Şimdi bu diziyi izlerken açıkcası biraz rahatladım. Hani yaz dizisi izleriz de final yapacağı zaman mutlu sonla biter ya hah sevgi evlendiğinde ben de öyle bir sonları olur dedim. Yani nasıl olsa aile dizimi falan derken kendilerinde ve partnerlerinde olan…devamıŞimdi bu diziyi izlerken açıkcası biraz rahatladım. Hani yaz dizisi izleriz de final yapacağı zaman mutlu sonla biter ya hah sevgi evlendiğinde ben de öyle bir sonları olur dedim. Yani nasıl olsa aile dizimi falan derken kendilerinde ve partnerlerinde olan şeyin geçmişe dayandığını biliyorlardı bu yüzden de bir olumsuzlukla karşılaşınca bunu tatlı dille çözerler diyordum. Ama sonra Sevgi’nin hastalığı tekrar nüksetti ve evli mutlu çocuklu klişe yaz dizisi finallerinin devamı ifşa oldu. Kadın sen bu diş macununu neden ortasından sıkıyorsun der oldu mesela. İşte gerçek hayat bu. Biiyorum diziyle pek de alakası olmayan bir yerden girdim ama izlerken bile saçma gelen ve ikinci bölümde mi ne bırakmama neden olacak sahneleri bu anların varlığıyla tolere ettim.
Ta yedi kuşak geçmişimize kadar dayanmıyordur belki yaşadıklarımız ama iki kuşağı hatta üç kuşağı vardır. Sonuçta ben git gide anneme benziyorsam ve annem de anne ve babasının kırgınlığını ya da yansıttıklarını üzerinde taşıyorsa onlar da anne ve babalarından gördüklerini uyguladılarsa işte sonuç ortada ben. Ninem suda boğulmadı belki ama anneme davranışı onun bana davranışını etkiledi. Hani bir karikatür var büyük anne kızına kötü davranıyor kızı kendi kızına sonra kız kendi kızına seni seviyorum diyor. Böyleli bir şeydi anlatılmak istenense sana öyle davranılmış olabilir ama bundan sonrasını değiştirecek olan sensin. Henüz bir çocuğum yok ama ben olana kadar kendimi değiştirebildiğim ve geliştirebildiğim kadar geliştirmek istiyorum.
Bu arada son izlediğim netflix türkiye yapımlarından sonra murat sonerin yorumlarını izliyorum da abi sen izlediğine emin misin o yapımları hayır bariz yanlış söylediğin sahneler var. Bir de adamı izlerken geriliyorum sahneleri saçma sapan germeyi bıraksa keşke. Hayır babamdan azar işitiyorum sanki. İzlemicem diyim tekrar izliyorum ya bu adamı ağa dizlerine müptela halkım gibiyim.
Bilmeyenler için söyliyim örgü örerken arka planda türkçe bir şeyler izlemeyi tercih ederim. Alın bu bilgiyle naparsanız yapın🤭 ikinci sınıfta dekan yardımcısına yardım ettiğimiz bir an(ki ben okulda çalıştığım için oradaydım ay böyle yazınca havalı oluyo🤭) sen iki işi aynı…devamıBilmeyenler için söyliyim örgü örerken arka planda türkçe bir şeyler izlemeyi tercih ederim. Alın bu bilgiyle naparsanız yapın🤭 ikinci sınıfta dekan yardımcısına yardım ettiğimiz bir an(ki ben okulda çalıştığım için oradaydım ay böyle yazınca havalı oluyo🤭) sen iki işi aynı anda yapabiliyor musun?demişti. Bana değil arkadaşıma ben zaten yapabiliyor olsam arka planda alt yazılı diziyi de izler örgüyle ikisini aynı anda götürürdüm.
Evet gelelim yorumuma. Öncelikle 2018 yılı ne kadar uzakta kalmış ya. Halbuki on altı yaşında bebeymişim. Ve başrollerimizde bebelermiş. Zira Afra Saraçoğlu ve Mert Yazıcıoğlu da bu filmden sonra mı ne sevgili olmuş malumunuzdur ki ayrıldılar. Yani gelecekte izleyince şey oluyor sanki geçmişe dönebilecekmişim de o zamanki halime olanları anlatabilecekmişim gibi. Sahi öyle bir şey olsa kendime tasalanma derdim. Salak salak şeyleri kafana takma da derdim. Mal mısın kızım otur dersine çalış iyi bir üniversitede iyi bir bölüm kazan, kesin derdim. Ne salakmışım ki şu an imrendiğim bazı arkadaşlarım gibi net hedeflerim yoktu o zaman. Of neyse geçmiş geçmişte kaldı ama belki hala o yaşta olan bebe arkadaşlarımız vardır benden bir tavsiye olarak kalsın burada.
Şimdi fark ettiniz mi bilmem ama filmdeki özer karakteriyle orkun ışıtmak baya benziyor. Ay bana göre benziyor diyim dövmeyin. Ha bi de fark ettim ki bu ikilinin ayrılmasına dertlenmekten bir de geçmişime üzülmekten başka yazacak bir şeyim yokmuş filme karşı zaten seksen yıl önce falan çekilmiş. Olm ortada daha pandemi diye bir şey yokmuş lan. Nasıl olabilir böyle bir şey 2019 öncesi napiyoduk biz?!
Spoiler içeriyor
Greys anatomy İzzie var diye izledim. Hoş sürekli oradaki ismini de unutuyorum ya bahsederken tekrar bir google baktım. Şimdi fark ettim orijinal ismi de tam çevirilmemiş oysa filme daha uygun bir isim. Neyse ben Tess’in annesinin gelinliğini giymek zorunda olmasına…devamıGreys anatomy İzzie var diye izledim. Hoş sürekli oradaki ismini de unutuyorum ya bahsederken tekrar bir google baktım.
Şimdi fark ettim orijinal ismi de tam çevirilmemiş oysa filme daha uygun bir isim. Neyse ben Tess’in annesinin gelinliğini giymek zorunda olmasına takıldım. Çoğunluk hayatında bir kez evleniyor ve döneme uygun, tarzına uygun bir gelinlik giymek yerine annesinin yıllar önceden kalma gelinliğini giymek istememsi normal. Ha bu jane’nin hayali olabilir ona bir şey diyemem. Gelinliğin orijinal formunu bozması bence de sinir bozucu ve düşüncesizce ama dediğim gibi onun kendi istekleri de olabilir ve zaten Tess’in karakteri öyle.
Açıkcası çok basit klişe bir filmdi ama ben bu sefer çekenlerin kötü olarak görmemizi istediği kişiler tarafından da bakmak istedim. Klişe olduğu ve filmin sonunda her şey tatlıya bağlanacağı için bu isteğimi tam da yerine getiremedim. Hani Tessle uzun süre küs kalsalardı Tess hala gıcık kardeş olarak gösterilseydi bir nebze klişeyi aşmış olurdu.
Ay ayy bitti sonunda! Hepinizde suç var abi kimse bu yüzden eksiklenmesin. Ve merak etmeyin birinizin diğerinden kalır yanı yok! Mesela dextercığımız neden üçlemeciyi vakti zamanında öldürmediği için Rita’dan olduğunu unutup yine ve yine ailesine tehdit oluşturan başka tehlikeli bir…devamıAy ayy bitti sonunda!
Hepinizde suç var abi kimse bu yüzden eksiklenmesin. Ve merak etmeyin birinizin diğerinden kalır yanı yok!
Mesela dextercığımız neden üçlemeciyi vakti zamanında öldürmediği için Rita’dan olduğunu unutup yine ve yine ailesine tehdit oluşturan başka tehlikeli bir katili sağ bırakma gafletine düştü. Hayır adamı yakalamışsın sandalyeye yatırmışsın öldürsene! İşin ya bu hani. Yok illaki her öldürmeye kalktığı katilde kendine ders çıkaracak, ben de bunun gibiyim falan filan diyip istemediğimiz o sonu hazırlayacak bize. Al noldu debra diye biri kamadı hayatımızda yüzsüz gibi bir de yeni sezonlar çekmişsiniz, aferin.
Harry görmeye de tahammülüm yoktu açıkcası. Pişmiş kelle gibi yaptığı marifetmiş gibi dexter’ın iç sesi olarak karşımıza çıkarıyorlardı bir de. Babana bile güvenmeyeceksin lafının ölüp de hayalet olarak can bulmuş halisin Harry bi sal len şu çocuğu.
Harrisonun maviş gözlü bir bebeden kahverengi gözlü bir çocuğa dönüşmesini konuşmak istemiyorum ama dikkatimi çeken ufacık ayrıntılardan biri olarak dursun burada.
Rita ölene kadar ona sinir oluyordum dexter’in önünde bir engel gibiydi ama gel görki senaristinden dexterine herkes onun öyle olduğu düşünmemizi istiyordu ve öldüğünde de varlığının kıymetini anlamış olacaktık.
Ay bak ufak ayrıntılar derken debra’nın psikoloğuna olan kızgınlığımı yazmayı unutacaktım neredeyse. Abi kızın aklında dextere karşı aşk maşk beslediğine dair bir fikir yokken eşeğin aklına karpuz kabuğu sokmak misali ona bu düşünceyi aşılıyor. Allahtan aralarında ilişki olmadı ya hayır üvey kardeş dahi olsalar beraber büyüdü lan bunlar başlatmayın aşkınıza.
Şimdi gelelim bazı sahnelerini başa alıp alıp izlediğim Miguel’e. Eskiden tanıdığım birine o kadar çok benzetiyorum ki yaşlanmış halini merak etsem Miguel’e bakmam yeterli. Onunla ilgili daha çok şey yazacaktım olduğu sezonu izledikten sonra yazacaktım hatta ama tuttum kendimi şimdiyse yazacak bir şey bulamıyorum.
Daha yazacak çok şey vardır belki ama şu anlık izleyenlerin yorumlarını okumak istiyorum sadece. Bir de diziyi izlerken çok spoi yedim ve o sahnelerin gelmesini bekleyerek izledim. Spoi yememek mümkün değildi google dexter yazsam debra’yı kim öldürdü falan diye başlıklar çıkıyordu🙄Sezonları izledikçe bazı tekrar eden konuları da fark etmeye ve geri kalan sezonları öyle izlemeye başladım. Mesela her sezon illaki bir katilin olacağı, dizide yer alan her kişinin muhakkak devam eden bir rolü olacağı hatta önemli bir rolde olacağı gibi gibi.
Ve yazımı bitirirken izlediğim ve bazen sinir olduğum bazen de sinir olurken kahrolduğum her dizi ve film için annemin söylediği o sözle bitirmek istiyorum. Film icabı!
Ayh. Senaristi de genç mi bari? Hani çünkü bir grup genç bir araya gelip romantik film çekmiş gibi. İnternette yorumlara bakarken bu video çeken çocuğun gerçekte de öyle bir tip olduğunu öğrendim. Mahalle abisi tarzındaki liseli gencimiz de aynı öyle…devamıAyh. Senaristi de genç mi bari? Hani çünkü bir grup genç bir araya gelip romantik film çekmiş gibi. İnternette yorumlara bakarken bu video çeken çocuğun gerçekte de öyle bir tip olduğunu öğrendim. Mahalle abisi tarzındaki liseli gencimiz de aynı öyle instasını stalkladım. Böyle cımbızla seçmişler filmdeki bu tiplemeleri gerçek hayattan. Ama sevmiyorum ben ya böyle herkese racon kesen tiplerin filmin sonlarına doğru takdir edilesi bir tip çıkmasını. Abi bu insanlar normal değil mahallelerindeki ya da sınıflarındaki insanlar bu tiplerden zorbalık görüyor ama gelgelelim bizim filmlerde hala bu insanlar normalleştriliyor havalıymış gibi yansıtılıyor. E sonra nolduğunu izliyoruz kaç yaşındaki çocuklar bir diğerini öldürüyor. Suçlu aramaya gerek yok!
Filme hiç gelesim yok bir kere sona öyle hızlı geçiyor ki yüz körlüğü diye bir şey gerçekten var mı araştırasım bile kalmadı. Belki farklı bir senaryoyla pek de bilinmeyen bir rahatsızlığa dikkat çekilebilirdi ama bu şekilde değil. Başroldeki erkeğin sesi de bir garip, dublaj vari. Daha önce kalk gidelimde izlemiştim ama unutmuşum. Helin Kandemir’inse iyi ilerlediğini düşünüyorum birçok film ve dizide görüyoruz. Neyse zaten pek oyuncular hakkında yorum yapmam beni oyunculukları ilgilendirir🤭
Hiç gönderi girilmemiş bu biraz üzdü. Sanırım çok sıradan üzerinde konuşulmaya değmeyecek görülmüş. Konusu neydi diye sorsak izleyenlere mırın kırın ettirir ortada konu yok. Tam sevgililer gününde ya da ona yakın eklendiği için izledim. Şöyleki o dönem kim popülerse oyuncu…devamıHiç gönderi girilmemiş bu biraz üzdü. Sanırım çok sıradan üzerinde konuşulmaya değmeyecek görülmüş. Konusu neydi diye sorsak izleyenlere mırın kırın ettirir ortada konu yok. Tam sevgililer gününde ya da ona yakın eklendiği için izledim. Şöyleki o dönem kim popülerse oyuncu olarak onu katmışlar filme. Oyuncuların hepsi çekildiği yıllarda mı popülerdi emin değilim ama benim gibi yabancı oyuncu fazla tanımayan birinin bile(dur bir hesaplayayım) beş oyuncuyu bildiği bir filmin amacı kesinlikle popüler oyuncularla izlenme elde etmek olmalı. Gerçi doktorların asıl versiyonundaki iki adamı bilmeden önce izleseydim bu kadar emin konuşamazdım.
Boş bir film ama tahmin edemediğim yerleri de oldu. Mesela uçaktaki kadının çocuğun annesi olduğunu ya da uçaktaki adamın sevgilisini tahmin edemedim. Etmemizi de pek beklediklerini sanmıyorum bu durum üzerine kurulmamış çünkü.
Neyse ilk gönderi benden ama izlemeye geç kalmışım. Üzülünecek bir durum mu, hayır. Daha izlemediğim nice film var onlara dair karman çorman yorumlarımda görüşmek üzere.
Spoiler içeriyor
Kitabını okumadım bu yüzden de sanki eleştirmeye hakkım yokmuş gibi hissediyorum. Hani karakterlere laf etsem kitapta da öyle olduğu, kurguyu beğenmesem kitaptakine bire bir uyulduğu, Kemalin takıntısını ele alsam kitapta anlatılmak istenenin tam olarak o olduğu söylenecekmiş gibi geliyor. Yani…devamıKitabını okumadım bu yüzden de sanki eleştirmeye hakkım yokmuş gibi hissediyorum. Hani karakterlere laf etsem kitapta da öyle olduğu, kurguyu beğenmesem kitaptakine bire bir uyulduğu, Kemalin takıntısını ele alsam kitapta anlatılmak istenenin tam olarak o olduğu söylenecekmiş gibi geliyor. Yani bana bunlarla gelinse diyecek bir lafım kalmaz ama ben yine de yazacağım. Çünkü aşk sanılanın aslında tam olarak takıntı olduğunu da bilirim.
Altı yedi bölüm güzel aktı ama son iki bölümde konuşma olmayan yerleri sardırarak izledim. Hani aşk kavuşamamaktır ya dram dizilerinde, bir yerden sonra acaba ne olacak da kavuşamayacaklar diyerek izlemeye başladım hatta kitabın mutlu sonla bitip bitmediğine bakasım geldi. Bitmiyormuş. Bitmemeli de zaten yoksa izlenir neyi kalır ki? Hayatta da aşkın kavuşamamak olduğunu deneyimlemek vardır mesela.
Kemalin olayının takıntı olduğunun hepimiz farkındayız biri buna aşk dese şöyle ayıplayarak yarım ağız gülerim. İşte tam burada kitabı okumadığım için emin olamadan bir şey söyleyeceğim. Eğer sandığı gibi bir dikkati olsaydı Kemalin, o küpeleri fark ederdi. Ederdi diyorum çünkü neredeyse onu gören onunla aynı ortamda bulunan eşyaları bile araklayacak biri nasıl olur da kendi eliyle koyduğu küpeyi fark etmez? Ama işte aslında fark edip bir şey söylememiş de olabilir.
Füsuna gelecek olursam ne düşünüp de kemale uydu merak ediyorum. O gün Kemal dükkana geldiğinde aklından ne geçiyordu ya da Merhamet apartmanına davet edildiğinde ve oraya gittiğinde dahası gitmeye devam ettiğinde. Merak ediyorum çünkü hayallerini yaşayamadığını söylüyor ama Kemal olmasaydı nasıl yaşamayı umuyordu o hayalleri. Ya da Ferudun girmese hayatına oyuncu olmayı yine de istiyor muydu? Kitabı okuyanlar tarafından eleştirilerim yersiz görülecekmiş gibi geliyor ve geriliyorum.
Kemali ve hissettiklerini de tek tek açıklayasım gelmedi hiç. Takıntı dedik ama üstünü de kapatamıyorum.
Ha bir de Kürk Mantolu Madonna’yı da çekseniz ne güzel olur. Onun kitabını okudum bak ama üzerinden baya zaman geçti. okurken hislerim taze olduğu için içim baya acımıştı şimdiyse kabuk bağlamış bir şeyin üzerinden izliyorum ya da okuyorum.
Uzun zamandır bir film ya da dizideki karakterlere sinir olmamıştım meğerse türk dizisi izlemiyormuşum ne zamandır! Şimdi ülkemi herhangi bir konuda kıyasa dahil etmek haddim değil ve kendim de dahil kimseye yakıştırmadığım bir şey. Ama Allasen Mehmet’in olur olmadık yerdeki…devamıUzun zamandır bir film ya da dizideki karakterlere sinir olmamıştım meğerse türk dizisi izlemiyormuşum ne zamandır! Şimdi ülkemi herhangi bir konuda kıyasa dahil etmek haddim değil ve kendim de dahil kimseye yakıştırmadığım bir şey. Ama Allasen Mehmet’in olur olmadık yerdeki triplerine, gerçekten eşi olmasa bile rol icabı evli olduğunu bir kenara bırakıp Esra’nın pohpohlamalarına kanmasına, Savaş’ın diziyi aşırı geren rolüne, Meltem’in sinsi gülümsemelerine ve bu çocukların özel güçlerini dizinin şu anki bölümüne kadar(11) kullanmamasına nasıl sinir olmayayım? -Tilki ve Aylin’i hariç tutarak tabii- Ya Zeynep akıl okuyabiliyor ama sanırım nasıl ki diğerleri istedi mi yapıyor bunun da öyle ki Savaş denen herifin yanından falan geçince hiç heyallamıyor onun düşüncelerini ya da Esra hocanın. Abi insan garipsiyor ya. Hani hayalini kurardık ya bir özel gücümüz olsa ne yapardık falan hah işte sizin var kullansanıza olm Savaş gibi.
Diziyi ilk izleyişim değil çıktığı yıl da izledim. He tabi o zamanlar on bir yaşında bir bebeydim ve babam izin vermezdi izlememe. Hey gidi yaşlandım lan. Bugün kuzenim beni genç kızdan saymadı aşk olsun, onun saymamasına değil de ortamdaki diğer genç kız bireyin bunu yüzüme vurmasına alındım. Neyse ben de böyle bir insanım, burayı günlük olarak da kullanan nir insanım. Bi de bu akraba tayfa sessiz sakin sanar ya, sen beni hiç doğal ortamımda gördün mü, görmeye layık oldun mu da beni sessiz sakin olarak tanımlıyorsun ve bu yönümü görünce şaşırıyorsun?🤭
Hmmm Nasıl başlasam bilemedim. Bu filmin öncesinde de Hazine filmini izlediğim için hiç bu tarz film izlememiştim diye de başlayamıyorum. Yalan yok aynı hazine filmi havasında olacak oyuncular birbirlerini vuracak diye bir korktum. Sevmiyorum öyle ağır depresif filmleri dün hatta…devamıHmmm
Nasıl başlasam bilemedim. Bu filmin öncesinde de Hazine filmini izlediğim için hiç bu tarz film izlememiştim diye de başlayamıyorum. Yalan yok aynı hazine filmi havasında olacak oyuncular birbirlerini vuracak diye bir korktum. Sevmiyorum öyle ağır depresif filmleri dün hatta hazine filminin başlarını izledikten sonra başıma bir ağrı girdi. Chate göre ben ters köşe filmleri seviyormuşum ama onlar da içinde iyi ve kötü ters köşe diye ikiye ayrılıyormuş. Bana önerdiği filmleri izlemedim. Gerçi doğru düzgün film ve dizileri bu tarz filmleri beğendiğimi fark ettikten sonra önerdi.
Mesela daha the sixth sense izlemedim. Şimdi birkaç gündür hatta baya zamandır ne izliyorsam arkada çalsın diye izliyorum. Bir şeyler örerken falan. Yoksa aslında dexter izliyordum ama hem yabancı yapımları çeviri izlemek istemediğim için hem de bu dizinin çevirisi izlediğim yerde olmadığı için bizimkilere bakayım dedim.
Şimdi kendimle alakalı detay bilgileri buradan itibaren atlıyorum. Başta mutlu bir şekilde otelde çalışan bir çift görüyoruz. Ve tarile gelmiş bir diğer çiftimiz var. Bu çift hayatlarına renk gelsin diye köylü gördükleri diğer çifti taklit ederek yakınlaşıyor. Off özet geçmeyi hiç sevmiyorum ya zaten izlediyseniz anladınız canım. Hani biz şehirli insanlar köylü insanların birbirleriyle hiç yakınlaşmadığını falan sanıyoruz ya biraz da oraya değiniyor gibi. Tamam benim yorumum bu kadar. İyi ki arkada çalsın diye açmışım odaklanarak akmazdı benim için.