Bazen hayatının tek kişilik olduğunu anlamak için telefondan ve diğer her şeyden uzaklaşıp etrafındakilere bir bakman gerekiyor. Sana fayda sağlamayan şeylere takılıp kalmanın altında yatan her şey sis bulutunun altından çıkıyor ve nerede durduğunu yüzüne vuruyor sanki. Hangi yamaçta takılı…devamıBazen hayatının tek kişilik olduğunu anlamak için telefondan ve diğer her şeyden uzaklaşıp etrafındakilere bir bakman gerekiyor. Sana fayda sağlamayan şeylere takılıp kalmanın altında yatan her şey sis bulutunun altından çıkıyor ve nerede durduğunu yüzüne vuruyor sanki. Hangi yamaçta takılı kaldığını, hangi darbenin seni o çocukluğun huzuru ve açıklığından aldığını. Basit gibi görünen hataların hangi yollardan saptırdığını, basit gibi görünen kabullenişlerin hangi yolları kapattığını, küçük mutlulukların yaptığı harikaları ve bazı dokunuşların kapattığı yaraları hatırlatıyor. Dünyanın her yerinde ve etrafımızdaki insanların yakarışları, güneş doğup batarken ve deniz herkesi kıyısına çağırırken çekilen acıları duyuruyor gibi. Herkesin bir yarası var, herkesin bir özü var. Herkesin dönebileceği bir yer var.
Eğer başarma istediğiniz bir şey varsa ve bunun için çok çabalıyorsanız, insanların “Sakın vazgeçmeyin!” söylemlerinin önemsiz kaldığı bir noktaya gelmeniz söz konusu olabilir. Tamamen de vazgeçmiş olabilirsiniz, çok yorulmuş olabilirsiniz. Hatta muhtemelen olacaksınız da, insanız çünkü. Su da istikrarlı olduğu…devamıEğer başarma istediğiniz bir şey varsa ve bunun için çok çabalıyorsanız, insanların “Sakın vazgeçmeyin!” söylemlerinin önemsiz kaldığı bir noktaya gelmeniz söz konusu olabilir. Tamamen de vazgeçmiş olabilirsiniz, çok yorulmuş olabilirsiniz. Hatta muhtemelen olacaksınız da, insanız çünkü. Su da istikrarlı olduğu halde taşı deler, karşılaştıklarınız da sizi yıpratır, sonsuza kadar sapasağlam duramazsınız. Elbette üzülebilirsiniz, etrafımızdakiler neşenizin söndüğünü fark edebilir, ya da daha kötüsü etmeyebilir, her şey tepe taklak olmuş gibi hissedebilirsiniz. Ama içinde bulunduğunuz çukurun içinden tam göremeseniz de, her saniye ve her an bir şeyler değişir ve aynı kalır. Bir insan bir kere yaratıldı, ama sürekli yenilenir. Siz yine sizsiniz, yıkılsanız da yok olsanız da bir kez kalkmaya karar verdiğiniz zaman, sizi zincire vuran ve daha fazla boğulmayı istemenizi sağlayan huzursuz duygulara yavaşça karşı koyabilirsiniz. Hiçbir şeyi mükemmel ya da zamanında yapmak zorunda değilsiniz. Sadece niyetinize koyun ve kapıyı biraz ittirin. Açılmak zorunda değil, ama ittirin, belki kapıdan uzaklaşması gereken sizsinizdir. Sadece adım atın.
“Güçlü olmak zorunda değilsin, sen zaten güçlüsün. Sadece sakinleşmen ve karar vermen gerek. Ne yapacağını bilmemenden dolayı endişe etme, bilmen gerekeni bileceksin. Sadece devam et, şimdi olanlara karşılık ver.”
“Ve hiçbir şeyin sonunu bekleyemeyeceğimi anladığım o an kurala uymak zorunda olmadığımı hatırlayıp saçma sapan, tüm gün başımı ağrıtan düşünceleri kovaladım. Her şey üzücü diye benim üzülmem gerekmiyordu, tam tersi daha neşeli olup hepsine meydan okumalıydım. Bunu benim için kimse…devamı“Ve hiçbir şeyin sonunu bekleyemeyeceğimi anladığım o an kurala uymak zorunda olmadığımı hatırlayıp saçma sapan, tüm gün başımı ağrıtan düşünceleri kovaladım. Her şey üzücü diye benim üzülmem gerekmiyordu, tam tersi daha neşeli olup hepsine meydan okumalıydım. Bunu benim için kimse yapmayacaktı. Kimse benim elime gerçekler diye tutuşturulanların kalp kırıcı birer yalan olduğunu söylemeyecekti. Daha önce kimse bu yalanın dışına çıkmaya cesaret etmemişti.”
“Yani her insanın farklı özellikleri var, olumlu ve olumsuz. Bu onun iyi veya kötü biri olacağını garanti etmez. Kendini sevip sevemeyeceğini de… Yani ne kadar kötü biri olarak da görülsen, başarısız da olsan, çirkin de olsan; senin niyetin iyi olduğu…devamı“Yani her insanın farklı özellikleri var, olumlu ve olumsuz. Bu onun iyi veya kötü biri olacağını garanti etmez. Kendini sevip sevemeyeceğini de… Yani ne kadar kötü biri olarak da görülsen, başarısız da olsan, çirkin de olsan; senin niyetin iyi olduğu sürece, doğru olanı seçtiğin sürece, nezaketle gülümseyebildiğin sürece, defalarca hata yapmana rağmen bir sonrakinde güzel bir şey seçebildiğin sürece sevebileceğin bir şeyler vardır.”
“Yavaş yavaş dış dünyaya adım atıyorum. Ama bunun ince sızısı içimde kalıyor. Ne hoş ama zor… Dışarıdan gök gürültüsü geliyor. Yaz yağmurları sanırım bu vaktin. Son zamanlarda yapmam gerekeni bulmuş gibiyim. Yine de pusulasız bir yelkenliyle nereye kadar gidebilirim, göreceğiz…”