Hani bir kitap okursun ya ve hiçbir şey bir daha eskisi gibi olmaz. İşte o kitapla karşınızdayım. Bugüne kadar karınca kararınca tasavvuf hakkında okudum, araştırdım. Ama tasavvufun tabiri caizse hiç bu kadar cuk diye oturan bir anlatımına rastlamadım. Bu kitabı…devamıHani bir kitap okursun ya ve hiçbir şey bir daha eskisi gibi olmaz. İşte o kitapla karşınızdayım.
Bugüne kadar karınca kararınca tasavvuf hakkında okudum, araştırdım. Ama tasavvufun tabiri caizse hiç bu kadar cuk diye oturan bir anlatımına rastlamadım. Bu kitabı okuduktan sonra birçok meselenin ötelerde değil, bizzat halihazırda çözüldüğünü görecek ve hayretler içinde kalacaksınız. Hakikatle yüz yüze gelecek ve kaçamayacaksınız.
Fakat bir ön şart var: Sonuna kadar sabredeceksiniz. 600 küsür sayfalık hacimli bir kitap. Tefekkür şeması adı verilen çizimler işinizi kolaylaştıracak. Yazarın 28 tane sohbetinden oluşuyor kitap. Bazı konular çok defa tekrar ediyor gibi gelecek. Bunun, konunun pekişmesine binaen öyle olduğunu okudukça anlayacaksınız. Çünkü "okudum, geldi geçti" diyebileceğiniz bir kitap değil. Dedim ya biiznillah hayatınız değişecek...
İyi okumalar...
📌 Birkaç Alıntı
🌟 Hakikat Yolcusu Talip için, bu yolun ilmini üç basamakta incelemek mümkündür. Bu basamaklar; 1. “Tanrı” İlmi, 2. “B” İlmi, 3. “EhadüsSamed” İlmi diye isimlendirilebilir. Tanrı İlmi öğretisinin talipte, geri dönüşsüz özellikte bir hayat tarzı hali-ne gelmesi, diğer basamakların anlaşılabilmesi ve yaşanabilmesi için olmazsa olmaz bir şarttır. “Vehmin Zulmeti şartlarında Nefsin Şerri program” gereği “Sözde Tanrılık İddiası” ile dünyadaki yaşantısına başlayan insan, hakikate talip ise, Tanrı İlmi onun en öncelikli meselesidir.
🌟 “Ben Varım” demek kendine kimlik vermektir. “Ben varım” diyerek kendine bir kimlik veriyor. Sonra da “Ben Allah’tan müstakil bir varlığım. Müstakil düşüncem, müstakil iradem var, kararlarımı kendim veririm” diyor. İnanıyorsa “Allah var, ben de varım” diyor, inanmıyorsa “Varım” diyor. Böylece ikisi de MÜSTAKİL BİR KİMLİK oluşturuyor. İşte bütün mesele budur; “Ben de varım” demek, Allah’tan ayrı bir varlık, bir kimlik oluşturmak!
🌟 Kendisini tanrı edinenlerin, kendisini tanrı ilan edenlerin yeridir CEHENNEM. Efendimiz böyle diyor. “Ben kendimi tanrı ilan etmiyorum, ben tanrıyım da demiyorum” derseniz yanılırsınız. Kendini tanrı ilan etmek; “Allah dışında, Allah’tan başka ben de varım” demektir, “Ben de düşünebiliyorum, ben de karar verebiliyorum, benim de gücüm var” demektir.
Balkan göçmeni bir adamın oğlunun ve torununun hikâyesi. Oradan oraya sürüklenen hayatlar, yarım kalmışlıklar, buruk duygular... İyi okumalar... 📌 Birkaç Alıntı 🌟 Ancak hayat dediğin nedir ki? Anlaşılmaz bir sır. Kurduğumuz düzen hep öyle sürüp gidecek sanırız. Birden ip kopar,…devamıBalkan göçmeni bir adamın oğlunun ve torununun hikâyesi. Oradan oraya sürüklenen hayatlar, yarım kalmışlıklar, buruk duygular...
İyi okumalar...
📌 Birkaç Alıntı
🌟 Ancak hayat dediğin nedir ki? Anlaşılmaz bir sır. Kurduğumuz düzen hep öyle sürüp gidecek sanırız. Birden ip kopar, ışık söner, her şey darmadağın olur.
🌟 Kalbin umutla dolsun
Dilerim yüzün gülsün
O mavi kolye bende
Ebedi hatıra kalsın
🌟 - Beni düşünme. Benim ömrüm böyle geçti. Nereye gideceksin?
- Bilmiyorum.
- İyi... Bilmemek en iyisi.
İlk kitapta tevekkül ve tefekkür odaklı bir anlatım varken bu kitapta niyet odaklı bir anlatım var. Yazar, anlatımını yine bilindik kıssalarla pekiştirmeye çalışmış. Bu kitapların asıl gücünün etkileyici adında ve yazarın okurla kurduğu sıcak diyalogda olduğunu düşünüyorum. İyi okumalar... 📌…devamıİlk kitapta tevekkül ve tefekkür odaklı bir anlatım varken bu kitapta niyet odaklı bir anlatım var. Yazar, anlatımını yine bilindik kıssalarla pekiştirmeye çalışmış. Bu kitapların asıl gücünün etkileyici adında ve yazarın okurla kurduğu sıcak diyalogda olduğunu düşünüyorum. İyi okumalar...
📌 Birkaç Alıntı
🌟 Vakit dolmadan Allah’ın yazdığı, uygun gördüğü tecelli etmez. Sen bu vakte sabır göster ki arada geçen zaman ibadete dönsün.
🌟 Kul, işine göre değil Rabb’ine göre hareket ederse, Allah da onun mükâfatını dostluğu olarak verir.
🌟 Sık sık ölümü hatırla, ölümü hatırlamak kalbi yumuşatır. Her şeyin yok olacağını bil ve kalbine yoklukta karar kılacağını bildir. Ona dünya facialarını ve musibetlerini tek tek göster. Zamanın şiddetini ve kükreyişini, gece ve gündüzlerin aleyhine çevrildiğini düşün, hatırla ve hatırlat.
Tasavvuf ve psikolojiyi harmanlayan bir kitap. Yazar, anlatımını neredeyse herkesçe bilinen hikâyelerle destekleyerek özetle sorunlarımızı tefekkür ve tevekkülle aşabileceğimizi öğütlüyor. İyi okumalar... 📌 Birkaç Alıntı 🌟 Zihnin seni bir tartışma anında devamlı dışarıya odaklı tutmasındaki amaç, seni kendi kaynağından uzaklaştırmaktır.…devamıTasavvuf ve psikolojiyi harmanlayan bir kitap. Yazar, anlatımını neredeyse herkesçe bilinen hikâyelerle destekleyerek özetle sorunlarımızı tefekkür ve tevekkülle aşabileceğimizi öğütlüyor. İyi okumalar...
📌 Birkaç Alıntı
🌟 Zihnin seni bir tartışma anında devamlı dışarıya odaklı tutmasındaki amaç, seni kendi kaynağından uzaklaştırmaktır. Çünkü sen dışarıyı suçlamayı bırakarak bir kez içine dönersen, kaynağından yükseleni bulursan artık zihnin tüm hilesi son bulur, ego bir anda buhar olur.
🌟 Tüm düzen senin adına vardır, senin ne kadar değerli olduğunu bilirler. Sen hâlâ kendini değersiz mi hissediyorsun? Halen zihnin (nefsin) bu nifak tohumlarını ekmesine mi kanıyorsun? Allah değersiz bir şey yaratır mı hiç? Allah lüzumsuz bir şeyle uğraşır mı? Allah seni değerli görüp yaratmışken sen kendini nasıl değersiz görebilirsin?
🌟 Sorunlar yaşıyorsun, çünkü Allah’la uyumlu değilsin! Senin tüm sorunun, O’nun “ol” diyerek karşına çıkardığı olaylara tepki vermenden, onları reddetmenden kaynaklanmaktadır. Sen farkında olmadan önce Rabb’ini sonra da yaşamı kabul etmiyorsun, bunu bir savaşa çevirdin ve hayat senin için kâbus olmaya başladı.
Kitap, ilkokula giden bir kız çocuğunun günlükleri şeklinde kaleme alınmış. Bir taşınma ve babadan nedeni bilinmeyen bir ayrılış... Bu sevimli kız çocuğunun sıcacık hikâyesi gerçekten sizi sarıyor. Bununla beraber kitabın sonlarına doğru boşanmayı normalleştiren ve evliliği kötüleyen iki cümle beni…devamıKitap, ilkokula giden bir kız çocuğunun günlükleri şeklinde kaleme alınmış. Bir taşınma ve babadan nedeni bilinmeyen bir ayrılış... Bu sevimli kız çocuğunun sıcacık hikâyesi gerçekten sizi sarıyor. Bununla beraber kitabın sonlarına doğru boşanmayı normalleştiren ve evliliği kötüleyen iki cümle beni düşündürmedi değil. Sayın yazar da iyi bilir ki boşanmaların çoğu, çocuk için bir faciadan başka bir şey değildir ve evlilik de toplumun temelidir. Neyse ki finalde anne ve babanın tekrar birleşeceğine dair bir sinyal vardı. İyi okumalar...
📌 Birkaç Alıntı
🌟 Öğretmen, babalarımızın alacağı defterlerden söz etti. Ne zaman derste baba sözcüğü geçse, Serkan'a bakardım. Serkan'ın babası yok çünkü. Bu kez yere düşürdüğüm kalemime baktım.
🌟 Cebimdeki yapraklardan birini Engin Amca'ya uzattım. "Bunu babama ver," dedim. "Verirken de onu çok sevdiğimi söyle." Eve gidince sonbahar yapraklarıyla babamın resmini süsledim. Sen o yaprağı ne yaptın, baba?
🌟 "Babanın olmaması çok mu kötü bir şey?" diye sordum. Ne de olsa bu konuda benden deneyimliydi. "Değil..." dedi. Doğrusu ya, bu yanıtı hiç beklemiyordum. "Yüzünü unutmazsan hiç de kötü bir şey değil. Ben babamın yüzünü hep anımsamaya çalışırım. Aklıma çizdim artık. Kolay kolay unutmam. Günün birinde babanın yüzünü anımsayamazsan, onu kesinlikle kaybetmişsin demektir."
Kimi zaman yazarın da kurguya dahil olduğu bir öykü kitabı. Kitabı, biri; padişah, şehzade, hattat, kalfa, nakkaş gibi karakterlerin olduğu ve diğeri şair Nigar Hanım'a hitap eden iki ana bölüme ayırabiliriz. Özellikle ilk bölümde yazar masalsı bir Osmanlı atmosferi içerisinde…devamıKimi zaman yazarın da kurguya dahil olduğu bir öykü kitabı. Kitabı, biri; padişah, şehzade, hattat, kalfa, nakkaş gibi karakterlerin olduğu ve diğeri şair Nigar Hanım'a hitap eden iki ana bölüme ayırabiliriz. Özellikle ilk bölümde yazar masalsı bir Osmanlı atmosferi içerisinde aşka, var oluşa dair derin mesajlar veriyor. Açıkçası ikinci bölüm yerine birinci bölüm devam etse nasıl olurdu diye düşünmedim değil. Çünkü gerçekten kayboluyorsunuz o dünyda. İyi okumalar...
📌 Birkaç Alıntı
🌟 Padişah, hattatın mor gölgelerle silikleşen yüzüne bakıyor ve beni sen bilemezsin, diyordu. Hattat ise inandırıcı olmasına çalıştığı bir sesle, göster kendini bana Hünkârım, diye yalvarıyordu. Onu taşıyacak kabiliyet bende var. Göster, okut defterlerini bana.
🌟 Ne kadar isterdim bir akşamüzeri bir müjdeci sesin kapımı çalmasını ve kocaman kuyruğundan ışıltılar saçarak gerçeği odama bırakmasını. Bunca emanetini, bunca yangının gömleği ile sırtlandığım halde, bütün gölgelerini olmayan gözlerimle buğular, sisler ardından gördüğümü vehmettiğim halde, o asıl ülkeye hiç ulaşamadım. Ben yaklaştıkça, o ödünç ve büyülü bir tüy bırakarak arkasında, eskisinden daha fazla uzaklaştı. Çünkü bende sadece onu uzaklaştırmak için kabiliyet vardı. Çünkü ben sürekli dağılıyor ve parçalanıyordum. Bir türlü birleşecek ve görecek kabiliyetim olmuyordu.
🌟 Garip bir dinginlik içinde yüzüyordu ve bundan dolayı huzur duyuyordu. Kendisini o kadar hırpaladığı aylar boyunca acının bile dinginlik içinde çekileninin daha katlanılır olduğunu unuttuğunu anladı. Bütün bu yaşadıklarını düşününce, kendisine acıyarak gözleri doldu.
Victor Hugo'nun mutlaka okunması gereken muazzam eseri. Başlarda biraz zorlanabilirsiniz ancak sabrederseniz kişiler ve olaylar yerine oturacaktır. Uzun Paris tasvirlerinde de aynı sabır lazım. Kitap "Güzellik başa beladır, asıl güzellik ruhtadır." ana fikrini işleyen bir aşk kitabı olarak görünebilir fakat…devamıVictor Hugo'nun mutlaka okunması gereken muazzam eseri. Başlarda biraz zorlanabilirsiniz ancak sabrederseniz kişiler ve olaylar yerine oturacaktır. Uzun Paris tasvirlerinde de aynı sabır lazım.
Kitap "Güzellik başa beladır, asıl güzellik ruhtadır." ana fikrini işleyen bir aşk kitabı olarak görünebilir fakat arka planda yazarın çok daha derin siyasi ve sosyokültürel mesajlar verdiğini söylemeliyim. Bu bağlamda 1400'lü yılların Fransa'sını anlatan kitabın 1831'de yani Fransız İhtilali'nden sonra yazıldığını not düşelim. İyi okumalar...
📌 Birkaç Alıntı
🌟 Bağışlayıcılık büyük bir ruhun içini aydınlatan biricik ışıktır. Bağışlayıcılık bütün diğer erdemlerin önünde meşaleyi taşır. O olmadı mı, insanlar el yordamıyla Tanrı’yı arayan körlere döner.
🌟 Aşk, kendiliğinden bitip büyüyen bir ağaç gibidir; köklerini varlığımızın en derinlerine salar, çoğu kez harabeye dönmüş bir yürekte bile yeşermeye devam eder. Açıklanamaz olan yanı ise inatçılığının da körlüğü oranında artmasıdır. Hiçbir zaman, kendi içinde bir mantığı bulunmadığı zamanki kadar güçlü değildir.
🌟 Matbaanın icadı, tarihin en büyük olayıdır. Ana devrimdir. İnsanlığın ifade tarzının baştan başa yenilenmesi, insan düşüncesinin bir biçimden sıyrılıp bir başka biçime bürünmesi, Âdem’den beri aklı temsil eden simgesel yılanın tam ve kesin olarak deri değiştirmesidir.
İnsanda harika açılımlar sağlayan bir kitap. Allah yazardan ebeden razı olsun. Kitap, insanı kalp merkezli olarak ele alıyor. Yazar bu noktada sadr - kalp - fuad - lübb mekanizmasının nasıl işlediğini ayet ve hadislerle izah ediyor. Beyin ise bu mekanizmanın…devamıİnsanda harika açılımlar sağlayan bir kitap. Allah yazardan ebeden razı olsun. Kitap, insanı kalp merkezli olarak ele alıyor. Yazar bu noktada sadr - kalp - fuad - lübb mekanizmasının nasıl işlediğini ayet ve hadislerle izah ediyor. Beyin ise bu mekanizmanın hizmetçisi konumunda. Bu işleyişten hareketle de inşirah kavramı irdeleniyor.
Yazarın okuduğum ilk kitabı bu. Öncelikle "Sen Tanrı mısın?" kitabını okumakta fayda varmış, çünkü sık sık oraya göndermeler var. Şimdi onu okuyacağım inşallah. İyi okumalar...
📌 Birkaç Alıntı
🌟 SADR ve içinde KALB, kalbde FUAD, fuadda da LÜB. Bunlar aslında farklı şeyler değillerdir, ama organize çalıştıkları için; sadr, kalb, fuad ve lüb isimleriyle adlandırdığımız organize bir mekanizma söz konusu olur. Sadr, Kalb, Fuad ve Lüb bu mekanizmanın, bu organizasyonun fonksiyonel isimleridir.
🌟 Sadr, Kalb, Fuad ve Lüb Organizasyonu’nun işlevlerini ise KALB’ın yönü doğrultusunda vücudun baş kısmındaki BEYİN ve vücuttaki diğer “Nöron Sistemleri” fiillendirir. Burası çok önemli!
Bu anlaşılmadığı takdirde insanlar her işi beyne bağlarlar! Demek ki; beyin bu organizasyonun yalnızca hizmetçisidir!
🌟 “Eğer Kur’an hakikatini dağın üzerine inzal etseydik haşyetten parçalanırdı.” Bu kısım da bizim için önemli bir ipucudur! SADR’ı nefsin şerri yönetirken orada “ben varım ve muhtarım” dağı vardır. “Kendisini Kaf Dağı’nda sanıyor” denir ya. Hatta “küçük dağları ben yarattım” sanıyor, “yürüyüşüne bak!” denir. İnsan açısından baktığınızda buradaki dağ; sizdeki Sözde Tanrılık İddiası’dır. O zaman bu ayete bakışımız nasıl olur: Eğer sen Kur’an’ın hakikatini o iddianın üstüne koyar da Kur’an’ın hakikatini o iddiayla tanıştırırsan, o tanrılık iddiası paramparça olur.
Eğer fuad, Kur’an’ın hakikatiyle tanrılık iddiasını çarpıştırırsa o iddia orada paramparça olur. Peki öyle olunca ne olur? Sonuç; “HAKK geldi, BATIL rezil oldu” olur.
Öncelikle cümleten hayırlı bayramlar dilerim. Rabbim ahireti bayram olanlardan eylesin bizleri. Temel akaid konularını işleyen bu kitap Ufka Yolculuk yarışmasının yetişkin kategorisinde sınava esas kitap olarak belirlenmişti. Kitapta Allah, melek-cin-şeytan, kutsal kitaplar, peygamberler, kader ve kaza, ahiret hayatı gibi temel…devamıÖncelikle cümleten hayırlı bayramlar dilerim. Rabbim ahireti bayram olanlardan eylesin bizleri.
Temel akaid konularını işleyen bu kitap Ufka Yolculuk yarışmasının yetişkin kategorisinde sınava esas kitap olarak belirlenmişti. Kitapta Allah, melek-cin-şeytan, kutsal kitaplar, peygamberler, kader ve kaza, ahiret hayatı gibi temel inanç alanları güncel sorulara cevaplar sunularak işlenmeye çalışılmış. Biraz daha okuyucuyu saran, sohbet havasında bir dil kullanılsa iyi olurdu diye düşünüyorum. İnşallah yarışmada iyi bir sonuç alırız. İyi okumalar...
📌 Birkaç Alıntı
🌟 Bilim evreni anlar, inanç ise anlamlandırır.
🌟 Şu ya da bu teori ispatlansa bile 'nasıl' olduğu izah edilebilir fakat 'neden' sorusuna kesin bir cevap bulunamayabilir.
🌟 İnanç ve davranış hakikatte bir bütünün iki yarısıdır. İnanç, bireyin iç kararlılığını ve tutarlılığını ifade ederken, davranış da bu kararlılığın dışa yansıması ve hayata anlam katmasıdır.