Her şeyden önce şu kadroya bir bakar mısınız? ❤️ Saygı duruşu... Eski ve yeni kuşak Agatha Christie okuyormuşsunuz gibi hissettiren bir filmde buluşmuş. Hafif komedi, bol bol suç ve soru işaretleri ile keyifli, akıcı bir film ortaya çıkmış.
Romantik filmlere bakış açım bellidir. Genelde o kadar sıkıcı bulurum ki Pretty Woman'ı günlere bölerek bitirmiştim. Şaka değil. Her gün katlanılır bir sürede izleyip "bu ne yav?" diye aklımdan geçirdiğim an kapatırken buluyordum kendimi. Ama bu film baştan sona harikaydı.…devamıRomantik filmlere bakış açım bellidir. Genelde o kadar sıkıcı bulurum ki Pretty Woman'ı günlere bölerek bitirmiştim. Şaka değil. Her gün katlanılır bir sürede izleyip "bu ne yav?" diye aklımdan geçirdiğim an kapatırken buluyordum kendimi.
Ama bu film baştan sona harikaydı. Karakterleri sevdim, işlenişi ve yan karakterlerin her birini teker teker sevdim, kitapçıya sürekli gelip laf anlamadan roman soran adamı bile.
Hugh Grant bir içim su imiş. Julia Roberts hâlâ öyle. Tabi vizyon tarihinde 3 yaşında olmam dışında sıkıntı yok. 😁
Bu adamın(Cilınhauğl) bir tane kötü filmini izlemedim. Yine ekran başındayken gerim gerim geren, alttan alttan mesajlar veren, oyunculuğun, diyalogların, gece çekimlerinin kaliteli olduğu bir yapım.
Tam bir W.A filmi. Fakat ben Isle Of Dogs'ın çok daha başarılı olduğunu düşünüyorum ki dikkate almak lazım, arada 9 sene var. Filmin kapanışı markette kapalı kalma hayalleriyle büyüyen bir nesli fazlasıyla tatmin edecektir. 😂