Fimi az evvel bitirdim, büyüleyiciydi. Öyle ki tüm bir film boyunca ruhumun ilmek ilmek büyülendiğini hissettim. 'Hissettim'; şu hayatta bizi bize hissettirebilen, hayatın ince ayrıntıları ile rast düşmek saâdet değil de nedir? Ben filme rast düşerken, film de muhteva yönüyle…devamıFimi az evvel bitirdim, büyüleyiciydi. Öyle ki tüm bir film boyunca ruhumun ilmek ilmek büyülendiğini hissettim. 'Hissettim'; şu hayatta bizi bize hissettirebilen, hayatın ince ayrıntıları ile rast düşmek saâdet değil de nedir? Ben filme rast düşerken, film de muhteva yönüyle birbirini tamamlayan iki farklı hayata rast düşmüştür. Nitekim filmin esas izleğini birbirinden habersiz farklı şehirlerde, farklı hayatlar sürmekte olan iki karakterin birbirlerinin hayatını, hayatın bir getirisi ile tamamlamaları oluşturur. Filmin muhtevası ile ilgili şöyle bir şey söylemek istiyorum: Film de bu iki karakter görünürde aynı olsa da ruhen vukû' bulan farklılıkları ile bir tamamlanma yaşarlar, bir bedenin tinsel bir evreye göç etmesi gibi. Film boyunca sarı ve tonlarını seyir ettiğim bir görsel şölen de yaşadım, pek sevgili yönetmen bey sayesinde. :)) Bu görsel şölen, hayatıma almak istediğim hârikulâde bir fon oluşturdu. Âh, ah... O müzik neydi öyle, hâlâ etkisindeyim. Filmle ilgili şöyle bir yorum okumuştum: Filmi altyazılı bile izlemenize gerek yok, gözlerinizi kapatıp izleseniz dahi film müziği itibari ile size çok şey yaşatır. Diyordu, en azından bu minvalde bir yorumdu. Her neyse.. Bu yoruma tüm bir zerremle hak verdim; misal vermek gerekirse ben bu müziğin dilini bilmiyorum, ne anlatıyor, neyi anlatma gayesi gütmüş tek bir fikrim bile yok. Fikrim olan tek şey dilini bilmediğim bu müziğin bana hissettirdikleri, bana tüm bir insanlık adına sunduğu yazgı. Ben filme de açılışını yapan ve tüm bir film boyunca göreceğimiz mistik yapıdaki bu müzik de, hafif bir bedene ağır gelen ruhun kıvranışını tadımladım. Âh, ah... Filmin barındırdığı esasen aynı olan her iki karakerden de büyülendim, her anlam da. Tarzları o kadar güzeldi ki.. Iréne Jacob, oyunculuğuyla, duruşuyla, o duru güzelliğiyle çok zarif bir hanımefendi. Sanki bu ve bu tarzda filmler için yaratılmış. Naçizane fikirlerim doğrultusunda, ruhumun da sevdiği o şiirsel durağanlıktan yola çıkarsam film benim için bir şölendi. Bir durağanlık girdabında yüzerken, hayatın süprizlerine tanık olmak isteyen herkesin izlemesini isterim bu filmi. Tabi o aynı durağanlığı seven herkesin :))
[ Film hakkında uzun uzuuun konuşmak istediğim bir sahne var ki -aslında açılış sahnesi için bile uzuun uzuun konuşabilirim de neyse- izlemek isteyenler için spoiler olsun istemem. Böylece filmin çoğu sahnesine ruhumun bulaştığını da belirtmiş olayım. ]