ALTINI ÇİZDİKLERİM ✍️ •Uygarlığın neresindeyiz? Adalet üçkâğıtçılık ve düzenbazlık yapacak kadar, yasa yedek çözümler bulacak kadar alçaldı! •İnsanların hepsi belirsiz bir süre için ertelenen ölüm cezasına mahkûmdurlar.
ALTINI ÇİZDİKLERİM ✍️ •Keşke insanlar geçip giden şimdiyi yaşamak yerine, geçmişte kalan bir sıkıntının hatıralarını anımsamak için hayal gücünü bu kadar zorlamasalar. •Yalnızlık bu cennet yörede kalbim için harikulade bir merhem oldu. •İnsan aslında karmaşık bir varlık değil. Çoğunluğu zamanın…devamıALTINI ÇİZDİKLERİM ✍️
•Keşke insanlar geçip giden şimdiyi yaşamak yerine, geçmişte kalan bir sıkıntının hatıralarını anımsamak için hayal gücünü bu kadar zorlamasalar.
•Yalnızlık bu cennet yörede kalbim için harikulade bir merhem oldu.
•İnsan aslında karmaşık bir varlık değil. Çoğunluğu zamanın büyük bir bölümünü yaşamak için kullanıyor, geriye kalanı ise, özgür oldukları küçük zaman diliminden öyle korkuyor ki, ondan kurtulmanın her türlü yolunu deniyor. İşte insanın değişmez yazgısı!
•Yanlış anlaşılmak bizim gibilerin yazgısı.
•Ancak kendi içime dönersem bir dünya buluyorum.
•Sevmek insanca bir şey, ancak insanca sevmeyi bilmek lazım
•Tanrı'nın bize her gün sunduğu güzel şeylerin tadını çıkaracak kadar kalbimizin kapıları açık olursa, başımıza gelen kötü şeylere katlanacak gücümüz olur.
• Kimse denemeden gücünün sınırlarını bilemez.
•Birbirimizi mutsuz kılmamız yetmiyormuş gibi, bir de herkesin kendisine ara sıra sağlayabildiği sevinci elinden mi alalım?
•Mutluluğumuzdan yalnızca kalbimiz sorumlu.
•Dünyada insanı gerekli kılan tek şeyin sevgi olduğuna kuşku yok.
•Böyle mi olacaktı, insanı sonsuz derecede mutlu kılan şey, aynı zamanda üzüntüsünün kaynağı mı olmalı?
•Kendimizden yoksunsak, elbette her şeyden yoksun kalıyoruz.
•Bu mutsuzluğun mezardan başka bir sonu olduğunu sanmıyorum.
•İnsanın çıldırası geliyor, Wilhelm, dünyada hâlâ değeri olan birkaç şey hakkında ne bir bilinç, ne de bir duygu taşıyan insanlar olduğunu düşündükçe.
•Tanrı biliyor ya, çoğunlukla bir daha uyanmama arzusu, hatta ümidiyle yatağa giriyorum: Ve sabahleyin gözümü açıp yine güneşi görünce neşem kaçıyor. Ah keşke huysuz biri olabilsem, suçu havaya, üçüncü bir şahsa, başarısız bir girişime yükleyebilsem, o zaman keyifsizliğimin katlanılmaz sıkıntısı yarı yarıya azalırdı. Vay halime, tüm suçun yalnızca kendimde olduğunu biliyorum
•Nasıl ki eskiden tüm mutlulukların kaynağı bendeyse, şimdi de tüm üzüntülerin kaynağı içimde saklı.
•Kendi içine hapsolmuş, kendinden yoksun ve önlenemez biçimde uçuruma sürüklenen insanın, ruhunun derinliklerinde boşuna uğraş veren güçlerinin gicirtılı sesi değil mi duyulan?
•İnsan övgüler düzülen yarı tanrıdan başka nedir ki!
"Yaşayanlar unutmuştu bizi Biz öldüğümüzle kalmıştık" "Ey sevgili yalnızlık Senin günübirlik sokaklarında Dopdolu bir öğle Bir kuş serpintisini, ölümün Canevine sürgün götürüyor" "Soruyorlar bir de nerdeyim Belki de ölümcül bir sevinçteyim" "Özgürlüğün geldiği gün O gün ölmek yasak"
ALTINI ÇİZDİKLERİM ✍️ •Nasıl oluyor da böyle bir göğün altında türlü türlü suratsız, kaprisli insan yaşayabiliyor? •Yüreğim konuşurken ben susmayı beceremem.
ALTINI ÇİZDİKLERİM ✍️ •İyi rahimler kötü çocuklar da doğurur •Cehennem boşalmış, şeytanların hepsi burda. •En sıkı yeminler bile Samandır kanın ateşinde
ALTINI ÇİZDİKLERİM ✍️ •Ayrıntılar çok önemli! Ayrıntılar mahveder her zaman her şeyi... •Bazen hayatta öyle karşılaşmalar olur ki, hem de hiç tanimadığımız insanlarla, bir tek sözcük bile konuşmadan, birdenbire, tek bir bakışla ilgilenmeye başlayıveririz. •Her insanın çalabileceği hiç değilse bir…devamıALTINI ÇİZDİKLERİM ✍️
•Ayrıntılar çok önemli! Ayrıntılar mahveder her zaman her şeyi...
•Bazen hayatta öyle karşılaşmalar olur ki, hem de hiç tanimadığımız insanlarla, bir tek sözcük bile konuşmadan, birdenbire, tek bir bakışla ilgilenmeye başlayıveririz.
•Her insanın çalabileceği hiç değilse bir kapı olmalıdır. İnsanın ne yapıp edip başvuracak bir yerinin bulunması gereken zamanlar oluyor.
•Her insanın, başkalarının kendisine acıyabilecekleri bir yanı olmalı!
•İnsanoğlu denen aşağılık yaratığın alışamayacağı hiçbir şey yok.
•İyi ama gerçek her şey demek değildir ki... Hiç değilse işin yarısı, bu gerçeklere nasıl bakıldığına bağlıdır.
•Dünyada herkesten çok kendini sev, çünkü dünyada her şey kişisel çıkara dayalıdır. Eğer bir tek kendini seversen, işini gerektiğince yaparsın.
•Yalan, insanların bütün öteki yaratıklara karşı biricik üstünlüğüdür.
•Belki namuslu bir insansın, ama namuslu bir insanım diye övünülür mü hiç? Herkes namuslu olmak zorunda değil midir?
•İnsan bazen öyle bir sınıra gelir ki, onu aşamaz mutsuz olur; aşar, bu kez belki daha mutsuz olur!..
•Toplum içinde birazcık sivrilen, yani topluma söyleyecek birazcık yeni bir şeyleri bulunanlar, doğaları gereği, tabii kimi az, kimi çok, birer suçlu olmak zorundadırlar. Tersi durumda zaten sivrilmelerine olanak yoktur.
•Dâhiler milyonda bir yetişir; insanlığın olgunlaşmasını sağlayan büyük dehalar için ise yeryüzünden belki de yüzlerce milyon insanın gelip geçmesi gerekmektedir.
•Acı ve üzüntü, engin bir bilinç ve derin bir yürek için her zaman zorunludur.
•Birazcık aklı başında olan, birazcık görmüş geçirmiş bir insan, yok edilmesi elde olmayan bazı delilleri olanaklar ölçüsünde kabul etmeye çalışır. Yalnız, bunları bambaşka bir ışık altında, bambaşka anlamlara gelebilecek biçimde, değişik nedenlerle açıklar ve yorumlar.
•Biz sonsuzluğu olanaksız bir düşünce olarak, şöyle kocaman, çok büyük bir şey olarak düşünürüz hep. İyi ama, neden ille de kocaman, çok büyük bir şey? Oysa bir de bakmışsınız, küçücük köy hamamı gibi bir yerdir. İs içinde, köşeleri örümceklerle dolu? Düşünebiliyor musunuz? İşte size sonsuzluk!
•İnsanın doğası, insanın aynasıdır.
•İnsan boğulmamak için nasıl bir saman çöpüne bile sarılabiliyor.
•Dünyada açıkyüreklilikten zor ve övmeden kolay bir şey yoktur. Açıkyüreklilikte yüzde bir değerinde bile olsa, bir nota falsolu oldu mu, uyumsuzluk hemen fark edilir; övmede ise, baştan sona bütün notalar falsolu bile olsa, yine de kulağa hoş gelir, zevkle dinlenir.
•Engin ruhluluk dehâdan yoksunsa, bir felakettir.
•Başarısızlığa uğradı mi, her şey aptalcadır.
•Yalnızca ölümden korktuğu için yaşayabilir mi bir insan?
ALTINI ÇİZDİKLERİM ✍️ •Kötü biri olamamak bir yana, herhangi bir şey olmayı da beceremedim. •Zeki insanlar asla bir baltaya sap olamaz, olanlar yalnız aptallardır . Evet efendim, on dokuzuncu yüzyıl adamı en başta karaktersiz olmalı, böyle olmaya manen mecburdur; karakter…devamıALTINI ÇİZDİKLERİM ✍️
•Kötü biri olamamak bir yana, herhangi bir şey olmayı da beceremedim.
•Zeki insanlar asla bir baltaya sap olamaz, olanlar yalnız aptallardır . Evet efendim, on dokuzuncu yüzyıl adamı en başta karaktersiz olmalı, böyle olmaya manen mecburdur; karakter sahibi, çalışkan bir insansa oldukça dar kafalıdır.
•Yemin ederim ki, her şeyi fazlasıyla anlamak bir hastalıktır; gerçek, tam manasıyla bir hastalık.
•Umutsuzluk en yakıcı zevktir, özellikle de içinde bulunduğun durumun çaresizliğini açıkça kavramışsan.
•Karşımda gücümün yetmediği bir taş duvar var diye büsbütün boyun eğmeye de razı olamam.
•Kimden geldiği belli olmayan, fakat içinize işleyen hakaret ve alaylardan, bazen şehvete varan bir zevk duyulmaya başlar.
•Kim olursa olsun, insan daima, her yerde akılla çıkarın buyurduğu gibi değil, canının istediği gibi hareket etmeyi sever.
•İnsana lüzumlu olan tek şey, onu nereye sürükleyeceği belli olmayan hür iradedir.
•Hür iradesi, arzusu olmayan, istemeyi bilmeyen insanın org silindiri üzerindeki civatadan ne farkı vardır ki?
•Arzunun akılla el ele vereceği gün hepimiz isteklerimize değil, aklımıza hizmet edeceğiz; çünkü aklımız başımızdayken manasız bir şey isteyerek kendimize bile bile fenalık yapmamıza imkân yoktur.
•Aklı takdir etmemek mümkün değil tabii, ama onun kendi çerçevesini hiçbir zaman aşamadığını, insanın yalnız kafa ihtiyaçlarına cevap verebildiğini de kabul etmek lazım; halbuki arzu, aklı da, başka çeşit özentileri de içine alan bütün hayatın, yani bir insan hayatının en kudretli ifadesidir.
•Hayatın ne olduğunu bilen bir insansanız kendi kendinize danışın, yeter.
•Temiz kalpli olmayan kimsenin idraki tam değildir.
•Okumaktan şüphesiz çok faydalanıyordum: Kitaplar bana zevk, heyecan, ısdırap veriyordu.
•İnsana yalnız keder, acı batar da saadetimizi fark edemeyiz. Halbuki hakkıyla bakınca dünya nimetlerinden hepimizin nasibi olduğunu görürüz.
•Aşk! Aşk her şeydir; en kıymetli elmastan üstündür, bir kızın tek servetidir aşk! Bu aşk için ruhunu veren, ölümü göze alanlar vardır. Ya senin aşkınin değeri ne?
•Ruhumun, vicdanımın derinliğinde bir türlü sakinleşmeyen, bütün varlığımın yakıcı bir hüzünle dolmasına sebep olan bir köşe vardı.
•Bence sevmek, manevi üstünlük kurmak, zorbalık etmek anlamına gelir. Ömrüm boyunca başka türlü düşünmedim; hatta şimdi bile bazen sevginin sevdiğimizin bize gönül rızasıyla bağışladığı, kendine zorbalık etme hakkından ibaret olduğunu düşünüyorum.
•Bizi tek başımıza bırakın, elimizden kitapları alın o saat şaşkına döner, ne yana gideceğimizi, kimden yana çıkacağımızı, kimi sevip, kimden nefret edeceğimizi bilemeyiz.
ALTINI ÇİZDİKLERİM ✍️ •Bilir misin, bizim en büyük maharetimiz nefsimizden beraat kararı almaktır. Vicdan azabı dedikleri şey, ancak bir hafta sürer. Ondan sonra en aşağılık katil bile yaptığı iş için kâfi mazeretler tedarik etmiştir. •Çiçeklerin açtığı mevsimde, senin kollarına yaslanan…devamıALTINI ÇİZDİKLERİM ✍️
•Bilir misin, bizim en büyük maharetimiz nefsimizden beraat kararı almaktır. Vicdan azabı dedikleri şey, ancak bir hafta sürer. Ondan sonra en aşağılık katil bile yaptığı iş için kâfi mazeretler tedarik etmiştir.
•Çiçeklerin açtığı mevsimde, senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturmak ve öpüşmek, yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir...
Seni gördüğü zaman zalimce başını çeviren mağrur bir dilberin kapısı önünde ve ay ışığı altında sabaha kadar dolaşmak, bunu candan arkadaşlara ağlayarak anlatmak, -söz aramızda- gene hoş şeydir.
Fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek, işte adaşım, yalnız bu sevmektir.
•Aşkın sesinden uzak kalan kalpleri hasretin ne hallere koyduğundan bahseden satırlarım, beni seslerin en canayakınını dinlemekten alıkoydu.
•Şu dünyayı adamakıllı görmeden, dünyanın ne olduğunu adamakıllı anlamadan buradan gidecek olduktan sonra ne diye buraya geldik sanki? Yaşadığımızın farkına varmayacak olduktan sonra ne diye yaşıyoruz?
•Odamda beni kitaplarım bekler. Bu yegâne tesellidir. Her eşyasını ayrı ayrı ve gayet iyi tanıdığım bu odada yalnız onlar her zaman için yeni bir koku taşırlar. Her zaman söyleyecek birçok lafları vardır.
•En çok okuduğum bir kitabın en çok okuduğum bir satırı bile bana bazan başka şeyler söyleyebilir. Yalnız onların böyle en mahrem taraflarını bile görebilmek için uzun bir beraberlik lazımdır . Kitaplar yeni tanıdıklarına karşı çok ketum olurlar. Bir kere de onlarla laubali oldunuz mu size malik oldukları her şeyi verirler ve onlar bizim isteyebileceğimiz her şeye fazlasıyla maliktirler.
•Ta ne zamandan beri sesimizi çıkarmayıp içimize attığımız şeyler, hep birden uyandı; hepsinin acısını birden duyduk.
•Müthiş surette yalnız kaldığımı hissettim. Ah!.. Bilhassa bu kadar kalabalığın içinde yalnızlık ne acı oluyor yarabbi!..
ALTINI ÇİZDİKLERİM ✍️ •Bilemezsin, kafan dökülecek tek kimseyi bile aşkla ararken bütün etrafındakileri boş, manasız görmek ne müthiş azaptır. •Senin yokluğunun ne müthiş olduğunu seni kaybedince anladım. •Hayatta fikirler çok büyük, kafalar çok küçük... İnsanların kafaları sizin içinizi dolduran şeyleri…devamıALTINI ÇİZDİKLERİM ✍️
•Bilemezsin, kafan dökülecek tek kimseyi bile aşkla ararken bütün etrafındakileri boş, manasız görmek ne müthiş azaptır.
•Senin yokluğunun ne müthiş olduğunu seni kaybedince anladım.
•Hayatta fikirler çok büyük, kafalar çok küçük... İnsanların kafaları sizin içinizi dolduran şeyleri istiap edemeyecek kadar mini mini...
•Hayat... ki yegâne zevki değişikliktedir, bir kişiye bağlanmak ancak aptalların işidir.
•Ben ki her insanı küçük bir hikâye gibi okuyup geçmeyi büyük adamlığın şanından addetmek isterim, bu kız bende hayatımın sonuna kadar bitirmeye imkân olmayan muazzam bir kitap tesiri yaptı.
•Hiç kimse hiç kimseyi yükseltemez, herkes kendi kendisini yükseltmek mecburiyetindedir.
•Kadın bir erkeğe varmaz, kadın bir erkeğe verilmez ve bir erkek bir kızı almaz, (almak, vermek) bu tabirler kadını kıymetten düşüren, ona ahkâr (en hakir) mahiyeti veren şeylerdir ve her şeyden evvel bu zihniyeti kadınlarımız kafalarından çıkarmalıdır; bilmelidirler ki iki cins birbiriyle hayatlarını birleştirirken yuvaya getirdikleri aynı kıymette şeylerdir ve koca mal sahibi değil, ortak, hayat ortağı demektir.
•Memleketimizin kadın ve erkeklerini, biri diğerini sürükleyen ve taşıyan değil, el ele ve aynı tempoda yürüyen iki mahluk olarak göreceğimiz günün uzak olmamasını dilerim.
•Kelimeler insanların anlaşmasını sağlayan vasıtalar olduğuna göre, eğer bu kelimelerin anlamları üzerinde anlaşma olmazsa kimsenin kimseyi anlayamayacağı meydandadır.
"Friends hakkında kesinlikle tam isabet olan şey, sadece arkadaşlar arasında var olabilecek kesin, insanın hayatını değiştiren sevgidir. Aileniz sizi hayal kırıklığına uğrattığında ya da parçalandığında; sizi yakalayan ağdır. Aşk bocaladığında, kollarınızı etrafına dolayabileceğiniz dengedir. Arkadaşlar, zorlu dönemeçlerde eli elinizde kararlı…devamı"Friends hakkında kesinlikle tam isabet olan şey, sadece arkadaşlar arasında var olabilecek kesin, insanın hayatını değiştiren sevgidir. Aileniz sizi hayal kırıklığına uğrattığında ya da parçalandığında; sizi yakalayan ağdır. Aşk bocaladığında, kollarınızı etrafına dolayabileceğiniz dengedir. Arkadaşlar, zorlu dönemeçlerde eli elinizde kararlı şekilde yürüyen insanlardır. Sonra gerçek olur; sımsıkı tutuşunuz gevşer, aranızdaki yol genişler ve bir gün, etrafınıza bakarsınız ve tatlı noktadan çıkarak hayatınızın geri kalanına doğru kendinizi bir başınıza yürürken bulursunuz."
"Bazı şeyler geçmişe aittir. Friends geçmiş zamanın bir hikâyesidir."