Spoiler içeriyor
"Umut, çabayla buluşmadığı sürece yarımdı." İlk olarak büyük boy patates istedim ve büyük boy patates geldi. İlk kitabı okurken ve yorumlarken Lunu ve Hodbinin ortak olup birilerini devirdiğini oyunlar çevirdiğini görmek isterdim dedim ve ikinci kitap bununla doluydu okuması o…devamı"Umut, çabayla buluşmadığı sürece yarımdı."
İlk olarak büyük boy patates istedim ve büyük boy patates geldi. İlk kitabı okurken ve yorumlarken Lunu ve Hodbinin ortak olup birilerini devirdiğini oyunlar çevirdiğini görmek isterdim dedim ve ikinci kitap bununla doluydu okuması o kadar keyifli bir çift ki yatakta yuvarlanarak okudum onların sahnelerini.
Kitap o kadar akıcıydı ki 2 günde bitirdim. Liseden sonra hiçbir kitaba bu kadar dalıp da 2 günde bitirememiştim iyi geldi.
Konuşmak istediğim çok şey var uzun bir yorum olucak aslında.
İlk kitaptaki grubumuzun karakter gelişimleri ve ikili ikili dinamiklerin bu kitapta işlenmesi isabet olmuş ilk kitap hikayeye giriş ikinci kitapsa karakterlere giriş olarak yorumlanabilir. Ama karakterlerin gelişmesine giriş. Mesela Lunu vicdanıyla tanıştı ve bencilliğinden farkında olmasa da Hodbine olan duygularıyla biraz da olsa sıyrıldı. 2. Kitabın başında yediği ihanetlerle kaybolmuş olan Dante kendini buldu ama Arm kendini kaybetti.
Lunu ve Arm ın kardeşlik bağının zayıflamasını hiç sevmedim, Lunu enkaza çevirdiği kardeşiyle yüzleşebilirdi en azından ama son sahnede Arm onun için mühür toplamış ve her yerde aramıştı kardeşini o sahne beni çok duygulandırdı çünkü Arm'ın ondan vazgeçtiğini düşünüyordum.
Okurken kafamda Lunu&Arm ve Lunu&Hodbine değdi mi ortak editleri yaptım bile
Lunu ve Dante'nin sevdikleri adamın ihanetlerini onların hayal kırıklığına uğramalarını empatiyle okudum. Mlsf kurgusal da olsa erkek erkektir ve sadece hayal kırıklığına sebep olur.
Bu karakterlere yakın hissettim çünkü farklılıkları nedeniyle bulunduğu ortamlardan ortasında bile olsa hep dışında hisseden biri oldum.
İlk kitabı okurken tek hainin Beau olmadığını hepsinin kendi ailelerinden dışlandığını ya da bir şeklide koparılıp istenmediği bir hayata mahkum edildiğini, farklılıkları yüzünden toplumda kabul görmediklerinin farkındaydım, ikinci kitapta kendi seçim şanslarını yaratabilmek için hedefe odaklanmaları can başla çalışmaları ihanetleri kitaba adını veren tek bir hain olmadığını hissettiriyor. Grubun hepsi hain, dışlanmış ve istenmeyen.
En yakın zamanda üçüncü kitabını alacağım bu kitapta ikili dinamiklerin işlenmesini sevsem de grubun birbirinden bu kadar dağılmasını sevmedim ama üçüncü kitapta da toplanmayacaklarını tahmin ediyorum ve Beş beter'e Puhu'ya ne olduğunu merak ediyorum. Dante'nin ölmeyeceğinden eminim nedense.
İlk kitaba nazaran ikinci kitabı okurken daha çok keyif aldığımı söylemeliyim Lunu ve Hodbin ikilisinin bunda büyük bir payı var ulan Hodbin ihanet etmek zorunda mıydın?