Spoiler içeriyor
Üç kez yarım bırakıp, dördüncü defa da bitirmeyi başarabildim. Bir yere kadar felsefe ile devam etti kitap, daha sonra karakterin bir anısından bahsetmeye başladı, o zaman rahat bir şekilde okuyabileceğimi düşünmüştüm, ama anlattığı anı içerisinde karakterin davranışlarına sinir olup durdum,…devamıÜç kez yarım bırakıp, dördüncü defa da bitirmeyi başarabildim. Bir yere kadar felsefe ile devam etti kitap, daha sonra karakterin bir anısından bahsetmeye başladı, o zaman rahat bir şekilde okuyabileceğimi düşünmüştüm, ama anlattığı anı içerisinde karakterin davranışlarına sinir olup durdum, sanırsam karakterde bipolar bozukluğu mevcut, her duyguyu en uç noktada yaşıyor, sinir krizi geçirecektim okurken. Sabrınız varsa okuyun derim.
İnsanın sürekli olarak birşeyler düşünmesinin ve bu düşüncelerin neredeyse her zaman kötüye gitmesinin sebebinin insanoğlunun son derece mesguliyetsiz olmasından kaynaklı olduğunu düşündürdü bana. İnsan her zaman oturduğu yerden birşeylerin olmasını beklemekte, bu insanoğlunda zaman içerisinde öyle bir hal alıyor ki, çaresizliğin umudun bizlere zevk verdiği berbat bir psikolojiye giriyoruz.
Yeraltı edebiyatı, veyahut karmaşık düşünceler seviyorsanız kesin okuyun.
Alıntılar;
• 'Yemin ederim size baylar, fazla bilinçli olmak bir hastalıktır. Gerçek, tam bir hastalıktır.'
• 'Ah, hiçbir şey yapmamam tembelliğimden olsaydı keşke.'
• 'Okumaktan başka ne yapabileceğim bir şey ne de gidebileceğim bir yer vardı. Yani çevremde ne saygı duyabileceğim ne de beni çekecek bir şey vardı.'
• 'Her insanın hatıraları arasında herkese anlatmadığ, yalnızca dostlarına açtığı şeyler vardır. Ama dostlarına bile açamadığı, yalnızca kendine - o da sır olarak - açtığı şeyler de vardır. Nihayet bazı şeyler de vardır ki, kendine açmaya bile korkar onları.'
• 'Öylesine bitmiş hissediyordum ki, ölmek, herşeye bir son vermek istiyordum!'
• 'Her şeye alışıyordum; yani, aslında alışmasına alışmıyordum da, ona katlanmayı isteyerek kabulleniyordum.'
• - 'Şey, siz...'
- 'Ben ne?'
- 'Sanki, kitap okuyor gibi konuşuyorsunuz da.'
• 'Ayrıca, birini sevdikten sonra, mutlu olmadan da yaşayabilirsin. Hüzünlü bile olsa, hayat güzeldir, nasıl olursa olsun, gene de güzeldir yaşamak.'
• 'İzin verin biraz da hayal kurayım.'
• 'Elimizden kitaplarımızı alsanız bir anda ne yapacağımızı şaşırır kalırdık; ne yapacağımızı, kime sığınacağımızı, neye tutunacağımızı, neyi seveceğimizi, neden nefret edeceğimizi, neye saygı duyacağımızı, neyi aşağılayacağımızı bilemeyiz.'
• ' Ölü doğmuş insanlarız biz ve uzun zamandır, canlı babaların çocukları değiliz.'
• 'Hepimiz yaşamın kitaplarda daha güzel olduğuna hemfikiriz.'
• 'Hangisi daha iyidir, kolay elde edilmiş mutluluk mu, yoksa insanı yücelten acılar mi?'
• 'Acı çektiriyorsun bana, neden çekip gitmiyorsun?'
• 'Huzur istiyorum ben. Kimsenin beni rahatsız etmemesini istiyorum.'
• 'Yaşadım ama, hayat değildi benimki, boş yere harcadım ömrümü. '
Spoiler içeriyor
Şırnak'ın Karabal Jandarma Karakoluna yapılan baskını anlatıyor. Tarihi bir film gibi, gerçek hayattan alınmış, aşk hikayesi değil kısaca. Başlarda belgesel izler gibi hissettim, askerlerin hayatını ciddi derecede anlatıyor film, o kadar zorluğun içerisinde kar kış kıyamet demeden, gerçekten, anlatılmıyor işte,…devamıŞırnak'ın Karabal Jandarma Karakoluna yapılan baskını anlatıyor. Tarihi bir film gibi, gerçek hayattan alınmış, aşk hikayesi değil kısaca.
Başlarda belgesel izler gibi hissettim, askerlerin hayatını ciddi derecede anlatıyor film, o kadar zorluğun içerisinde kar kış kıyamet demeden, gerçekten, anlatılmıyor işte, sadece küçücük bir empati yapabiliyoruz o kadar.
Hepimiz de, Mete Yüzbaşının yorgunluğu var.
İzlemenizi öneririm, ben şahsen fazlasıyla sevdim.
Ruhlarınız şad olsun.
Farazi - Sandığımdan Herkes Babam Gibi Gülecek
Kesitler;
• Kanas uzaktan atıldığında ıslık sesi gibi ses çıkarır, o sesi zaten duyduğunda yaşıyorsun demek. Emre vardı bizim takımda, ön tarafta, Sivaslı, o duyamadı.
• -Akar Atakan, Hatay. Emret komutanım!
-Öldün sen, Hataylı! :)
• Babanızda ağlıyor, göstermiyor ama kimseye. Geçmiş bir köşeye, içine içine ağlıyor adam. Ama ağzında bir cümle, tek bir cümle; Vatan Sağolsun!
• Televizyona bile çıkarsınız, öyle oluyor demi şimdi. İki dakika, ne iki dakikası! Kırk beş saniyeliğine kahraman olursunuz! Kırk beş saniyeliğine!
• Başım dağ saçlarım kardır,
Deli rüzgarlarım vardır,
Ovalar bana çok dardır,
Benim meskenim dağlardır.
• Organ nakli yapmak isteyenlerde, kağıdın sonuna bi' not düşsünler.
(...)
- Öyle sevap diyorsun da, bu kadar çocuğun vebalini alıyorsun, günah değil mi?
- Kimsenin vebaline falan girmiyorum ben ya.
- Bu adamlar böyle, Allah korusun ölse gitse, öteki tarafta böyle kolsuz, bacaksız, kalpsiz mi gezecek?
(Baya gülmüştüm burda fjkwhfjw)
• Benim kimsem yok ki, kimi yazacağım?
• Burası ya bizim mezarımız olacak, ya da onların.
• Bi' bekleyeninin olması iyi birşey Barış.
• - Evet askerim
- Ve ben bütün huzurlu gecelerimi buna bağlıyım degil mi, doğru.
• Biliyorsun demi, büyük şehirlere aşk küçük gelir.
• Herkese eşit müdahale he?
- Evet komutanım.
- Bunu da biz öğrettik sana değil mi.
- Evet komutanım
- Yanlış öğretmişiz.
• - Elli yedi saniyeymiş.
- Ne diyon, Ömer? Ne elli yedi saniyesi?
- Yüzbaşı demişti ya, kırk beş saniye diye, baktım Cemil abi, elli yedi saniyeymiş.
• Bulutları dağıtmaya yetmedi rüzgarim.
• Nefesim, nefesine nefes katsın istedim, ama olmadı. O küçücük nefesi içine üfleyemedim.
• Anamın fısıldadığı masalları fısıldayamadım nefesine. Oysa o kadar istemiştim ki masalları rüzgarım yapmak, bi'varmış bi'yokmuşta kaldı fısıldamam, ötesini fısıldayamadım.
• - Burası senin mezarın olacak.
- O zaman, Vatan Sağolsun!
• Seni seviyorum diyemedim. Seni seviyorum, ne kadar zor söylemesi on üç harfili kelimeyi, Allah'ım yarabbim, on üç harf.
• Herşey kapkara Barış. Aradığım sorulara cevap bulamıyorum artık. Cevapsız kaldım bu dağlarda. Zeynep yok, Orhan yok, herşey anlamsızlaştı.
• Keşke beni biraz sevebilseydiniz.
• Kelimeler hiç bi' zaman bu kadar anlam kazanmadı canım. Vatan sana canım feda derken de şimdi, içim; vatan sensin be aşkım, diye haykırdı. Toprağın olmaya çalışmak varken, mezarın oldum. Nehir olup akmak varken, deren olup taştım. Güneş olmak varken gölgen oldum.
Beni affet.
• O gittiğim yerde binlerce kez haykıracağım, seni seviyorum çiçeğim.
"yatağımın karşısında bir pencere var. odanın duvarları bomboş. nasıl yaşadım on yıl bu evde? bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? ben ne yaptım? kimse de uyarmadı beni. işte sonunda anlamsız biri oldum. işte sonum geldi. kötü bir…devamı"yatağımın karşısında bir pencere var. odanın duvarları bomboş. nasıl yaşadım on yıl bu evde? bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? ben ne yaptım? kimse de uyarmadı beni. işte sonunda anlamsız biri oldum. işte sonum geldi. kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım."
İskender Pala'dan okuduğum ilk eserdi, şuan bütün kitaplarını okuma niyetindeyim. Kalemi gerçekten güçlü. Yunus Emre'nin hayatını konu alan biyografik bir roman. Normalde biyografik romanları sevmem, lakin Yunus Emre kendi yaşadıklarını anlatıyor hissi verilmiş, gayet güzel akıcı bir şekilde sıkmadan okunabilme…devamıİskender Pala'dan okuduğum ilk eserdi, şuan bütün kitaplarını okuma niyetindeyim. Kalemi gerçekten güçlü.
Yunus Emre'nin hayatını konu alan biyografik bir roman. Normalde biyografik romanları sevmem, lakin Yunus Emre kendi yaşadıklarını anlatıyor hissi verilmiş, gayet güzel akıcı bir şekilde sıkmadan okunabilme imkanı sunulmuş bize.
Daha çok, din hususları üzerinde durulmuş, merakınız varsa okumanızı kesinlikle tavsiye ederim. Merakınız yoksa bile böyle büyük bir şairin tecrübelerinden yararlanmanız açısından okuyun derim.
Bi bakıma da tarihi bir roman, Osmanlı'nın kuruluş döneminden, Kayı Beyliği dönemlerinden de söz ediyor.
Alıntılar;
• 'Bana yan ama tütme dediler.'
• 'Diken gül bahçesi ile gönlü çeler!'
• 'Geriye dönüp baktığımda eski benden eser kalmadığını görüyordum.'
• 'Şiir sözün unutulmayanıydı, ölümün elinden bir şeyler kurtarmak demekti.'
• 'Yalnızlaşmış, kendimi her şeye kapatmıştım.'
• 'Eğer sorarsan halimden
Bir cansız ölüyüm şimdi.'
• 'Umut ki, insanı en son bırakan cevher ve en kıymetli hazinedir.'
• Sana kızıyor muyum; evet! Seni özlüyor muyum; evet!
• 'Âşık kendi canını düşünürse sevgilinin ne değeri kalır ki?'
• Babam mi?
Doluya koyuyorum olmuyor: boşa koyuyorum dolmuyor!
• Bu ne dert idi, derman bilinmezdi; ya bu ne yare idi zahmı belirmezdi.
En sevdiğim;
• 'Bir gelişin heyecanı ne derece dayanılmaz ise geldikten sonra gidişin azabı o derece ürkütücüdür.'
Hepimizin içerisinde yer edinen, adını bir türlü koyamadığımız o bunaltıcı hissi bizlere anlatıyor, Sabahattin Ali. Ömer'in içsel mücadelesi, Macide'nin Ömer'i herşeye rağmen kendi içerisinde haklı çıkarmaya çalışması. Sabahattin Ali'nin bir marka olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Okumazsanız birşeyler kaybetmezsiniz lakin, okursanız zihninizde…devamıHepimizin içerisinde yer edinen, adını bir türlü koyamadığımız o bunaltıcı hissi bizlere anlatıyor, Sabahattin Ali.
Ömer'in içsel mücadelesi, Macide'nin Ömer'i herşeye rağmen kendi içerisinde haklı çıkarmaya çalışması.
Sabahattin Ali'nin bir marka olduğunu söylemeden geçemeyeceğim.
Okumazsanız birşeyler kaybetmezsiniz lakin, okursanız zihninizde birşeyleri açığa çıkarabilirsiniz, bu benim açımdan önemli birşey, kesinlikle tavsiye ederim.
Son olarak, Madrigal - Seni Dert Etmeler, Yol'a Düş - Ayrılıklar da Sevdadandır şarkıları fikrimce Macide ve Ömer'e uygun şarkılar.
Alıntılar;
• 'Bazen bütün insanların boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum, bazende hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum. Bu nefret filan değil, insanlardan nefret etmeyi düşünmedim bile...
Sadece bir yalnızlık ihtiyacı.'
• 'Fakat nasıl inanmalı? Kendime inanmadıktan sonra...'
• 'Etrafımız o kadar çirkefle dolu ki, temiz kalmak için tek çare kendi dünyamıza çekilmek ve muhitle, hiç olmazsa manen, alakamızı kesmektir.'
• 'Bana en yakın olanlar dahil olmak üzere, bu herkes dedikleri şey beni üzmekten, hayatımı manasız bir hale sokmaktan başka ne yaptı?'
• 'Unuttum diyemem, fakat üzerimde bir tesiri kalmamış.'
• 'Seni de kaybetmeye başladım.'
• 'Yalnız insanlara itimadım yok, hele dostluğa, hele arkadaşlığa, asla inanmıyorum.'
• 'Ne diye benim ruhumun ahengini bozdun!'
• ''Acaba sarhoşluk insanın bütün hislerini öldürüyor mu?' dedi. Fakat içi birden bire ezildi, 'Ben içmeden evvelde böyleydim!"
• 'Garip bir hüzün ve ümitsizlik içinde kıvranır dururdu.'
• 'Fakat ben bütün gayretime rağmen, içinde bulunduğum hayata ısınamadım. Bu hayatı anlayamadım.'
En beğendiğim;
• 'Perişan bir haldeydim. Fakat içimde kendimden bile sakladığım bir ümit vardı.'
Spoiler içeriyor
Söylentilere göre, yazarın intihar mektubunun son bölümü oluğu ön görülüyor. Kafa karıştırıcıydı biraz, sakin bir kafayla okunması lazım fikrimce, insanın karmaşık bir durumda gerçekten intihara meyil etmesine sebebiyet verebilir. Hüzün, mutsuzluk, sebebi bilinmeyen huzursuzluk, karmaşa ve birçok kasvetli duyguya yer…devamıSöylentilere göre, yazarın intihar mektubunun son bölümü oluğu ön görülüyor. Kafa karıştırıcıydı biraz, sakin bir kafayla okunması lazım fikrimce, insanın karmaşık bir durumda gerçekten intihara meyil etmesine sebebiyet verebilir. Hüzün, mutsuzluk, sebebi bilinmeyen huzursuzluk, karmaşa ve birçok kasvetli duyguya yer verilmiş. Okumanızı önerebilirim, sadece alelacele okunması taraftarı değilim.
En sevdiğim kitaplardan birisi oldu kendisi, kısaca hepimizin içinde olan içsel mücadele ele alınıyor.
Alıntılar;
• 'Bu bana öyle dayanılmaz bir acı verdi ki yaşamaya devam edemeyeceğimi düşündüm
• "Evime gitmek istiyorum'. Evimin tam olarak neresi olduğunu ben de bilmiyorum ama böyle söyledikten sonra hüngür hüngür ağlamışım.'
• 'Ben hâlâ ölmeyi bile becerememiş utanmaz aptal bir hayaletten “yaşayan bir cesetten” başka birşey değildim.'
• 'Artık hiçbir şey bana anlamlı gelmiyordu.'
• 'Düşündükçe daha da anlayamaz hala geliyorum ve kendimi, yalnızca benim tamamen farkı olduğum şeklindeki, korkunç, rahatsız edici düşüncenin saldırısına uğramış buluyorum.'
• 'Acı çekenler başkalarının acı çektiğini hissederler.'
• 'Buna nasıl tahammül ediyorlar? Her günü pes etmeden, umutsuzluğa kapılmadan, intihar etmeden, hatta siyaset tartışmaya devam ederek nasıl atlatıyorlar?'
Kitap sıkmıyor insanı aksine okurken yaşıyormuş gibi hissettiğim bir kitaptı. Sanki bir bilgeyle bir yolculuga çıkışımda kitaptaki karakter değil herşeyi ben yaşamışım gibiydi. Okurken düşündürüyor derler ya tam olarak bu kitap, bu düşünceye uyuyor. Okurken gerçekten de Evrenin hayatımızı kolaylaştırmak…devamıKitap sıkmıyor insanı aksine okurken yaşıyormuş gibi hissettiğim bir kitaptı. Sanki bir bilgeyle bir yolculuga çıkışımda kitaptaki karakter değil herşeyi ben yaşamışım gibiydi.
Okurken düşündürüyor derler ya tam olarak bu kitap, bu düşünceye uyuyor. Okurken gerçekten de Evrenin hayatımızı kolaylaştırmak için, gözler önüne koyduğu işaretlerin olup olmadigini düşünüp durmuştum..
Öneririm, zihninizi fazla yormayacak, konusu insanı bunaltmıyor, okunabilir.
--
Alıntılar;
• Basit şeyler, en olağanüstü şeylerdir.
• Bazen işi oluruna bırakmak, ilişmemek daha iyidir.
• Biliyorum: Herşey boş, bomboş, bomboş!
• Şimdi kederli ve mutsuzum. Ne yapacağım? Daha katı olacağım ve bir insan bana ihanet ettiği için de artık kimseye güvenmeyeceğim.
• İnsan sevince, nesneler daha çok anlam kazanıyor.
Ve en sevdiğim;
• İnsan sevdiği için sever. Aşk'ın hiçbir gerekçesi yoktur.
Spoiler içeriyor
Okumanızı tavsiye ederim, fazlasıyla beğenerek okudum ben, kitap içerisinde kardeşlik/abilik duyguları fazlasıyla ön planda bu yüzden kitaba karşı içimde ayrı bir bağ oluşmuş olabilir... - Bir ailenin Lübnan'da ki sefalet içerisinde ki hayatlarında kaçma kararı almasıyla başlıyor konu. Sınırı geçmeden…devamıOkumanızı tavsiye ederim, fazlasıyla beğenerek okudum ben, kitap içerisinde kardeşlik/abilik duyguları fazlasıyla ön planda bu yüzden kitaba karşı içimde ayrı bir bağ oluşmuş olabilir...
- Bir ailenin Lübnan'da ki sefalet içerisinde ki hayatlarında kaçma kararı almasıyla başlıyor konu. Sınırı geçmeden önce, karakterin ailesini kaybetmesi sonrası, sınırı geçmelerine yardım eden insanların amaçlarını öğrendikten sonra orada bulunan henüz beş altı aylık olan bir bebekle kaçmasıyla çerçeve genişliyor.
Kitabı okuduktan sonra Emre Fel - Merhabalar şarkısını dinlemenizi öneririm, özellikle son kısımları kitabı okuduktan sonra daha anlamlı gelmeye başladı bana.
Alıntı;
• 'Zihnimizde defalarca kez uzağa gitme planları yapar, herkesten uzaklaşma fikriyle kaybolmak isterdik. Fakat asıl sorun kendimizden kaçabilir miydik?
İstediğiniz kadar uzağa gidin, kendinizden kaçamadığınız sürece uzaklık bir adım bile sayılmaz.' '
• 'Yarın hep meçhuldür, ama karanlık baki değildir.'