Dizideki abla enteresan bi tip . Her şeyin olabiliritesi çok yüksek kendisi için . İçsel dünyasında dürtülerini durdurabilecek , neyin doğru neyin yanlış olduğuna karar verebilecek bi ahlak yasası geliştirmemiş . Her şeye olabilir gözüyle bakmak insanı delirmeye iten bi…devamıDizideki abla enteresan bi tip . Her şeyin olabiliritesi çok yüksek kendisi için . İçsel dünyasında dürtülerini durdurabilecek , neyin doğru neyin yanlış olduğuna karar verebilecek bi ahlak yasası geliştirmemiş . Her şeye olabilir gözüyle bakmak insanı delirmeye iten bi şey bence . Çoğu zaman hiç kimseyi yargılamadığını kendisine haksızlık edenlere bile sesini çıkarmadığını , tepkisini kendisini kıranlara değilde ekrana dönük bir biçimde bize gösterdiğini görüyoruz . Bence bu ablamızın hiç kimseyi yargılayamayışı kendi zihninde yaptığı ve sadece kendisinin haberdar olduğu sessiz sözleşmelerden kaynaklanıyor . siz yaptığım kötülüklerden dolayı beni yargılamayın bende sizi yargılamayayım mantığına dayanan bir tür savunma mekanizması geliştirmiş kendi içinde . Herkes her istediğini yapsın mesela ben en yakın arkadaşıma ihanet edeyim ama kimse beni yargılamasın gibi bi hayat felsefesi geliştirmiş. Kusura bakma isimsiz abla ama içsel boşluğunu bu şekilde dolduramazsın . Artı olarak bu içsel boşluk arkadaşına attığın kazığın da bir gerekçesi olamaz .
Bence insanlar iyi ve kötü olmak üzere ikiye ayrılıyor. bu ablayı hangi kefeye koyacağımı bilemedim . Kötü desem haksızlık olur iyi desem iki beden büyük gelir . Karakteriyle ilgili Aynı anda çok değişik duygulara soktu beni . öfke acıma üzüntü gibi . Netice olarak insan olmanın zorluğunu ve karmaşıklığını iyi yansıtmış. Ailesini düşününce hayatındaki tek normal kişi arkadaşıymış ona da ihanet etmiş ablamız neyse kınamıyoruz ☺️🌹
Ablasıyla olan ilişkisi de garipti . Onca başarısına rağmen abla kız kardeşine imrenerek bakıyor kıskançlık denir mi bilemedim ama kendisiyle ilgili çözmesi gereken meseleler var mükemmelliyetçilik takıntısı hat safhada . İlginç olan ablanın hayatının dışarıdan çok kusursuz gibi görünmesi ama hayatı rezalet bir biçimde ilerleyen kardeşine özenmesi ve kardeşinin de kendi hayatından nefret etmesi . Yani dışarıdan bakınca kusursuz görünen her hayat kendi içinde bir çok problem barındırıyor. Bizde bu kusursuz hayatları gördükçe kendimizde kusur arıyoruz . Bu sefer suçu sana atmayacağım kapitalist dünya 🫵 kusur aramak insanın kendi kusuru maaaleeeseef ..
Kısaca dizideki herkes hayatından nefret etsede hayata bir şekilde tutunmaya çalışıyor . Kafayı saçına takmış abla , bir ayağı çukurdayken bile evlenme derdinde olan bi baba ( amcacım bari doğru düzgün oturmasını kalkmasını bilen bi hanım abla bulsaydın 🤦🏻♀️) hayatın sillesini yedikten sonra papaz olmaya karar veren bi adam , arkadaşının ölümünden sonra bağ kurduğu tek şey hamster olan bir kadın sonuç olarak dizide normal olan bir insan evladı yok 🌹 ama garip bi şekilde sevdim 3. Sezonu olsa izlerdim . Yer yer güldürdü hemencecik bitti . Kısa günün kârı diyelim .. ama öyle herkesin övdüğü kadar da yok bence . Vasatın bi tık üstü diyelim🤝
Dipnot : İngiliz aksanından nefret ediyorum .