Dizide herkes güçlü görünmeye çalışıyor ama içten içe kendi kırgınlıklarıyla savaşıyor. Kimse tamamen iyileşmiyor, herkes biraz eksik hâliyle yaşamaya devam ediyor. Belki de önemli olan toparlanmak değil, kırık yanlarınla devam edebilmeyi öğrenmek.
Bu kitap bana hayatın adil olmak zorunda olmadığını tokat gibi hatırlattı. İnsanların geçmişlerinden kaçamadığını, bazen ne kadar sevilseler de içlerindeki boşluğun dolmadığını gösteriyor. Okurken abartı demek istiyorsun ama sonra susuyorsun, çünkü bazı acılar gerçekten böyle sessiz ve uzun sürüyor.
Sırça Fanus, Esther’in hayatı yaşamak yerine üzerine tez yazmayı seçmesinin hikâyesi gibi. Fanus camdan değil; abartının, analiz manyaklığının ve “her şeyi fazla ciddiye alma” hâlinin eseri. Okurken insan üzülmüyor, sadece “bu kadar düşünürsen en sağlam zemin bile bataklık olur” diye…devamıSırça Fanus, Esther’in hayatı yaşamak yerine üzerine tez yazmayı seçmesinin hikâyesi gibi. Fanus camdan değil; abartının, analiz manyaklığının ve “her şeyi fazla ciddiye alma” hâlinin eseri. Okurken insan üzülmüyor, sadece “bu kadar düşünürsen en sağlam zemin bile bataklık olur” diye düşünüyor.