🌾 Film başrölümüz çavuş Neil Howie'nin kilisede verdiği vaazla başlıyor. Çavuş Summerisle adasında bir kızın aylardır kayıp olduğu ihbarını alır ve kızı bulmak için tek başına adaya gelir. Howie adaya vardığında ada sakinleri onu pek sıcak karşılamazlar ve ona yardımcı…devamı🌾 Film başrölümüz çavuş Neil Howie'nin kilisede verdiği vaazla başlıyor. Çavuş Summerisle adasında bir kızın aylardır kayıp olduğu ihbarını alır ve kızı bulmak için tek başına adaya gelir. Howie adaya vardığında ada sakinleri onu pek sıcak karşılamazlar ve ona yardımcı olmak için en ufak bir çaba bile sarf etmezler. Adada ki herkes kızı tanımadığını ve hatta bu kızın adada yaşamadığını iddia eder. Kızın annesi bile kendi kızını tanımamazdan gelir.
🌾 Adada ki tek gariplik bu da değildir. Çavuş adaya vardığında bı adanın Lord Summerisle adlı bir adamın özel mülkü olduğunu öğrenir. Adalılar ve Lord'u gözlemledikçe bu adalıların pagan inançlarına son derece bağlı olduğunu garip ve sapkın ritüeller yaptıklarını fark eden Neil bir de bunların üstüne ada halkının yalanlarını yakalayınca Willow isimli bu kayıp kızın aslında kaybolmadığından bir ritüele kurban gittiğinden şüphelenmeye başlar. Kendisi son derece dindar bir hristiyan olan Neil Howie'nin zaten ada halkına karşı olan önyargısı iyice pekişir ve kızı bulup kurtarma veya cinayetini açığa çıkarmak için adada kalmaya karar verir. Fakat ada halkının da çavuş Neil Howie'ye karşı planları vardır.
🌾 Filmde en çok hoşuma giden şey kesinlikle Lord Summerisle ve Çavuş Neil Howie'nin zıt fikirlerinin çarpışması oldu. Çünkü iki taraf da hem kendilerine göre haklı hemde ikiside son derece yobaz ve haksız. Lord Summerisle kendisine büyükbabasından miras kalan bu adayı yönetiyor. Zamanında büyükbabası bu adayı ucuza satın almış ve bu bereketsiz toprakları bilimsel bazı çalışmaları ve yerel halkı neşeli bir biçimde çalışmaya sevk eden ayrıca doğayı öven ve koruyan yeni pagan diniyle kapkındırmış bir nevi adayı adam etmiş. Tabi yeni gelen bu pagan dinden ve eski tanrı ve tanrıçaların yeniden canlanmasından rahatsız olan adada ki rahipler adayı terk etmişler. Böyle olunca meydan Lord Summerisle'a kalmış. Kendisi adanın tek yöneticisi ve pagan inançları, eğlenmeyi ve yeni tanrıları son derece benimsemiş bir pagan. Tabi bu yeni din kendisinin işine geliyor. Bu kadar inançlı olmasının da en önemli nedeni bu.
🌾 Çavuş Howie'i ise Lord'un tam zıttı. Kendisi inanclarına son derece bağlı bir Katolik hristiyan. Ayrıca devlete bağlı ve kanunların herkesin üstünde tutan bir polis memuru. Adaya geldiğinde ada halkının inançları ona son derece sapkın ve yozlaşmış geliyor. Adada çocuklara öğretilen değerleri aşağlıyor ve adalıların pagan inançlarını aşaglıyor. Bazı konularda haklı olsa da kendisi ada halkına karşı kendi kişisel inançları ve değerlerinden dolayı çok önyargılı ve bu önyargısı ve ada halkına karşı gösterdiği kibirli tavırlar sonrasında onun başına iş açıyor. Ve benim kendi kişisel fikrime göre çavuş Howie'i bazı konularda kendisine karşı son derece ikiyüzlü her ne kadar kabul etmek istemese de kendisi de sandığı kadar temiz kalpli ve masum bir insan değil bence tabi filmin sonunda başına gelenlere üzüldüm. Bu kadar kötü ve sapkın bir cezayı hak etmedi orası ayrı.
🌾 Son olarak filme genel yorumumu söyleyim. Özellikle açık hava sahnelerini, filmin genel atmosferini ve müzikleri çok beğendim. Bence folk horror türünde gayet başarılı bir film olmuş. Fakat filmi izlerken korkmayı yerinizden sıçramayı beklemeyin. Ben filmi gece bir buçukta izledim gene de korkunç bir film değil. Sadece filmde sürekli bir olay oluyor ve bu devamlı olay örgüsü sizi izlerken acaba az sonra ne olacak diye yerinize mıhlıyor.
🌾 Bence herşeyi topladığımızda türünün güzel ve başarılı bir örneği bu film ben şahsen izlerken keyif aldım. Zaten kısa bir film. Sadece biraz eski bir film olduğu için kamera açıları ve görüntü kalitesi biraz kötü ama bunları sorun etmezseniz keyifle izleyebilirsiniz.