Spoiler içeriyor
Bu kitabı okumadan kısa bir süre önce, tesadüfen Dostoyevski'nin yaşamı ve düşünce yapısına dair bir video izlemiştim. Sonrasında biraz da kendim araştırma yaptım ve bu, okumamı daha da anlamlı kıldı. İnsancıklar Dostoyevski'nin ilk romanıdır. Dolayısıyla, kitabı kurtulduğu o meşhur idam…devamıBu kitabı okumadan kısa bir süre önce, tesadüfen Dostoyevski'nin yaşamı ve düşünce yapısına dair bir video izlemiştim. Sonrasında biraz da kendim araştırma yaptım ve bu, okumamı daha da anlamlı kıldı.
İnsancıklar Dostoyevski'nin ilk romanıdır. Dolayısıyla, kitabı kurtulduğu o meşhur idam cezasından önce yazmıştır. Bu da dini ve milli unsurlardan daha az nasibini aldığı anlamına geliyordu. Kitapta gerçekten de daha farklı değerlerin ele alınmış.
Yoksulluk, yalnızlık, sefalet, geçinme kaygısı vb. insanların zor yaşam şartları konularını içeriyor. Ve tabii bahsetmezsem olmaz: Dostluk.
Eser, uzaktan akraba olan Makar Devuşkin ismindeki ihtiyar bir adamla genç Varvara Dobroselova arasındaki mektuplardan oluşmaktadır. Yalnızca Varvara'nın anı defterinin olduğu yaklaşık yirmi sayfalık kısım normal bir roman gibi hissettirdi.
Makar devlet memurudur. Resmi yazıları temize çekerek parasını kazanıyordur. Bir evde bir sürü insanla birlikte kiracı olarak kalmaktadır. Maddi açıdan pek de iyi değildir. En büyük yaşam motivasyonu, hatta belki de tek motivasyonu Varvara'nın arkadaşlığıdır.
Varvara ise keyifli olarak andığı bir çocukluk sonrasında öksüz yetim kalmış, psikolojik çalkantılar ve maddi sıkıntılar içinde mücadele eden hastalıklı, zayıf bir kız. Ev sahibesiyle birlikte yaşayıp hayatını dikişle idame ettirmeye çalışıyordur.
İkili karşılıklı olarak birbirine çok düşkün ama bana sorarsanız Makar'ın Varvara'ya karşı daha güçlü bir zaafı vardı. Bu, mektuplarının daha uzun ve sanatsal olmasından, ona hediyeler yollayıp durmasından çıkarılabilecek bir sonuç. Üstelik bazen peş peşe iki mektup bile gönderiyordu. Belki de yalnızca laf yapmayı seviyordu. Onun aksine Varvara, lafı dolandırmadan hedef odaklı yazıyordu. İçten; ama başına gelen olaylara, yaşadıklarına ağırlık vererek yazıyor ve kısa tutuyordu.
Varvara'nın mektupları genelde Makar'a karşı bir minnetle karışık şikayet içeriyor. Çünkü Makar, kendine bile yetemediği halde eline geçen en ufak parayı dahi kız için harcıyordur. Ona üst baş alır, evine şeker yollar... Varvara bu durumdan hiç hazzetmediğini söyleyip durur çünkü Makar bu yüzden borca girmesini gerektirecek hallere düşmüştür. Kirasını ödeyemez, üstü başı yıpranıktır.
Ama Varvara da ihtiyacı olduğunda ondan kendiliğinden isteklerde bulunur, sonuçta bilir ki Makar onun için her şeyi yapacaktır. Pek tabii maddi açıdan zor durumlardan geçtiğinde Varvara da Makar için fedakarlık yapıyor, daha cüzi bir miktarda da olsa.
Ancak Varvara'nın Makar için asıl iyiliği manevi kısımdır; varlığı, mektupları, sohbeti, arkadaşlığıdır.
Aralarındaki ilişkiyi neye yoracağımı bilemedim başlarda. Makar'daki huşuyu görünce aşk zannettim. Belki onda gerçekten platonik duygular vardı. Ya da yaşadığı yokluk nedeniyle hayatındaki en yakın dostuna bu denli bağlanmıştı. Ama Varvara'daki duygunun çok yakın bir dostluktan fazlası olmadığını biliyoruz bence.
•Makar'ın, parasını harcayacağı bir genç kızla dostluk kurmasından gelen o büyüklük hissiyle Varvara'ya bağlandığını; Varvara'nın ise kendisi için para harcanmasından hoşlandığını, tabiri caizse "istemem yan cebime koy" havalarına girdiğini yazan yorumlar gördüm.
Net yorum yapmamakla birlikte haklılık payı olduğunu düşünüyorum. Yoksa hangi yoksul adam durmadan parasını bir başkası için harcasın, uzaktan akraba bile olsa. Yine de Varvara'nın durumu için aksini gösteren kısımlar da var, bir şey diyemeyeceğim.
•••••••••••••••••••••••••••••••••••••
Kitabın sonunu anlatarak incelemenin sonlarına gelelim. Öğrenmek istemeyenler burayı atlayabilir. Varvara, kendisini maddi yetersizliğinden kurtaracağına inandığı bir evlilik yapar, bunun sonucunda da ikilinin mektuplaşmaları son bulur.
•••••••••••••••••••••••••••••••••••••
Bu, Fyodor Dostoyevski'den okuduğum ikinci roman oldu. Üslubunu ilk okuduğum romanı Beyaz Geceler'e çok benzettim. Zaten ikisi yakın zamanlarda yazılmış. Hedefim, düşünce yapısında değişmeler meydana getiren o olaydan sonra yazdığı eserlerini de okumak. Başyapıtı olan Suç ve Ceza ile başlayacağım.