başınızdan hiç atamayacağınız bir eğitmen oluvermiş rahatlık; sizlerin daha büyük tutkularınızı kanca ve kıskaçla kuklaya çeviriyor.
-Ölüm üzerine
Düşlerinize güvenin, çünkü sonsuzluğun kapısı onlarda gizlidir.
Gözleri geceyle sınırlanmış ve gündüzleri kör bakan baykuş, aydınlığın gizeminden peçeyi kaldıramaz.
-Giyim, Alım satım, Suç ve ceza,Tapınmak,Zevk,Güzel,Din,Sevinç ve keder,Yemek ve içmek üzerine gibi konularda bir iki sayfalık şiirsel sözler söylemiş.