"Herhangi bir şekilde gördüğün, yaşadığın veya duyduğun bir şey sana özeldir. Kendini algılayış şeklinle kendine bir evren yaratırsın. Bu nedenle evrende algıladığın her şey sana özeldir."
-İngilizler aflarını talep edenlere versinler Mösyö, affı zalimler değil, mazlumlar verir. Çanakkale’de dövüşürken ne asi ne esirdik. Namuslu bir millet gibi dövüştük, öldük, öldürdük. Ne zamandan beri ve hangi milletle harb edilir de mağlûb olduğu zaman ona katil denilir? -İngiliz…devamı-İngilizler aflarını talep edenlere versinler Mösyö, affı zalimler değil, mazlumlar verir. Çanakkale’de dövüşürken ne asi ne esirdik. Namuslu bir millet gibi dövüştük, öldük, öldürdük. Ne zamandan beri ve hangi milletle harb edilir de mağlûb olduğu zaman ona katil denilir?
-İngiliz kanıyla Türk kanı bir mi, Madam?
-Mikroskop altında İngiliz kanını görmedim. Rengi bizimki kadar kırmızı mı yoksa mavi mi, bilmiyorum. Fakat Türk kanı ateş gibi sıcak ve kırmızıdır.
Açılay karakterinin çıkmasıyla dizi benim için final yapmış sayılıyor çünkü saran hiçbir yeri kalmadı artık. İnanılmaz bir şekilde harcandığını düşünüyorum bu karakterin. Emir’in hayatına gayet devam ederken Açılay’ın gitgide sönüşü çok saçmaydı. Dizide güçlü bağımsız bir kadın karakter bırakmayacağız diye…devamıAçılay karakterinin çıkmasıyla dizi benim için final yapmış sayılıyor çünkü saran hiçbir yeri kalmadı artık.
İnanılmaz bir şekilde harcandığını düşünüyorum bu karakterin. Emir’in hayatına gayet devam ederken Açılay’ın gitgide sönüşü çok saçmaydı. Dizide güçlü bağımsız bir kadın karakter bırakmayacağız diye yemin edilmiş adeta.
Emir’den ayrıldıktan sonra bir sendeleyip kariyerinde zirve yapmasını beklerdim açıkçası. Kadının ne aşkta yüzünü güldürdünüz ne kariyerinde.
Zerrin ve Vasfiye sahnelerinin yoğunlaştırıp açılay sahnelerinin kısılması dizinin kalitesini epey düşürmüş bence.
Ahmet karakterine değinmiyorum bile. Yeni sezonda Ahmet sahneleri çoğalır mı bilmiyorum ama benim izleme motivasyonum açılay olduğu ve o da diziden çıktığı için devam etmeyi düşünmüyorum.
Gül gibi dizinin içinden geçmişsiniz emeği geçenleri tebrik ediyorum.
Gönderilere baktığımda suçlu bir tek muazzezin annesi kabul edilmiş. Buna katılıyorum evet ama yusufun evlatlık geldiği evde kardeşine aşık olması, kardeşine danışmadan onu bakkala ‘satması’ , bakkal öldükten sonra kızı neyine güvenerek kaçırıp sonra geri dönmesi, asssla sorumluluk almayıp kızın…devamıGönderilere baktığımda suçlu bir tek muazzezin annesi kabul edilmiş. Buna katılıyorum evet ama yusufun evlatlık geldiği evde kardeşine aşık olması, kardeşine danışmadan onu bakkala ‘satması’ , bakkal öldükten sonra kızı neyine güvenerek kaçırıp sonra geri dönmesi, asssla sorumluluk almayıp kızın babasından geçinmesi, o öldükten sonra da şakir gibi kurtların karısına zarar verebilme ihtimalini hiç aklından bile geçirmemesi kriz geçirtti bana. Romantizmin bir yere kadar olduğunu, asıl olanın geçinmek olduğunu yüze çok iyi vuran bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Yusuf gibi karakterlere iç geçirip ne kadar romantik diye düşünüyosanız düşünmeyin bence. Böyle erkeklerden bizi Allah korusun
Kitabını ta 6 sene önce okumuştum. O zaman olsa bu yorumu yapmazdım muhtemelen ama şu yaşımda bakınca Füsun’un mutsuz bir hayat sürüp ölmesinin asıl sebebi anne ve babası bence. Hatta büyük ölçüde annesi diye düşünüyorum. Kadın sırf kendi hırsları için…devamıKitabını ta 6 sene önce okumuştum. O zaman olsa bu yorumu yapmazdım muhtemelen ama şu yaşımda bakınca Füsun’un mutsuz bir hayat sürüp ölmesinin asıl sebebi anne ve babası bence. Hatta büyük ölçüde annesi diye düşünüyorum.
Kadın sırf kendi hırsları için kızını Kemal’e kurban etti bence. Önce Kemal’den uzaklaştırıp Feridun’la evlendirdi, sonra da kızın gözüne sokar gibi Kemal’i eve davet ettirdi.
Kızına laf gelecek mi Kemal’in asıl niyeti ne diye hiç düşünmeden Kemal’in ağzının içine düştü resmen. Kemal’in annesine duyduğum saygıyı Nesibe’ye asla duymadım ve üstüne tiksinerek izledim kadını.
Bir kere olsun kızını karşısına alıp bak şöyle yaparsan böyle olur diye bir tavsiye vermedi anca Kemal’e kırıtıp kızının pezevenkliğini yaptı kadın.
Nesibe’ye çok sinirliyim.
Veee koca bir devrin sonu… Diziye sadece Esma ve Süreyya’nın gelişimlerini izlemek için başlamıştım açıkçası. Faruk’la Süreyya’nın mıç mıç hallerinden gına gelmesine rağmen izleme motivasyonum Esma’nın karakter gelişimini merak etmemdi. Oyuncu seçimleri gerçekten çok başırılı olmuş. Esma karakteri yerine gelebilecek…devamıVeee koca bir devrin sonu…
Diziye sadece Esma ve Süreyya’nın gelişimlerini izlemek için başlamıştım açıkçası. Faruk’la Süreyya’nın mıç mıç hallerinden gına gelmesine rağmen izleme motivasyonum Esma’nın karakter gelişimini merak etmemdi.
Oyuncu seçimleri gerçekten çok başırılı olmuş. Esma karakteri yerine gelebilecek birini düşünemiyorum hatta. Garip’le olan aşkları, aşkın varlığının veya yokluğunun insan karakterindeki değişimi o kadar iyi yansıtmış ki Esma Sultan için benim bile lokma döktüresim geldi.
Öte yandan ilişkilerini izlemeyi çok sevdiğim Psikolog İdil Hanım ve Adem. Adem’in yaralarını fark etmesi, bunları hayatına geçirirken yaşadığı zorlukları ama buna rağmen pes etmeyişi çok gerçekçiydi. Bölümleri izlemeden yorumlarını okuduğum için Adem’e çok büyük bir önyargım vardı çünkü Dilara’yı yüzüstü bırakmış da başka birine koşmuş gibi lanse ediliyordu fakat ben böyle düşünmüyorum. Dilara hayatına başka birini almasaydı dahi Adem kendi hayatı için en doğru kararı vermişti bence.
Dizide saçma bulduğum çok fazla konu vardı onları da yazmaya girişiyordum ama vazgeçtim ve tadında kalsın istedim.
Çok güzel bir yolculuktu. Faruk ve Süreyya’nın iticiliğini, Fikret’in aşağılık kompleksli saçmalıklarını yok sayabilecekseniz eğer çok seveceğiniz bir dizi olduğunu garanti edebilirim.
Keyifli seyirler.
“İnsanlar neden çocuk sahibi olur? Mutlu olacaklarını sandıkları için mi? Çocuk sahibi olmak mutluluktur, öyle mi? Hayır! Çocuksuz mutlu olmayan kişi, çocukla da mutlu olamaz. Bir başka insanın sırtından mutluluk talep etmeye hakkımız yok. Mutluluk her yerdedir. Ancak her yerde…devamı“İnsanlar neden çocuk sahibi olur? Mutlu olacaklarını sandıkları için mi? Çocuk sahibi olmak mutluluktur, öyle mi? Hayır! Çocuksuz mutlu olmayan kişi, çocukla da mutlu olamaz. Bir başka insanın sırtından mutluluk talep etmeye hakkımız yok. Mutluluk her yerdedir. Ancak her yerde mutluluğu bulan kişi bir çocukla da mutlu olabilir.”
“Yalnızca algılayabildiğimiz kadarını biliriz. Deneyimlediğimiz her şey, en nihayetinde, algılayabildiklerimizden ibarettir. ‘Neye baktığın değil, ne gördüğün önemlidir.’ “ Belki intiharın eşiğinde değildim ama hayatımın gidişatını büyük bir biçimde değiştirecek bir karar aldıktan hemen sonra okumak nasip oldu ve belirsizlik yüzünden…devamı“Yalnızca algılayabildiğimiz kadarını biliriz. Deneyimlediğimiz her şey, en nihayetinde, algılayabildiklerimizden ibarettir. ‘Neye baktığın değil, ne gördüğün önemlidir.’ “
Belki intiharın eşiğinde değildim ama hayatımın gidişatını büyük bir biçimde değiştirecek bir karar aldıktan hemen sonra okumak nasip oldu ve belirsizlik yüzünden duyduğum, içimi karartan gerginlik büyük ölçüde yatıştı.
Nefes aldığımız sürece seçeneklerin, umudun bitmediğini çok güzel ele almış bir kitaptı bence .
Cem işçileri katmadıkları için ayrıyeten çok güzeldi. Fazlı polata metin verdiklerini zannetmiyorum zaten adam doğaçlama normal hayatındaki gibi devam etmiş. Çok da güzel olmuş. Sonları saçmaydı ama. Edayla yüzleşememe sahnesi falan çok yavandı. Normal üçlünün muhabbeti için de izlenir ama…devamıCem işçileri katmadıkları için ayrıyeten çok güzeldi. Fazlı polata metin verdiklerini zannetmiyorum zaten adam doğaçlama normal hayatındaki gibi devam etmiş. Çok da güzel olmuş. Sonları saçmaydı ama. Edayla yüzleşememe sahnesi falan çok yavandı. Normal üçlünün muhabbeti için de izlenir ama madem aşk meşk işlerine gireceksiniz biraz daha çabalanabilirmiş.
Ona rağmen yılların mesut süre fanı olarak kesinlikle izlenir diyorum.