Evet, sonunda bitti. Kitap, iki kısımdan oluşuyor. İlk kısım olan “mutlu yaşam üzerine”, bolca haz ve erdem arasında karşılaştırma ve çatıştırma içeriyor. Seneca bu bölümde sıkça kendisiyle çelişiyor, günümüz oligarkları ve tarikat şeyhlerinin zenginlik elde etmelerini meşrulaştıran ve onları cesaretlendirebilecek…devamıEvet, sonunda bitti. Kitap, iki kısımdan oluşuyor.
İlk kısım olan “mutlu yaşam üzerine”, bolca haz ve erdem arasında karşılaştırma ve çatıştırma içeriyor. Seneca bu bölümde sıkça kendisiyle çelişiyor, günümüz oligarkları ve tarikat şeyhlerinin zenginlik elde etmelerini meşrulaştıran ve onları cesaretlendirebilecek nitelikte zırva sözler sarfediyor ve oldukça samimiyetsiz düşünceler kaleme alıyor. Çevresinden duyduğu eleştirileri sarf eden insanları aşağılıyor, ikircikli ve çelişkili şekilde savunma yapmaya çalışırken debelenip duruyor. Sanki, bazı yanlışları bulunan insanlar, bir başkasının yanlışını eleştiremezmiş gibi. Hazzı sevenleri yerin dibine sokarken ve insanlara zenginliğin bir şey getirmediğini öğütlerken, kendi ve kendi gibi olan diğer bazı düşünür/filozofların, kendi öğretilerine ters şekilde zenginlik içinde yaşayabileceklerini savunuyor. Hatta bunun daha iyi olduğunu. O zaman kim senin sözünü ne için dinlesin? Mürit toplayıp sömüren bir şeyhden ne farkın kaldı? Bu düşüncelerini eleştirenleri ise yerden yere vurarak kendini daha da küçültüyor.
Açıkçası bu kısım kitaptan ve yazardan beni nefret ettirdi. Kitabı uzunca süre yarım bıraktım ve elime almadım. Ancak bugün, artık acı çeke çeke de olsa kitabı okuyarak bitirmek ve diğer kitaplara geçebilmek için kendime yeterli motivasyonu sağlayabildim.
İyi ki de sağlamışım zira ikinci kısım olan “yaşamın kısalığı üzerine”, daha ayakları yere basan, değerli tespitler ve nasihatler içeren bir bölümdü. Nitekim çoğunluğu bu sevdiğim bölümden olmak üzere bazı sözler şunlar:
“Bir şeyin peşinden gitmektense, çeke çeke götürülmeyi tercih etmek ne büyük bir deliliktir!”
(Bu benim de sıkça farkına vardığım ve eleştirdiğim bir şey. Hayatın herhangi alanında, iş yerinde, ailede, askerde eğer bir görev size verilmişse veya bekleniyorsa, bu görevi isteyerek gönülden yerine getirmek en iyisidir. Zira görevden kaçmanızın sonuçları çoğu zaman daha ağırdır ve çile çekerek yaparsınız.)
“Geceyi bekleyerek gündüzü, ışıktan korkarak da geceyi yitiriyorlar!” (Örneğin heyecanla beklediğimiz bir filmin, olayın çıkacağı/yaşanacağı günü beklerken, aradaki zamanı çarçur ediyoruz, yaşamıyoruz. İşten çıkacağımız saati, eve gitmeyi beklerken, işteki zamanımızı hayatımızdan eksiltiyoruz yaşamadan. Hayatımızın aşkıyla beraberken, ya bir gün ayrılırsak korkusuyla yaşıyor, güzel geçirmemiz gereken vakti korkuyla geçiriyoruz.)
“Mutluluğu korumak için başka bir mutluluğa ihtiyaç vardır.” (Hayatımızda ulaşmak istediğimiz bir şeyi elde ettiğimizde, yine rahat etmez, bu sefer de onu korumak için endişelenir ve çabalarız ve hayatımız bu döngüyle heba olur gider.)
İlk kısma olan puanım 3/10 iken, ikinci kısım 8/10 diyebilirim. Ortalama 5.5 dan 6/10 ile uğurluyoruz kendisini.