Uzun zaman sonra yazacaksam, daha sıcağı sıcağına izlediğim Nolan filmi olsun dedim. Burada aşağı yukarı 5-6 senedir yazı yazıyorum. Beni bilenler varsa Nolan'a dair merakım ve beğenim çok yüksektir. Her filmine ayrı yaklaşırım. Bu film benim için en şüphe ettiğim…devamıUzun zaman sonra yazacaksam, daha sıcağı sıcağına izlediğim Nolan filmi olsun dedim.
Burada aşağı yukarı 5-6 senedir yazı yazıyorum. Beni bilenler varsa Nolan'a dair merakım ve beğenim çok yüksektir. Her filmine ayrı yaklaşırım. Bu film benim için en şüphe ettiğim filmiydi. Ama sebebi Nolan değil. Sebebi Yunan efsanelerini Yunan mitolojisini sevmiyor olmam. Üstelik bunun popüler kültürdeki yapımlarının da çok sıradan olması daha da yavan yapıyor benim için. Belli açılardan bu endişemi giderse de bazı konularda da bu endişelerimi görmüş oldum. Ancak bir parantez açıp yazıya devam etmem gerekecek;
Bu paragrafta filmin neden benim için inanılmaz etkili olduğunu anlatacağım kısaca. Filmin hikâyesi, anlatım dili gereği ve tabi ki inanılmaz müzikleri sağ olsun, halihazırda duygusal hayatıma dair çok ciddi yönden vurgu yaptı. Dolayısıyla duygusal yönden çok fazla etkiledi beni. Nolan genel olarak her filminde müthiş müzikler oluyor. Çalıştığı isimler de Nolanın bu konuyu ne kadar ciddiye alıp üstüne düştüğünü bildiği için, yapanlar da acayip şeyler çıkartıyor. Benim için bugün hâlâ birçok filminden isimle verebileceğim parçaları vardır. Fakat bu sefer, duygusal yönden çok etkileyen bir diskografisi var. Tabi bu benim için. Bunun yanında senaryodaki bazı diyaloglar ve monologlar müthiş yazılmıştı. Bunun müzikle birleştiği anlar bende çok ciddi yükseltti filmi hâliyle. Bu yönden bu kadar etkilenmeyi beklemediğim gibi, etkilenince hislerim de çok değişti filme dair. Bu yüzden mesela 9/10 verebilirim.
Şimdi filme devam etmem gerekirse, öncelikle beklediğim ve çok hoşuma gitmeyen şeylerden birini anlatayım. Ben Yunan Mitolojisini sevmediğim için, bunun yansımasının iyi sonuçlanacağına inancım düşüktü. Özellikle de üç büyük tanrının özellikleri bir yana, bunları filmlerde dizilerde anlatma şekilleri beni içine çekmiyor. Başka nasıl anlatsınlar diyebilirsiniz ki zaten sorun bu değil. Dediği gibi tamamen bana hitap etmediğinden. Şimşek, deniz ve ateş temelinde ilerliyor bütün hikâyeleri. Doğada bulunan elementleri kullanmak tabi ki çok temel bir mantık belki ama pek içine alamıyor beni. Mesela filmde Poseidonun gücünü ya da öfkesini gösterdiği sahneler var fakat bilmiyorum ben cidden çok fazla etkilenmiyorum. Ki bunlar müthiş efektlerle, müthiş görsel kurgularla yapılıyor buna rağmen. Bu filmde mesela bazı deniz sahnelerinde insanların etkilenmemesi imkansız bunu görüyorum. Buna rağmen bende etkisi yükselmiyorsa kabul etmek gerek sadece. Benim için en temel sorun da bu filmde. Bu çok düşürüyor bendeki etkisini.
Şimdi beklentimi değiştiren, iyileştiren bir yere gelelim. Film öncesinde kim demişti hatırlamıyorum ama "gerçekten de efsanelerde anlatılan şekilde gözükecekler" diyorlardı efsanede ki insanüstü yaratıklar için. Hakikaten de öyleydi. Mesela bunun en uç örneği poseidonun yarı Tanrı çocuğu Tepegöz ya da Cyclops'un bence çok iyi tasarlanmış olması. Bunun dışında gittikleri diğer bir adadaki zırhlı ordunun ne tam insan ne de bir yaratık gibi gözükmeleri yine çok başarılıydı bence. İnsanların baş edebileceği türden değiller ama dev gibi de durmuyorlar. Bu açıdan çok çok başarılıydı ve ben bunun ne yapay duracağını merak ediyordum. Ayrıca bir diğer detay, ölüler sahnesinde de yine ölüleri garip gurup, tuhaf şekiller halinde göstermediklerine çok sevindim. Filmin dokusu, renk kurgusu, görüntü kalitesini zaten tartışmak değil artık övmek bile gereksiz gibi geliyor.
Gerçekten de yine bayıla bayıla sahneleri izliyorsunuz bunun yanında müthiş müzikler size eşlik ederken, aynı anda filmdeki monologlar (özellikle odysseusun) sizi başka yerlere götürebiliyor. Bence bu açıdan çok kazanıyor film. Odysseus'un anlatımı, ben tabi efsaneyi tam okumadım bilmiyorum o yüzden bilgilendirebilirsiniz beni, çok tadında. Bir insan olduğu bilgisi çok gerçek. Tanrılarını sorgulaması, onlara kafa tutması, her şeye rağmen onların sözlerine sadık kalması, bir yanıyla her insan gibi acımasız olabiliyorken, bir yandansa vicdanıyla her şeyi sorgulayabiliyor. Bu olduğunda da felsefesi olması gerekiyor. Bunu da güzel yazmışlar bence bu yüzden karakter ne "ya abartmayın insan işte" dedirtecek kadar süper kahraman gibi, ne de "ne kadar salak bi adam" gibi bir cümle kurdurtuyor.
Genel olarak puanladığımda filmin kendisine 7/10, duygusal etkisine 9.5/10, Nolanın yapmasıyla işin yükselmesinden dolayı 9/10 olarak ortalama alınca 9 puan verilebilir ama en 9 olmayacak 9 puan bu Nolan filmi için. Sebebi de bahsettiğim gibi tamamen benim filmin temel hikâyesine dair duyduğum düşünce.
Hâlâ izleme şansınız varken sinemada izleyin derim. Etkisi çok daha size tesir edecektir.