Ölüm döşeğinde ve çok geç kalmışken yaşanılan ve beni içten yakalayan ayıkma anı: "... filozof arkadaşlarımızın genel fikir diye adlandırdıkları şeyin (kendimde) yokluğunu ölmeden az önce, gün batımında fark edebildim."
roubbamainsanların tartışmalarının çoğu muğlak, uydurulmuş terimlerden ve karmaşık/muğlak anlamlardan kaynaklanır; öyle ki, iki adamın sırf belirli terimlerin teyidi veya reddi…devamıinsanların tartışmalarının çoğu muğlak, uydurulmuş terimlerden ve karmaşık/muğlak anlamlardan kaynaklanır; öyle ki, iki adamın sırf belirli terimlerin teyidi veya reddi üzerine birbirleriyle çekiştiklerini ve birbirlerine düşman olduklarını görürsünüz.”
– Takıyyüddin İbn Teymiyye
4 days
Yanıtla
roubbamahem inanılmaz güçsüz ve aciz hissettiren hem de inanılmaz özgür hissettiren bir durum. profesörle illiyetini koparıp yalnızca bu kısım için…devamıhem inanılmaz güçsüz ve aciz hissettiren hem de inanılmaz özgür hissettiren bir durum. profesörle illiyetini koparıp yalnızca bu kısım için konuşuyorum. insan 'budur' diyince karakteri olacağı zannına kapılıyor ama o 'budur' anını yakalamak hiç de kolay olmuyor. kimlikler üzerine kat'i konuşan düşünürlerin hiç mi tutarsız, dürtüsel olmadıklarını merak ediyorum. bana hep öyle gelir ki bir şeyi düşünen zıttını da pek hayli düşünebilir. e o zaman seni benden farklı kılan ne oluyor? dünyayı algılayışın, zihnindeki tüm teoriler varlık dünyasında ne ifade ediyor? bir taş kaldırmak bin fikir üretmekten (salt zihinsel süreçlerde kalan) daha manalı geliyor. zaten öyledir de. herkes çok yalancı. kalpleri bilen yalnızca allah'tır. ne doğru. sevgiler yerini adım adım tiksintiye bırakıyor. inanılmaz sansürlü düşünüyorum.