"Ortada yaşananlardan sorumlu bir odak tarif edilmeyince mesele yine dönüp dolaşıp insanın yanlış tercihlerine ve kötücül özüne geliyor. Kötülüğün sistemsel bir yanı olduğu görmezden gelinerek ezenin kötülüğü ile ezilenin kötülüğü aradaki neden sonuç ilişkisi kavranmadan aynı kefeye konuluyor. Örneğin, filmde…devamı"Ortada yaşananlardan sorumlu bir odak tarif edilmeyince mesele yine dönüp dolaşıp insanın yanlış tercihlerine ve kötücül özüne geliyor. Kötülüğün sistemsel bir yanı olduğu görmezden gelinerek ezenin kötülüğü ile ezilenin kötülüğü aradaki neden sonuç ilişkisi kavranmadan aynı kefeye konuluyor. Örneğin, filmde yoksullukla karşı karşıya kalan Hazeranların işlediği suçlar ile bir süredir ABD ve İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırım, benzer motivasyonların sonucu olarak görülüyor. Sınıflardan bağımsız bir dünya ve insan kavrayışı yönetmeni ister istemez özcü bir konuma itiyor.
Eğer gerçekten dünyada işlenen suçların mikro ölçekte yeniden canlandırılmasıysa amaç, bu ciddi bir soyutlama becerisi gerektirir. Doğru karakterler ve olay örgüsü ile yukarıda pas geçildiğini söylediğimiz temel meselelerin altının doldurulması ve iyi temsil edilmiş olması gerekir. Bu yapılamadığında karmaşık bir mesele basite indirgenmiş olur ve kaba bir hal alır, sistemsel olan bireyselleşir ve oklar sıradan insanı göstermeye başlar. Kötülük sıradanlaştırıldıkça da aslında mevcut sistem olağanlaştırılmış olur
Sanatın dünyayı yansıtan bir ayna değil, dünyanın onunla şekillendirildiği bir çekiç olması gerektiğini söylüyor Brecht. Bu aynı zamanda bir aydın tavrıdır. Emin Alper filmleri ise bizi tekrar tekrar bildiğimiz bir çamurun içine atıp duruyor, o çamurun neden orda olduğunu anlatmadan ve o çamurda saklı kalmış olanı ortaya çıkarmadan. O zaman çamurda debelenmenin ne anlamı var diye sorası geliyor insanın, onlarca trajediden birini bize tekrar hatırlatmak dışında “Kurtuluş” filmi ne anlatıyor? İzleyicisine hangi soruları sorduruyor ya da o çamurdan çıkışa dair neyi işaret ediyor? Koca bir hiç."
"Atım öldü." Yokluk/ yoksulluk insana bunu yapar. İnsanı delirtir. İnsanı kör bir umudun peşinden sürükler ve onu oracıkta yok eder. Cabbar'in hikâyesi hepimizin gerçekliğidir biraz daha fazlası biraz daha azı. Ama anlatılan bizim hikayemizdir en nihayetinde.
"Ortaokuldayken bir haber okumuştum gazetede. Mersin'de bir adam, lop yumurtayı çiğnemeden yutarim diye arkadaşıyla iddiaya giriyor. Genç bir adam. Yumurtayı yutuyor ama yumurta o kadar sıcak ki adamin midesi yanıyor, adam anlamıyor bunu, sonra da ölüyor. Böyle bir şey. Çok…devamı"Ortaokuldayken bir haber okumuştum gazetede. Mersin'de bir adam, lop yumurtayı çiğnemeden yutarim diye arkadaşıyla iddiaya giriyor. Genç bir adam. Yumurtayı yutuyor ama yumurta o kadar sıcak ki adamin midesi yanıyor, adam anlamıyor bunu, sonra da ölüyor. Böyle bir şey. Çok saçma değil mi? Kahvaltıda önümde duran yumurtaya bakarken bu geldi aklıma. Sonra şunu düşündüm Selma. Ben sanki o yumurta haberini okuduğumdan beri bir armağan, bir mucize olduğu söylenen şu hayatın saçma sapan bir şekilde bitebileceginden korktum hep. İçimde böyle bir korku varken de hayatın tam da bu şekilde, yani saçma sapan bir şekilde sürdüğünü anlamadım. Asıl bundan korkmam gerektiğini anlamadım."
" Aşk değişmez kısacık saatler ve haftalarla Dayanır mahşer gününe kadar. Yanlışım varsa bunda ve bu bana kanıtlanırsa Demek ben bir hiçi yazmışım, Kimse de sevmemiş asla." Birilerinin fangirllugunu yapmanın çok ekmeğini yedim. Bakınız bu film. İçinde Tom hiddleston olması…devamı" Aşk değişmez kısacık saatler ve haftalarla
Dayanır mahşer gününe kadar.
Yanlışım varsa bunda ve bu bana kanıtlanırsa
Demek ben bir hiçi yazmışım,
Kimse de sevmemiş asla."
Birilerinin fangirllugunu yapmanın çok ekmeğini yedim. Bakınız bu film. İçinde Tom hiddleston olması tek motivasyonumdu geriye kalan detaylar ( yönetmenin Jim Jarmusch olması, başrolünde tilda swinton (E ZTN ABLA BİLİYORSUN 💅) olması gibi tabii daha da güzel. Ama ben buyum bu kadarım ve bir yere kadar götürüyor beni ✌️🕊️
Bu filmi hamnet'le duygusal acidan benzer bir film şeklinde yorumlar görerek izlemeye karar verdim ve şunu da söyleyeyim öncelikle hicbir film bir ağlama yarışı değildir (hiçbir gelin robot değildir gibi bi cikis oldu..🕊️) gercekten degildir. Zaten hamnet'i izledikten sonra ağlamadım…devamıBu filmi hamnet'le duygusal acidan benzer bir film şeklinde yorumlar görerek izlemeye karar verdim ve şunu da söyleyeyim öncelikle hicbir film bir ağlama yarışı değildir (hiçbir gelin robot değildir gibi bi cikis oldu..🕊️) gercekten degildir. Zaten hamnet'i izledikten sonra ağlamadım ya overrated kanks🤙fln diyenlere de ayar oldum. Ben filmi cok sevdiğimden değil, her şeyi böyle bir yarışa, bir teste tâbi tutmalarindan.
NEYSE YA HAMNET'İ ANLATMAYA GELMEDİM BURAYA. KES.
İşte bu film beni böyle daha bi etkiledi, farkli açıdan etkiledi. Karşılaştırmalı anlatcam gibi olacak (ki bizzat öyle) ama hamnet'te cok ciplak, bariz, dünyayı yerinden oynatan bir yas/ acı/ trajedi varken train dreams'te bu daha birike birike, vücuda yavaş yavaş nüfuz eden bir "şey" hâlinde geldi. Önce bir ailenin yoktan/ yokluktan var olmasina tanik olduk, sonra da geldiği yokluğa daha yakıcı/ yıkıcı bir şekilde dönmesine, paramparça olmasına.
O kadar insanî, o kadar dokunaklı bir anlatı ki bu kadar sessiz bu kadar "çabasız" gibi görünüp mahvediyor izleyeni (beni).
Hayatın korktuğum yanını yine bana hatırlatıyor. Her şey kaybolmaya, yok olmaya çok yakın. Hiç beklemediğin anda bir felaket senden hayatını alamasa da hayatindakileri alabilir. Ölümle o kadar iç içeyiz ki bu gerçek cidden beni hâlâ hayrete ve de dehşete düşürüyor. Bununla yaşıyoruz her gün ve bunu bizzat yaşayacaz bir gün.
Tamamişko 🥹🫠🥺😩🤌❤️🩹💗💝🌻🐶😩🐶🍬🐶🍬🍬🐶🥹🍬🍬🥺🍭🐶🍭🍼🥹🐥🎈🧸🥺 Keşke gercekten de gözlerimizi, göz bebeklerimizi kocaman actigimizda karşıdaki karanlığı, kötülüğü yenebilsek, yola getirebilsek, ikna edebilsek 🕊️ Gerçi animasyon bile olsa pembe sacli mikrobangli (feminist fenotip?) saf kötümüz Jack Horner'a bile işlemedi bu yanisi ONU NASSİ YABACAZ BE…devamıTamamişko 🥹🫠🥺😩🤌❤️🩹💗💝🌻🐶😩🐶🍬🐶🍬🍬🐶🥹🍬🍬🥺🍭🐶🍭🍼🥹🐥🎈🧸🥺
Keşke gercekten de gözlerimizi, göz bebeklerimizi kocaman actigimizda karşıdaki karanlığı, kötülüğü yenebilsek, yola getirebilsek, ikna edebilsek 🕊️ Gerçi animasyon bile olsa pembe sacli mikrobangli (feminist fenotip?) saf kötümüz Jack Horner'a bile işlemedi bu yanisi ONU NASSİ YABACAZ BE ABLAA
müthişti ya. O köpek var ya o köpek onu buldugum yerde kemiklerini kirarcasina sarilacam ona. Öyle bi sıkı sarilacam ki her sey düzelecek her sey iyi olacak.
İZLEYİN.