"Her insan kendini eğitmek zorundadır; çünkü en büyük düşman, kontrolsüz bir zihin, eğitilmemiş bir karakter ve alışkanlıkların kölesi olmuş bir ruhtur." Seneca
... Cemal KUTAY Türkçe İbadet Hristiyan misyonerliği bizim bugünkü acınacak çaresizliğimizin devamı için Arap kültür emperyalizmiyle kolkola, içiçedir. Atatürk Mevlana'ya hayrandı. Milli mücadelenin buhranlı günlerinde yanında yer almış iki şahsiyet: Abdülhalim Çelebi, Veled Çelebi. İkisi de Mevlana'nın öz torunlarıydılar. Abdülhalim…devamı... Cemal KUTAY Türkçe İbadet
Hristiyan misyonerliği bizim bugünkü acınacak çaresizliğimizin devamı için Arap kültür emperyalizmiyle kolkola, içiçedir.
Atatürk Mevlana'ya hayrandı. Milli mücadelenin buhranlı günlerinde yanında yer almış iki şahsiyet: Abdülhalim Çelebi, Veled Çelebi. İkisi de Mevlana'nın öz torunlarıydılar.
Abdülhalim Çelebi Millet Meclisi'ne Konya milletvekiliydi.Hayati kararlar alınırken Meclis başkanlığı'nda olmasını dikkat edilecek kadar şahsiyet sahibi bilgili bir insandı .Türk lehçeleri üzerinde kürsü sahip olacak değere sahipti. Atatürk'ün kendisine özel sevgisi saygısı vardı. Soyadı kanunun çıktığında Mustafa Kemal onun bu yapısını İZBUDAK soyadıyla tescil etti Türk ocaklarının kuruluşunda vazife olan ilk din adamıdır Divan-ı Lügat-ı Türk'ü ve Besim Atalay'la birlikte bugünkü dilimize o çevirdi. Hayatının son yıllarında bütün Türk lehçelerini derleyen birleştirici bir yol üzerine çalışıyordu.
Mevlânânin eserlerini Farsça yazmıştır. Amacı Farsça'yi hiçbir İranlı şairin, kendisi kadar anlam genişliği içinde kafiyeleştiremeyeceğini göstermiş olmak için... Mustafa Kemal Mevlana'nın bu tercihini torunlarına sormuş ikisi de şu dörtlüğü hatırlatmışlardı:
Yabancıyım sanmayın,köyünüzdenim hem de,
Evimi arıyorum sokak sokak çevremde,
Soğuk yüzlüyüm ama, hiç de düşman değilim. SOYUM HALİS TÜRK SOYU: Hind'çe sözler desem de.
Bir insan topluluğunun Ümmet olmaktan kurtulup Millet olabilmesi için vazgeçilmez zerre ödülü tanımaz şartı: DİL yeterliliği ve bu yeterliğin hürriyet, istiklal, özgürlük, uygarlığının da temel dayancı olabildiği mutluluk düzeyini erişmesidir. Bu yolda emek verecek durumda olanların da mazereti olamaz hiçbir mazereti...
"Arapça isteyen Urban'a gitsin,
Acemce isteyen İran'a gitsin,
Frenkçe (Batı dilleri) isteyen Frenkistan'a gitsin,
Ki biz Türk'üz, bize Türkçe gerektir."
Bir insan içinde neyi taşıyorsa, başkasına onu aktarır. Yetersizlik yaşayan, küçümser. Değersizlik hisseden değersizleştirir. Yetinemeyen, sürekli eleştirir. Öfke taşıyan, suçlar durur. Utancı olan, başkasını utandırır. Sevgi taşıyan, sevgisini hissettirir. Tutkuları olan, hayalleri olanı destekler. Kim sana ne veriyorsa, kaynağı kendisidir.…devamıBir insan içinde neyi taşıyorsa, başkasına onu aktarır.
Yetersizlik yaşayan, küçümser.
Değersizlik hisseden değersizleştirir.
Yetinemeyen, sürekli eleştirir.
Öfke taşıyan, suçlar durur.
Utancı olan, başkasını utandırır.
Sevgi taşıyan, sevgisini hissettirir.
Tutkuları olan, hayalleri olanı destekler.
Kim sana ne veriyorsa, kaynağı kendisidir.
İnsan insanın aynasıdır.
Mevlâna'nın da dediği gibi;
"Bir insanın baktığı sensin ama gördüğü kendisidir."
Testinin içinde ne varsa, gün gelir dışına mutlaka sızar.
Diyelim yağmura tutuldun bir gün Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek Öbür yanda güneş kendi keyfinde Ne de olsa yaz yağmuru Pırıl pırıl düşüyor damlalar Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın Dar attın kendini karşı evin sundurmasına İşte o evin kapısında bulacaksın…devamıDiyelim yağmura tutuldun bir gün
Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek
Öbür yanda güneş kendi keyfinde
Ne de olsa yaz yağmuru
Pırıl pırıl düşüyor damlalar
Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
Dar attın kendini karşı evin sundurmasına
İşte o evin kapısında bulacaksın beni
Diyelim için çekti bir sabah vakti
Erkenceden denize gireyim dedin
Kulaç attıkça sen
Patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan
Ege denizi bu efendi deniz
Seslenmiyor
Derken bi de dibe dalayım diyorsun
İçine doğdu belki de
İşte çil çil koşuşan balıklar
Lapinalar gümüşler var ya
Eylim eylim salınan yosunlar
Onların arasında bulacaksın beni
Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya
Çakmak çakmak gözleri
Meydan ya Taksim ya Beyazıt meydanı
Herkes orda sen de ordasın
Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından
Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim
Özgürlüğe mutluluğa doğru
Her işin başında sevgi diyor
Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili
Bi de başını çeviriyorsun ki
Yanında ben varım
*Bir kadın aşık olmadığı bir erkekle karşılaştığında, onu anasi babası nasıl yapmışsa öyle görür. Aşık olduğu erkeğe baktığında, Tanrı onu nasıl yapmışsa öyle görür. Artık aşık olmadığında, bir masa, bir sandalye görür..." :)) Marina Tsvetaeva
“Bütün yara izlerini bir güzellik olarak görmeliyiz. Tamam mı? Bu bizim sırrımız olsun. Çünkü, tecrübelerime dayanarak söylüyorum, ölürken yara izi olmaz. Yara izi "Ben kurtuldum", demektir.” Chris Cleave