Spoiler içeriyor
eveeeet, öncelikle söylemek isterim ki diziden saliha'yı, leylim'i, mihran'ı ve selma'yı çıkarınca dizi çok daha keyifli oluyor. özellikle ilk ikisinin etkin olmadığı bölümler çok daha keyifliydi. dizinin bu kokye ve yangın mevzusu gereksiz uzadı, özellikle de bu kadar basit bir…devamıeveeeet, öncelikle söylemek isterim ki diziden saliha'yı, leylim'i, mihran'ı ve selma'yı çıkarınca dizi çok daha keyifli oluyor. özellikle ilk ikisinin etkin olmadığı bölümler çok daha keyifliydi. dizinin bu kokye ve yangın mevzusu gereksiz uzadı, özellikle de bu kadar basit bir şey olduğu ortaya çıkınca insan "bu muydu yani?" diyor.
sıcak, samimi ve komedisiyle birlikte dramı da olan hoş bir dizi olmuş. senaryosu güzel olabilirmiş ama yapılamamış, elde olan da batırılmış. hikayeye iyi olarak sokulan yan karakterlerin kötü, iki yüzlü karakterlere dönüştürülerek hikayeden atılması mı yoksa ikide bir flashback vererek bıktırılan kolye ve yangın konusu mu daha kötüydü bilemedim.
öncelikle söylemek isterim ki bu dizinin en iyi karakteri altan'dır. herkesin içinde parıl parıl parlıyordu. onun dışında kıymet ve ailesi çok gerçek hissettiriyordu ve altan'dan sonra sevdiğim kişiler de onlardı, hakim de dahil. kardeş diyalogları, davranışları o kadar geçiyordu ki gerçekten bir ailenin içindeymişim gibi hissediyordum. o yüzden biraz boşluğa düştüm, onlara çok alışmıştım.
şu dizide, bu van konuları haricinde sevmediğim bir şey varsa o da esas karakterlerin kıskanması ve harekete geçmesi için getirilen yan karakterlerin önce gerçekten iyi insanlar olarak gelmesi ve esas karakterlerin birlikteliği için harcanması oldu. alya, cihangir ve aleyna, üçü de çok iyi insanlardı. hepsine hak verdiğim yönleri oldu. kim, evlilik hazırlıkları yaptığı kişinin geçmişten gelen eski nişanlısı gelse ve bu ondan gizlense bozulur. üstelik bu gelen eski nişanlı da öyle sıradan bir hikaye de değil, bir de üstüne oğlanın hâlâ duyguları var. alya'nın bölümlerin çoğunda haklı olduğunu düşünüyorum. senaristin bilerek kötü birine çevirdiği bölümler haricinde alya, selma konusunda haklıydı. ayrılsalar ayrılamadılar bile. kolyeydi, ayrılıktı derken sırf mihran ayrılıkta haklı gözüksün diye alya kötü birine dönüştü. aynısı aleyna konusunda da oldu. füsun ve feyyaz'ı bu konudan ayrı olarak sevsem de herkes çok kötü bir duruma girdi. özellikle de aleyna için kötü oldu. füsun'un yaşadıklarının aynısını yaşamış oldu. illa böyle yapılmasına, senaryonun böyle gitmesine gerek var mıydı, sanmıyorum.
cihangir de hikayeye katıldığında mihran'a fazlasıyla destek oldu, arkasında durdu, çok iyi biriydi. selma ve mihran için o da harcandı. mihran'ın emeğini çalmaya çalışan, hoşlandığı kızın kardeşine duyarsız ve ilgisiz biri yapıp kötü gösterdiler. senaryonun kötü gittiği, düzgün yazılamadığı zaten bu üç karakterin gelişinden ve gidişinden oldukça belli zaten.
ay ne kolyeymiş arkadaş ya, bııııkkkkktırdınız yemin ediyorum ya. 23 bölüm boyunca o kolye bir benim elime geçmedi. yok yangını kim çıkardı, yok yılan selma, yok uğursuz selma. bu diziyi bir daha izlersem eğer, bu en başta saydığım dörtlünün sahnelerini sürekli atlayacağım. bu zamana kadar atlasam da çok bir şey fark etmezmiş zaten. saliha'nın geçmişi konusu da aynı şekilde bıktırdı. saliha ne biçim, ne ruh emici bir karakter ya. istediği olmayınca hemen küsüp trip atıyor, insanlara zehir ediyor her şeyi. kendi istediği olmazsa insanların hayatınu mahvediyor. bu kadar da olmaz, bu kadar da bencil olmamalı insan. babalarının yaptıklarının bedelini niye çocuklar ödüyor, ne biçim insansın? senin babanla, selma'nın babası yüzünden hem senin hayatın mahvolmuş hem de senden sonrakilerin hayatı mahvolmuş zaten. bir de kendi entrikalarınla daha da mahvettin. alya'nın bu kadar ileri gitmesinin bir nedeni de sensin. madem hepiniz birbirinizi bu kadar çabuk affedecektiniz bunca bölüm niye saklambaç oynadınız da sustunuz ya? van'a döndüğü bölümden sonra dizi bir hafifledi ki... yerini mal leylim aldı. e tabii, ne yapsa cezasız kalıyor. kafeyi yakınca bir aferin denmediği kaldı, bir de şekerle ödüllendirir gibi üstüne düşülüp tek bir şey denmiyor. hatasını anlamayan, sonuçlarıyla yüzleşmeyen çocuk da mal mal anahtar saklıyor, kolye saklıyor, yetişkinleri yoruyor. zaten ya kaybolup bela açıyor ya da varlığıyla bela oluyor. çocuklardan soğudum bu çocuk yüzünden.
süre uzatmak için yazılan onca gereksiz sahne bir yana, bölümleri de peş peşe izleyince kafamda yemek ve tatlı isimleri yankılanır oldu wuspqmsjaoslak kalburabastı, çatal tatlısı, dibek, kelodoş sesleri kafamın içinde yankılanıp döne döne savruluyor.
dizinin adı güzel günler, dramdan güzel günleri zor gördük. tamam biraz ondan biraz ondan ama dramla bezemişsiniz bölümleri. özellikle de deprem sonrası bölümlerde komediden çok dram gördükçe içim bayıldı. televizyonda bu dizi yayınlandığı zamanlar zaten o süreçte insanlar kendi sıkıntılarından kaçacak yer ararken bir de televizyonda dram izleyince kim bilir nasıl baymıştır. o dönem birçok insan gibi benim de depremden direkt olarak etkilendiğim zamanlar oldu. eğer o zaman başka şehirde değil de ailemin yanında kalıyor olsaydım ve televizyondan kafamı dağıtacak bir şey izlemek için bu diziyi açsaydım bir süre sonra bırakırdım izlemeyi. yayınlanırken başka hangi diziler aktif yayınlanıyordu bilmiyorum ama insanların kaçış olarak izlediği diziden kaçması yeterince açıklayıcı olmuştur diye düşünüyorum. youtube yorumlarında da zaten bolca aynı tarz yorum var. onlar anlatıyor zaten, uzatmayacağım daha fazla bu kısmı. neyse.
selma'dan da mihran'dan da gına geldi. ikisi de mııııy mııııy mıııııy, tam birbirinize layıksınız hiç ayrılmayın, başkalarının da başına bela olmayın daha fazla. mihran da abartıldığı kadar aaasssla değil. annesini teyzesiyle kuzenlerinin başına bırakıp bırakıp -kalp krizi geçirdiği zamanda bile- ortalarda dolaşıyordu. bahsedildiği gibi düşünceli biri de değil. ne geçmişte ne de şimdilerde selma'ya karşı tavırları o kadar da düşünceli değil. hastanedeyken bırakıp gitmiş, yangın nasıl neden çıkmış hiç araştırmamış, arkasına bile bakmamış, daha atlatmaya çalışmadan yeni ilişkiye başlamış. alya'ya tavırlarında da aynıydı. hep bi mıy mıy konuşamaması, ıkınması yüzünden iyice sinir etti. cihangir'e de açıkça konuşsaydı işler o noktaya varmazdı bile. valla duman iyi kurtulmuş bunların elinden.
kıymet, füsun'un da dediği gibi evlat ayırıyordu, hiç kusura bakmasın. rüzgar esse füsun'a seslenip her şeyi ona yıkıyorlardı. varlığı, sadece işlere koşturunca ortaya çıkıyordu. çoğu zaman ona çok haksızlık edildi, özellikle de ailesi tarafından. ona en çok kızdığım nokta ise dolaylı yoldan bile olsa kendi yaşadıklarını başkasının da yaşamasına neden olmasıydı. bu konuda sadece füsun'un payı yok, asla, ama onun da payı var. feyyaz da ık mık edeceğine, daha kalbinde başkası varken ve onu atamamışken başkasıyla evlenmeye çalışacağına gözünü açıp neler oluyor diye bakmalıydı. onun bunun lafıyla hayat kurulmaz. onlar fark edene kadar her şeye çok geç kaldılar.
hakim'i başta biraz gıcık bulmuştum ama sonradan sevdim. kızlarıyla arasının iyi olmasına, barışmalarına da sevindim. başta kötü biriymiş, saçma sapan şeyler yapmış. en azından dersini alıp değişmiş ve telafi etmeye çabalamış. kıymet'in ve ailesinin her sorununda, olayında yanlarında oldu. bazen kızdırdığı olsa da yine de iyiydi.
altan'ın ve ailesinin sorununun bu kadar kolay ve çabuk çözülmesi beni biraz şaşırttı doğrusu. yine de sevindim kötü bir şey olmamasına.
atakan ara sıra komik bir karakter olsa da gün sonunda nasıl ataerkil ve zor biri olduğunu hep belli etti. o zamanlar çok itici oluyordu.
ayşim karakteri güzeldi. zaman zaman derin çok baskı kuruyordu ona, o yüzden derin'e çoğu zaman kızdım durdum. yine de sonunda iyi bir yola girdiler. ayşim'in amerika'ya gidebilmesine sevindim. derin'in o sakalını her ekrana geldiğinde kesesim geldi.
cumali bence çift maaşı hak etti, tüm zaman boyunca iki dükkana bakıp durduğu için.
o kadar çok nişan, düğün ve nikah oldu ki en sonunda geri kalan bekar çiftlerin de düğününü görmediğimiz bence iyi oldu. yeter artık yani wjdşwmsjqşdms
umarım füsun da şarkı türkü işlerinde iyi yol almıştır. menemenci artık onun olsa da asıl olarak gerçekten sevdiği yolda ilerlemesini isterim. bu yönde hayal ediyorum gerisini.
aklıma gelmişken, tonga kralının özel kaleminin oğlunun hiçbir koruma ve önlem olmadan öylece bir ailenin yanında kalması da biraz mantıksız olmuş whqşdmqkslwm süre uzatmak için konulsa bile sonraki bölümlerde bu konuya değinilmesi de iyi olmuş whdpwmsnslkd
eminim ki dizi devam etseydi bebek meselesi yüzünden daha çok kaos çıkardı, bir sürü olay olurdu. düşününce bile çıkacak olan kaosu gözümün önünde görebiliyorum ajdşwödjqldldk
bütün saçmalıklar, harcanan potansiyel -oyuncular ve aralarındaki uyum- bir yana, bu kadar çok uzatılmadan güzelce yazılsaymış çok daha keyifli bir iş çıkarmış ortaya. ne diyeyim, sağlık olsun. eksikliğini hissedeceğim. zaten uykum da geldi, daha fazla bir şey ekleyemeyeceğim. iyi geceler.