Bu satırları kim okur bilmiyorum. Okur mu onuda bilmiyorum. Ama ben artık taşıyamıyorum agır geliyor yüregime. Boğuluyorum sanki... Kelimelerim tükeniyor. Ruhum her saniye ölüyor sessiz sedasız. Haykırmak istiyorum ama... Ama yapamam. Canım çok yanıyor. İçimde öyle bir yangın var ki…devamıBu satırları kim okur bilmiyorum. Okur mu onuda bilmiyorum. Ama ben artık taşıyamıyorum agır geliyor yüregime. Boğuluyorum sanki... Kelimelerim tükeniyor. Ruhum her saniye ölüyor sessiz sedasız. Haykırmak istiyorum ama... Ama yapamam. Canım çok yanıyor. İçimde öyle bir yangın var ki feryat figan bağırıyor. Ruhum ölmüyor sadece aynı zamanda sanki yanıyor. Kendime olan nefretim giderek büyüyor ve bu beni tüketiyor. İçim de koca bir yas bu sefer kendime. Ağlamak istiyorum kendime. Bazı duygularımı öldürmek istiyorum çünkü sadece canımı yakıyor... Çocukluğumdan miras hisler... Bir çocugun ruhunu öldürmekte cinayettir ben ölüyorum niye kimse duymuyor...
Bazı insanlar bahar gibi hissettiriyor; hayatıma bahar getiriyor, Gül-i Sefîd'im gibi. Bazı insanlar sizi hayatta tutar, hayata tutunmanızı sağlar; hemruhum da öyle... Lale-i Pinhan
Sanmak İnsan en kolay nasıl ölür bilir misiniz? Hayalkırıklığıyla, sanmakla... Ben herkesi düşünürsem beni de düşünürler sanmıştım. Sanmak, en sevdiğinin gitmiceni sanmak herkes kalır sanırsın ama herkes gider bir gün istesende istemesende ya ölümle yada o seni terkeder veya sen…devamıSanmak
İnsan en kolay nasıl ölür bilir misiniz? Hayalkırıklığıyla, sanmakla... Ben herkesi düşünürsem beni de düşünürler sanmıştım. Sanmak, en sevdiğinin gitmiceni sanmak herkes kalır sanırsın ama herkes gider bir gün istesende istemesende ya ölümle yada o seni terkeder veya sen terk etmek zorunda kalırsın gitmek zorunda bırakırlar seni sonra sen zaten hiç sevmedin ki derler gitmeye mecbur bırakan onlar değilmiş gibi sanki... Bazen tam tersidir giden gideceği yeri hazırlayıpta gider arkada ne bıraktına bakmadan. Ruhu yara ala ala bir gün ölür... Kimsenin haberi olmaz bedenin hayattayken içinde bir ceset taşımanın ne kadar zor olduğunu hissedenler bilir acıyı gözleriyle değil kalbiyle bakanlar görür gerçeği işte o zaman görünür asıl hakikat. Kalbiyle bakmayı bilmeyenlere anlatamazsın onları kalbi kapalıdır gözleriyle bakarlar ve zahiri görürler sadece kendi gözlerinden.
Lale-i Pinhan
Kaybolmuşluğun Kozası Bazı anlar var, garip hissettiriyor. Sanki yüreğime bir şey oturmuş da kalkmıyor. Orada kalıyor öyle; sanki yeri hep orasıymış, oraya aitmiş gibi. Boğuluyor gibi hissediyorum. Bazen kelimeler yetersiz kalıyor, anlatamıyorum. Her şey şüphe dolu geliyor. Her sevgi sanki…devamıKaybolmuşluğun Kozası
Bazı anlar var, garip hissettiriyor. Sanki yüreğime bir şey oturmuş da kalkmıyor. Orada kalıyor öyle; sanki yeri hep orasıymış, oraya aitmiş gibi. Boğuluyor gibi hissediyorum. Bazen kelimeler yetersiz kalıyor, anlatamıyorum. Her şey şüphe dolu geliyor. Her sevgi sanki kimse kimseyi gerçekten sevmiyor gibi geliyor. Herkes bir gün gider gibi... Elbette herkes bir gün gider. Kimse sonsuza kadar kalamaz. Fani dünya, elbet bir sonu var. Ama sanki bazı hislerin sonu yok gibi geliyor. Bazen ne yaparsam yapayım, o yalnızlık hissinden kurtulamıyorum. Sanki çocukluğumda bana çivilenmiş ve o zamandan beri peşimden gelmekte. Bazen çok yoğun, bazen hissedilemeyecek kadar az. Sanki bana ait, bir parçam gibi oldu. O histen bir türlü tamamen kurtulamadım. İnsanlar bir süre sonra hep gittiler ya da ben gitmek zorunda kaldım. Vedalar hep canımı acıttı. Artık dinlenmek istiyorum ama bu fani dünyada bu mümkün değil. Ben de her şeyi içime gömüyorum. Bazı şeyleri kendime bile anlatamıyorum bazen. Artık anlatmak da, anlatmaya çalışmak da yorucu geliyor. Yavaş yavaş uzaklaşıyorum her şeyden. Çocukluğumdan miras bana: Ne zaman kendimi çok kötü hissetsem herkesten uzaklaşır, biraz daha iyi hissedene kadar dönmem. Bazen ne yapacağımı bilmiyorum. Uzun uzun izliyorum tavanı. Baktığım yer bomboş bir duvar ama ben kafamdakileri izliyorum. Ne çok şeyle göz göze geliyorum, kimse bilmez. İçim üşüyor, bir türlü ısıtamıyorum. Yıllardır aynı his benimle beraber. İliklerime kadar hissettim bazı şeyleri. Ne kadar "Yeter!" desem de bitmedi o his. Sanki artık benim bir parçam oldu. Ne zaman mutlu olsam, ardından bir şeyler oluyor, yine ağlıyorum. Sanki mutluluk bana haram. Belki de çok şey istiyorumdur... Her umut ettiğimde, o umut filizini koparıp atmalarından yoruldum. Belki de umut bana göre değildir. Anlatmak da öyle. İçime gömmek belki de en iyisi. Duygularını belli etmemek. Kırılsan da belli etmemek. Çoğu kişi fark etmiyor zaten. Hakkım olmasa da kırıldığımla kalıyorum, bu fazla yorucu. İçimdeki çocuk da yoruldu sahte sevgilerden, sahte ilgilerden. Bazen her şeyden uzaklaşmak istiyorum. Hiçbir şey düşünmeden gökyüzünü, yıldızları izlemek istiyorum. Çünkü ben bu dünyaya ait değilim. Hiçbir zaman olmadım. Bu dünyaya fazlayım, bana göre değil. Ben evimi özledim ama evim neresi bilmiyorum...
Lale-i Pinhan