Yapım, Chris Evans'ın başrolünde yer aldığı gerçek olaylara dayanıyor. Film, şırınga ve enjektör kazalarında birçok insanın ölmesini engellemeye çalışan bir avukatın, güvenli şırınga üretimi ve dağıtımı konusundaki mücadelesini anlatıyor. Küçük bir uyarıda bulunayım: Enjeksiyon korkunuz varsa sizi rahatsız edebilir. Konu…devamıYapım, Chris Evans'ın başrolünde yer aldığı gerçek olaylara dayanıyor. Film, şırınga ve enjektör kazalarında birçok insanın ölmesini engellemeye çalışan bir avukatın, güvenli şırınga üretimi ve dağıtımı konusundaki mücadelesini anlatıyor. Küçük bir uyarıda bulunayım: Enjeksiyon korkunuz varsa sizi rahatsız edebilir. Konu işleyişi dağınık ve basit tutulmuş. Ana konudan ziyade başrolün kişisel sorunları işlenmiş; açıklanması gereken eksikler ise finalde metin verilerek tamamlanmış. Yine de merak uyandırıcı konusu ve gerilimi sayesinde şans verilebilir.
(SPOİLER UYARISI)
Toparlamak gerekirse; Mike (Michael David Weiss) uyuşturucu bağımlısı ve eşini aldatan bir adam. Kendi sorunları bir yana, karşılaştığı bu şırınga vakaları nedeniyle ölen insanları takıntı hâline getiriyor. Çözüm için her şeyi yapsa da çabaları sonuçsuz kalıyor ve kendisi 1999 yılında aşırı doz uyuşturucudan hayatını kaybediyor. Hem gerçek olayda hem de kurguda durum böyle olsa da film boyunca Mike'ı arabayla takip eden bir adam vardı. O arabanın kime ait olduğu hiçbir zaman söylenmedi. Arabanın son görülmesinden kısa süre sonra Mike ölü bulundu ve polisler bu ölümün üzerinde pek durmayarak dosyayı kestirmeden kapattı. Garip olan ise Mike'ın ölümünü araştırmaya çalışan avukatların sürekli istifaya zorlanması ya da bazılarının gizemli şekilde ölü bulunmasıydı.
Vicky Rogers, kazara gerçekleşen bir iğne batması sonucu AIDS kaparak hayatını kaybeden bir hemşire. Baştan beri bu konuyla ilgili çabalayan ve Mike'ın dikkatini bu yöne çeken kişi de kendisiydi. Ölümü gerçekten üzücüydü. Onun şöyle bir sözü vardı: "Belki de aydınlık, en zifiri karanlıktan gelir."
Paul Danziger ise süreç boyunca Mike'a eşlik eden, ancak bir süre sonra onu yalnız bırakıp pes eden bir karakter. Yine de olayların sonunda, özellikle Mike'ın anısına şırınga davasını kazanabilmek için birçok avukatla anlaşıyor. Fakat bu avukatlar da ya ölüyor ya da istifaya zorlanıyor. Tüm bu yaşananlardan sorumlu olan kişiler ise garip bir şekilde ya trafik kazalarında ya da havuzlarında ölü bulunuyor.
Tüm bunlar bana elbette normal gelmedi. Hastaneler hâlen korumasız, plastik şırıngalar kullanmaya devam ediyor. Hâlen onlarca hemşire ve hasta bu yüzden ölüyor. Birileri sırf daha fazla para kazanmak uğruna insanların sağlığını hiçe sayıyor ve bunu durdurmaya çalışanları ortadan kaldırıyor; bu gerçekten çok acı. Aynı durumu sigara sektörü için de düşünebilirsiniz. Sigara ilk üretildiğinde sağlık gerekçeleriyle pazarlanmış, ancak nikotinin bağımlılık yaptığı anlaşılınca satışlar patlamıştı. Bu yüzden içerisine daha fazla bağımlılık yapıcı madde eklendi. Bunu durdurmaya çalışan insanların açtığı davalar her zaman askıda kaldı ve sigara bugün hâlen normalize edilmiş şekilde kullanılmaya devam ediyor.