Bayağı eğlendim, güldüm okurken. Lucy ve Josh birbirlerini kışkırtırken özellikle. Yakında filme uyarlanacak ve Lucy karakterini de Pretty Little Liars'tan tanıdığımız Lucy Hale canlandıracak.
On numara film. *Elliott Page* oyunculuğu muazzam. Taşlar yerine oturdu, herkes hak ettiğini buldu. Malum sahne müthişti. 😂 Büyüksün Hayley reis. Ya da adın her neyse. Roman Polanski pisliğine yapılan gönderme de tam yerindeydi ha.
Oğlak burçları kendilerini bir belli etsin. Halle Berry, sana aşığım sanırım ben ya. Bu nasıl bir filmdi, full konsantre izledim yemin olsun. Çok iyi filmdi, izlerken ben olsam ne yapardım (malum, kadın olunca her an, her yerde, herkes tarafından başına…devamıOğlak burçları kendilerini bir belli etsin.
Halle Berry, sana aşığım sanırım ben ya. Bu nasıl bir filmdi, full konsantre izledim yemin olsun. Çok iyi filmdi, izlerken ben olsam ne yapardım (malum, kadın olunca her an, her yerde, herkes tarafından başına gelebilir bu tarz sapkınlıklar.) diye diye bir bakmışım film bitmiş.
Şöyle içten gelen bir "Oh olsun ulan!" dedirtmeden bitirmedikleri için çok mutluyum.
Son zamanlarda izlediğim iyi gerilim filmlerinden biriydi. Şimdiye kadar nasıl karşıma çıkmamış, hayret! Hiç bu kadar iyi olacağını düşünerek başlamadım filme, baktım Alicia Silverstone kralı da var kadroda gerilim filmlerinde görmeye alışık olmadığımız bir oyuncu, bir şans vereyim dedim. Bazı…devamıSon zamanlarda izlediğim iyi gerilim filmlerinden biriydi. Şimdiye kadar nasıl karşıma çıkmamış, hayret! Hiç bu kadar iyi olacağını düşünerek başlamadım filme, baktım Alicia Silverstone kralı da var kadroda gerilim filmlerinde görmeye alışık olmadığımız bir oyuncu, bir şans vereyim dedim. Bazı yorumlarda Ayin filmine benziyor falan yazmışlar, minyatür ev görünce filmi izlemeden yorum yapmışlar velhasıl.
Psikolojik gerilim türünün hakkını veren bir film olmuş. Yavaş yavaş gelişen olay örgüsü ile, bazılarını sıkabilir ben sıkılmadan izledim, izleyiciye neler olduğunu sorduran bir gizeme sahipti. Başrol olan üvey annenin de oyunculuğu gayet yerindeydi. Başlarında bir olay gerçekleşiyor, daha filme ısınırken birinci şok dalgası o an sarıyor sizi. İlk 1 saatte bazı karakterlere üzülüp bazılarına sövdüm, ikinci yarısında kime üzüleceğimi şaşırdım. En sonunda asıl küfürleri hak eden tek bir kişi kaldı, o da hak ettiğini buldu. Bir şey (ney?) uğruna insanların (insanların dediğim de kendi çocukları) hislerine, yasına, travmalarına bu kadar da gözünü kapatmazsın ya.
Yani kısaca, beklediğimden çok daha iyi çıkan, şaşırtıcı bir psikolojik gerilim filmiydi. Şans verin derim.
Mutsuzluğun dibine vurduğum bir gece güzeller güzeli, kraliçe Meg Ryan'ın gülümseten ve akıp giden bir filmini izleyeyim dedim. İyi ki de demişim. Canı sıkılan, bıktım bu dünyanın düzeninden be diye isyanlarda olan varsa izlesin, biraz kafası dağılsın.
Spoiler içeriyor
Rachel Weisz, duru güzelliği ile Sam Claflin de hayvan gibi gamzeleri ile göz alıcı olabilir, ikisi de rolünün hakkını vermiş bence, özellikle kral Rachel. Ama film için ve de bir arada oldukları zaman oluşacağını düşündüğüm kimya için aynısını söyleyemeyeceğim. Baştan…devamıRachel Weisz, duru güzelliği ile Sam Claflin de hayvan gibi gamzeleri ile göz alıcı olabilir, ikisi de rolünün hakkını vermiş bence, özellikle kral Rachel. Ama film için ve de bir arada oldukları zaman oluşacağını düşündüğüm kimya için aynısını söyleyemeyeceğim. Baştan sona ne olduğu belliydi, o kadar Müge Anlı izliyoruz bırakın da bilelim. Atmosfer zamanını iyi yansıtıyordu. Eski zamanlarda geçen gizem filmlerini, daha cazip bir şekilde işlenirse, izlemesi daha güzel olabiliyor. Yani kitabı okumayan insanlar için de yapılsaymış film keşke. Philip birden nefret ediyor, birden seviyor. Hiçbir şey konuşmuyorlar, birden oluyor her şey. Boşluklar olduğu o kadar belli oluyor ki filmi yarıda bırakıp kitabına mı başlasam dedim ama tabii saat, gecenin beşi. :))
SPOILERLI KISMA GELECEK OLURSAK. PEK SPOILER SAYILMAZ DA NEYSE.
Philip hayatımda senin kadar salak bir erkek görmedim. (Görmüşümdür oraları karıştırmayalım) İki koynuna girdin diye seninle evlenecek sanıyorsun, varı yoğu kadına veriyorsun üstelik sormuyorsun bile. Sonra ya öp beni diye ortalıkta geziyorsun ya da masa falan deviriyorsun. Kendi hayal dünyanda yaşıyorsun. Klâsik bir erkek resmen. Müstehak sana. Çok sinirliyim, anlayamazsınız. 😂
Kitabını okuyanlar hayal kırıklığına uğramışlar, çok zayıf bir uyarlama olduğunu söyleyenler var. Belki kitaba göz atmakta fayda vardır. (Kitap çoğu zaman filmden iyi oluyor, bazen kitap kadar güzel olabiliyor ama kitaptan iyi denilecek film çok nadir.)
Spoiler içeriyor
İyi başlayıp vasata doğru sürüklenen filmlerden biri. Küçükken Kanal D'de yayımlandığını hatırlıyorum, o zamandan aklımda parça parça görüntüler kalmış. Orangutana deney yapıldığı sahne özellikle. Sebastian karakteri aşırı rahatsız edici. Görünmez olur olmaz kadınları taciz etmeye başlıyor hatta tecavüz bile ediyor.…devamıİyi başlayıp vasata doğru sürüklenen filmlerden biri. Küçükken Kanal D'de yayımlandığını hatırlıyorum, o zamandan aklımda parça parça görüntüler kalmış. Orangutana deney yapıldığı sahne özellikle. Sebastian karakteri aşırı rahatsız edici. Görünmez olur olmaz kadınları taciz etmeye başlıyor hatta tecavüz bile ediyor. İnsanların aklıyla oynamayı seven, sonunda hayvan, insan cinayetine kadar her türlü iğrençliği yapan ezik karakterli bir narsist. Dibine kadar tiksiniyorsunuz yani. Bizim ülkede de yaptıkları görünmez bu tiplerin. :)
Bir kişiyi zapt edemediler, orası da ayrı. Sonuç olarak, başta ne kadar ilgi çekici gibi dursa da zamanının klişeliğine yenik düşmüş bir film. İzlemeseniz de olur.
Mızmızlanıp duran Juliette'e Kenji şoku. 😂 Cidden, serinin ikinci kitabında Juliette'i yerden yere vurmak istiyorum, içimde öyle bir sinir birikti ki. İlk kitaptan çok çok daha iyiydi. Nefesimi tutarak okudum bazı yerleri. Warner hakkında ne diyebilirim ki... Bu kitaptan sonra…devamıMızmızlanıp duran Juliette'e Kenji şoku. 😂
Cidden, serinin ikinci kitabında Juliette'i yerden yere vurmak istiyorum, içimde öyle bir sinir birikti ki. İlk kitaptan çok çok daha iyiydi. Nefesimi tutarak okudum bazı yerleri. Warner hakkında ne diyebilirim ki... Bu kitaptan sonra Adam'ın sempatik gelmesinin olanağı yok. Dengesiz Warner, depresif Adam karşısında bitirdin bizi. Okurken "Biri şu çocuğa sarılsın Allah aşkına!" diye çığlık atacaktım.
Üst üste yaşanan bomba kısımlardan sonra Julliet'in kararsızlığı beni hayal kırıklığına uğrattı. Ve de, bu kapak nedir Allah aşkına? Biri çeksin şunu gözümün önünden. Ahaha.