filmin ilk yarısı okey diyosunuz ben bu filmi çözdüm filan ama sonlara geldikçe iş değişiyor ve sonu çok ucu açık bi şekilde bitti. belkide boşlukları bizim doldurmamızı istemişlerdir kim bilir...
"Cesur kadınların gerçek hikâyelerinden esinlenilmiştir." Film, Joy Mangano'nun çok zor şartlar altında ve de erkek dünyasında umudunu yitirmeyip "mucize paspas" icadı ile milyoner olmasını ve bu zaman dilimindeki hayatını anlatıyor. Jennifer Lawrence'ın hayat verdiği yetişkin Joy, geniş ve her bir…devamı"Cesur kadınların gerçek hikâyelerinden esinlenilmiştir."
Film, Joy Mangano'nun çok zor şartlar altında ve de erkek dünyasında umudunu yitirmeyip "mucize paspas" icadı ile milyoner olmasını ve bu zaman dilimindeki hayatını anlatıyor.
Jennifer Lawrence'ın hayat verdiği yetişkin Joy, geniş ve her bir karakterin ayrı ayrı baskı kurduğu bir aile düzeninde yaşar. Birçoğumuz gibi hayatın akışına kendini kaptırmış ve küçüklüğünde kurduğu hayalleri rafa kaldırmıştır. Belli başlı olaylar sonucunda Joy, yerleri paspaslarken cam kırıklıkları yüzünden kesilen elinin acısı ve hırsıyla kızının boyama kalemlerini alıp aklındaki icadı kağıda döker. Böylece bir girişim yolculuğuna adımını atar.
Joy, güçlü olanın ayakta kalabildiği kapitalist sistemde bir kadının 'uyuşukluğundan kurtularak' güçlü olmak ve hayallerini gerçekleştirebilmek için bütün umuduyla çabalamasını anlatıyor. Russell, kadının yalnızca 'evde durup aileyle ilgilenmek' görevine sahip olmadığının aynı zamanda iş dünyasında da bir yeri olabileceğini gösteriyor. Bunu gösterirken de kadını tam anlamıyla özgürleştiremeyip erkek egemen toplumun kurduğu sistemde kadının kendini rahatsız hissetmeden durabileceği yeri işaret etmekle yetinir yalnızca.
"Gerçekten de içimde olan şeyleri ifade etmekte zorlanıyorum. Bazen tüm dünya, tüm hayat, kısacası içimi mesken tutmuş olan her şey sözcüleri olmam için yalvarıyormuş gibi geliyor bana. Hissettiğim şey... Ah, bunu tarif edemem... Hissettiğim şey çok büyük, bunu hissediyorum ama…devamı"Gerçekten de içimde olan şeyleri ifade etmekte zorlanıyorum. Bazen tüm dünya, tüm hayat, kısacası içimi mesken tutmuş olan her şey sözcüleri olmam için yalvarıyormuş gibi geliyor bana. Hissettiğim şey... Ah, bunu tarif edemem... Hissettiğim şey çok büyük, bunu hissediyorum ama bunu kelimelere dökmek istediğimde bir çocuk gibi kekelemeye başlıyorum. Duyguları ve algıları yazılı ya da sözlü olarak ifade edebilmek ve bunları dinleyen ya da okuyan kişide aynı duygu ve algılamalar yaratmasını sağlamak çok zor bir iş. Hatta tanrısal denecek kadar zor bir iş."
"Hepimiz maskeler takıyoruz. Hepimiz rol yapıyoruz. Dışarıdan mükemmelmiş gibi görünüyoruz. İçimizdeki asıl kişiliği canla başla saklamaya çalışıyoruz." "İnsan ya arama ya kaçma güdüsüyle doğar. Kaçma güdüler dertsiz tasasızdır. Ama arama güdüsü olanlar acıdan başka bir şey bilmez. Daha çok bilgi…devamı"Hepimiz maskeler takıyoruz. Hepimiz rol yapıyoruz. Dışarıdan mükemmelmiş gibi görünüyoruz. İçimizdeki asıl kişiliği canla başla saklamaya çalışıyoruz."
"İnsan ya arama ya kaçma güdüsüyle doğar. Kaçma güdüler dertsiz tasasızdır. Ama arama güdüsü olanlar acıdan başka bir şey bilmez. Daha çok bilgi edinme arzusuyla her kapıyı açar, en karanlık boşluklara adım atarlar."
"Artık sona ermesini istiyorum. Gerçekten. Yoruldum, patron. Yollarda yağmurdaki bir serçe kadar yalnız olmaktan yoruldum. Yanımda hiç arkadaş olmamasından bıktım. Nereye gideceğimizi, nereden geldiğimizi söyleyecek biri. İnsanların birbirine kötü davranmasından bıktım. Her gün dünyada hissettiğim ve duyduğum acılardan bıktım. Çok…devamı"Artık sona ermesini istiyorum. Gerçekten. Yoruldum, patron. Yollarda yağmurdaki bir serçe kadar yalnız olmaktan yoruldum. Yanımda hiç arkadaş olmamasından bıktım. Nereye gideceğimizi, nereden geldiğimizi söyleyecek biri. İnsanların birbirine kötü davranmasından bıktım. Her gün dünyada hissettiğim ve duyduğum acılardan bıktım. Çok fazla var. Sanki her an için kafama cam parçaları batıyor. Anlıyor musun?"
"Tek bildiğim, Tanrı'nın beni sıcak kandan ve sinirlerden yarattığı. Evet! Bir organik doku eğer canlıysa her türlü uyarıya karşı tepki vermelidir. Benim yaptığım da işte budur! Acıya karşı bağırarak, gözyaşlarımla cevap veririm. Yapılan alçaklıklara öfkeyle, iğrençliklere ise tiksinti duyarak tepki…devamı"Tek bildiğim, Tanrı'nın beni sıcak kandan ve sinirlerden yarattığı. Evet! Bir organik doku eğer canlıysa her türlü uyarıya karşı tepki vermelidir. Benim yaptığım da işte budur! Acıya karşı bağırarak, gözyaşlarımla cevap veririm. Yapılan alçaklıklara öfkeyle, iğrençliklere ise tiksinti duyarak tepki gösteririm. Bana göre bu, hayatın ta kendisidir. Bir canlı ne kadar basitse o kadar az duyarlıdır ve uyarılara karşı daha zayıf karşılık verir. Ne kadar gelişmişse, gerçekliğe karşı daha fazla duyarlıdır ve daha enerjik bir biçimde karşılık verir. Bunu nasıl bilmezsiniz? Doktorsunuz ama böyle temel şeylerden haberiniz yok! Acıyı küçümseyebilmek, her daim memnun olmak ve hiçbir şeye şaşırmamak için işte tam da şu aşamaya gelmek (İvan Dimitriç şişman, yağ küpüne dönmüş köylüyü işaret etti) ya da her türlü duyarlılığı yitirmek için sonuna kadar acıyla yoğrulmak, başka bir deyişle, artık yaşamamak gerekir."