Kaç kere izledim artık saymayı bıraktım. Tek bildiğim sonunda hep gözyaşlarına boğulduğum. Çok az filmde bu kadar kendimi kaybetmişimdir. Çok fazla sunuyor izleyene kısıtlı zaman içinde. Muazzam.
Elsie ve Ben... Kalbimi çok buruk bırakan, Benjamin'siz geçen zamanlarda hüzünlendiren, onla olan zamanlarda da içimi sıcacık yapan, kişisel olarak çok duygusal bulduğum bir kitaptı. Aslında kitapta çok fazla olay yok, Elsie'nin iç çatışmalarını okuyoruz, ben gözyaşlarımı tutamadım okurken. Ben…devamıElsie ve Ben...
Kalbimi çok buruk bırakan, Benjamin'siz geçen zamanlarda hüzünlendiren, onla olan zamanlarda da içimi sıcacık yapan, kişisel olarak çok duygusal bulduğum bir kitaptı.
Aslında kitapta çok fazla olay yok, Elsie'nin iç çatışmalarını okuyoruz, ben gözyaşlarımı tutamadım okurken. Ben ne kadar güzel bir adammış yav. Hayatın sizin için hep bir planı olur. İyi ya da kötü, hep vardır.
Ayrıca film hakları da alınmış, Elsie'yi Dakota Johnson oynayacakmış.
Tarihi aşk olarak okuduğum ilk kitabın bu olmasının haklı sevincini yaşıyorum. Zira günümüz aşk okumayı seven biri olarak hep önyargıyla yaklaşmışımdır bu türe. Yazarın Türk olduğunu (Zeynep Avcı) bir çok kişi gibi sonradan öğrendim ve devrelerim yandı. Çünkü kitap inanılmaz…devamıTarihi aşk olarak okuduğum ilk kitabın bu olmasının haklı sevincini yaşıyorum. Zira günümüz aşk okumayı seven biri olarak hep önyargıyla yaklaşmışımdır bu türe. Yazarın Türk olduğunu (Zeynep Avcı) bir çok kişi gibi sonradan öğrendim ve devrelerim yandı. Çünkü kitap inanılmaz güzeldi ve yabancı birinin yazımını okuyormuşum hissini kapılmadan edemedim. Bahsettiğim önyargı yüzünden ilk 150 sayfayı zorlana zorlana okudum diyebilirim ama sonra olaylar öyle bir hal aldı ki son sayfaya geldiğimde zamanın nasıl geçtiğini anlamamışım bile. Yazım yanlışları gözümden kaçmasa da fazla rahatsız etmedi.
Connor tam bir pislikti. Başlarda. Çileden çıktım cidden onun tavırları yüzünden. Güldüğüm yerler de oldu. Tony'yi de sevdiğimi söyleyerek bitirmek istiyorum.
İnanılmazdı. Ağlaya ağlaya canım çıktı. Etrafta peçete yumağı oldu. Kitabı bıraktığım tek zaman dolan gözlerimin bulanıklaştığı ve yazıları göremediğim zamandı, o da isteksizce oldu zaten. Diğer kitapların aksine yakışıklı, iri yarı, herkesin dikkatini çeken oğlanı- Ambrose- seven kız - Fern-…devamıİnanılmazdı. Ağlaya ağlaya canım çıktı. Etrafta peçete yumağı oldu. Kitabı bıraktığım tek zaman dolan gözlerimin bulanıklaştığı ve yazıları göremediğim zamandı, o da isteksizce oldu zaten. Diğer kitapların aksine yakışıklı, iri yarı, herkesin dikkatini çeken oğlanı- Ambrose- seven kız - Fern- etrafta salyalarla dolaşmadı. O kadar pürüzsüz ve saf bir aşk vardı ki içime umut dolduğunu söylemem gerek. Ve de yan karakterlere bağlandım. Paulie ve Bailey. Ahh susuyorum. Gidin ve kitabı okuyun.
Güzel bir kitaptı. Rachel karakterinin sorunları çok güzel yansıtılmış. Ona üzüldüğüm için sanırım o karakteri sevdim ama bu kitapta herkes bir şeylerin günahını çekiyor ya da günahı bizzat işliyor. Kimsenin masum olduğunu söyleyemem. Kitap merak ettirdi, sonunu tahmin etmek istemedim…devamıGüzel bir kitaptı. Rachel karakterinin sorunları çok güzel yansıtılmış. Ona üzüldüğüm için sanırım o karakteri sevdim ama bu kitapta herkes bir şeylerin günahını çekiyor ya da günahı bizzat işliyor. Kimsenin masum olduğunu söyleyemem.
Kitap merak ettirdi, sonunu tahmin etmek istemedim heyecanı kaçmasın diye ama çok da şaşırtan bir son değildi zaten. Ara ara sıkıldığım yerler oldu ama genelde akıcıydı. İyi kurgulanmış, çok beklenti içinde okunulmaması gerektiğini düşündüğüm bir kitap oldu.
Hastalıklı bir tutkuyu ilk defa bu kadar detaylı bir şekilde okuyorum. Heathcliff'in önce aşka sonra intikam, öfke ve nefrete karşı duyduğu derin tutku yüzünden tüm kitap boyunca herkes acı çekti, herkes hastalıklardan yataklarda süründü. Hatta kitap bitince kendimi, ağır gelen…devamıHastalıklı bir tutkuyu ilk defa bu kadar detaylı bir şekilde okuyorum. Heathcliff'in önce aşka sonra intikam, öfke ve nefrete karşı duyduğu derin tutku yüzünden tüm kitap boyunca herkes acı çekti, herkes hastalıklardan yataklarda süründü. Hatta kitap bitince kendimi, ağır gelen tüm o yoğun duygular yüzünden fiziksel olarak kötü hissettim bile diyebilirim.
Heathcliff iki aileyi de mahvetmek istedi ama yine bir yerden kıvılcım yakalayan Cathy ve Hareton ile sadece intikamın değil aynı zamanda umudun da hikayesi bana kalırsa bu.
Hele ki Heathcliff'in sonlara doğru içinde bulunduğu ruh hali beni fena etkiledi.
''Ne bitmek bilmez bir savaşmış bu. Bitse de kurtulsam!''
İtiraf etmeliyim ki hayatın içinde çok sulu gözlü bir insan değilim ama kitabı bağlanarak okuduğum an her şey beni çok kolay etkileyebilecek boyuta gelebilir. Başlarda gelmedi. Kitap inanılmaz bir derecede sıkıcı ve sıradan başladı. Karakterimizin çatışmaları arttıkça kitap yavaş yavaş…devamıİtiraf etmeliyim ki hayatın içinde çok sulu gözlü bir insan değilim ama kitabı bağlanarak okuduğum an her şey beni çok kolay etkileyebilecek boyuta gelebilir.
Başlarda gelmedi. Kitap inanılmaz bir derecede sıkıcı ve sıradan başladı. Karakterimizin çatışmaları arttıkça kitap yavaş yavaş akmaya başladı ve kitap bittiğinde, etrafımda peçete yığınları ile öylece oturduğumu fark ettim.
Yazarın dili gündelikti. Anika sanki size sesleniyormuş gibiydi ve yazarın başta yazdığı not ile kitabın sonunu birleştirince sular seller gibi ağladım.
Yaklaşık 100 sayfalık bir kitap ama çok az ile çok fazla duygu hissettiren bir eserdi. London'ın kurtlar üzerinden yaptığı göndermeler çok iyiydi. Dili de oldukça akıcıydı. Sopalar ile, dayak ile ilkelliğini bulan Buck'ı ve diğer köpekleri okurken sıkılmadım.
Hosseini'nin diline özgü su gibi akıcı olan bir şey var. Bin Muhteşem Güneş ve Uçurtma Avcısı'na kıyasla daha az beğendim, biraz daha fazla sıkıldım ama kesinlikle okuduğuma değdi, yine sonda fark etmeden gözyaşlarım akıvermiş, yine kaybedilen onca an, yaşamın zorluğu,…devamıHosseini'nin diline özgü su gibi akıcı olan bir şey var. Bin Muhteşem Güneş ve Uçurtma Avcısı'na kıyasla daha az beğendim, biraz daha fazla sıkıldım ama kesinlikle okuduğuma değdi, yine sonda fark etmeden gözyaşlarım akıvermiş, yine kaybedilen onca an, yaşamın zorluğu, çekilen onca acı içimi dağlayıvermiş. İşte kitabın son kelimesini okuduktan sonra hep bu hisle kalıyorum.
Kronolojik bir sırayla okusaydım belki bu kadar etkilenmezdim. Olayların iç içe geçmesi güzeldi, öyküsü paylaşılan her karakterin önemi de Abdullah ve Peri açısından önemli, onlar fark etmeseler bile. Abdullah'ın babasının başta anlattığı öykü Abdullah'ın hayatını öyle güzel bir dille özetlemiş ki, düşündüğüm zaman duygulanıyorum. Yine de bazı karakterleri bu kadar detaylı işlenmesinin bir süre sonra gereksiz olduğunu düşünüyorum.