"Sarmaşık" takes place on a stranded ship where there are workers and a ship owner. They try to survive with restricted resources, and their salaries are not paid by the patron. They are ordered to mend the ship so that…devamı"Sarmaşık" takes place on a stranded ship where there are workers and a ship owner. They try to survive with restricted resources, and their salaries are not paid by the patron. They are ordered to mend the ship so that they can leave, but some workers are not willing to fix it. Their stagnation symbolizes their desperation and frustration. In the movie, ivy is used to symbolize the tangled, suffocating, and bleak atmosphere that drives them into madness. Morally, the film showcases the dehumanizing effects of economic exploitation and the lack of agency experienced by the workers. The oppressive environment and the struggle for survival bring out the worst in people, pushing them towards the brink of insanity. "Sarmaşık" is a powerful commentary on the human condition under extreme stress and the consequences of neglecting the well-being of workers by the uncaring patron that we cannot see in the movie.
The movie "Yoksul" is a poignant example of the consequences of neo-liberalism. In the movie, Yoksul is a poor and exploited man who cannot benefit from the economic growth of the era. However, he hopes to get rich by working.…devamıThe movie "Yoksul" is a poignant example of the consequences of neo-liberalism. In the movie, Yoksul is a poor and exploited man who cannot benefit from the economic growth of the era. However, he hopes to get rich by working. His patron treats Yoksul like a slave and does not pay his salary on time, even though he knows that Yoksul wants to marry and needs money. After years of working in humiliation, Yoksul starts to realize his worth thanks to Kerim Bey. His status changes when he cooperates with him, but he begins to corrupt morally in his quest to get richer. The need for money and acceptance in society leads him to a moral decline. By the end of the movie, he becomes rich and starts to be accepted, shedding his nickname of "Yoksul." However, despite his positive monetary change, he undergoes a negative moral transformation and has to imitate the behavior of the upper class.
Spoiler içeriyor
Reyhan, uzun yıllar boyunca Hamburg'da yaşamış olan kırk yaşlarında bir kadındır. Bir gün eşinin işi nedeniyle İstanbul'a gelmek zorunda kalırlar. İstanbul'a dönüşünün ona kattığı en garip şey ise koku alma yetisini kaybetmesidir; öyle ki en yoğun kokuları bile algılayamaz, fare…devamıReyhan, uzun yıllar boyunca Hamburg'da yaşamış olan kırk yaşlarında bir kadındır. Bir gün eşinin işi nedeniyle İstanbul'a gelmek zorunda kalırlar. İstanbul'a dönüşünün ona kattığı en garip şey ise koku alma yetisini kaybetmesidir; öyle ki en yoğun kokuları bile algılayamaz, fare ölüsü gibi. Başına gelen bu davetsiz rahatsızlık onu geçmişine gitmeye sürükler. İlk önce eskiden ailesiyle birlikte yaşadığı eski evine gider. Oradaki eşyaları koklamaya çalışır ama onların da kokusunu alamaz. Eve gittiğinde annesiyle görüşmesine rağmen aidiyet duygusunu ondan alamaz. İstanbul'da nereye ait olduğunu bilmediği bu yolculuğunda, birkaç gün gizli bir şekilde eski evinde kaldıktan sonra bir otelde kalmaya karar verir. Eskiden buz pateni yapıyor olsa da geçirdiği kaza sonucu topal olur ve artık buz pateni yapamaz, bu yüzden turizm okur. Kaldığı otel ona sadece bir konaklama yeri değil, aynı zamanda bir kazanç yeri de olacaktır. Otelin çamaşırhanesine giren Reyhan, orada dahi koku alamaz. Bu durum onu daha da çıkmaza sürükler ve kendisini kaybolmuş hisseder. Filmin sonlarına doğru gizlice eski evine gider ve asılı olan çarşafların arasında gizlenerek ailesini gözlemler. Annesi onun gölgesini fark etse de çarşafı kaldırıp ona bakmaz. Bu hayal kırıklığının etkisiyle kendisini sokağa atan Reyhan, en sonunda kendisini en ait hissettiği yere giderek, topal olmasına rağmen patenlerini giyip içindeki karmaşık duygularla beraber pistte süzülür.
Spoiler içeriyor
Olcay, eşini yıllar önce kaybetmiş, çocuklarını tek başına büyütmüş ve hayata tutunmaya çalışmış bir kadındır. Hayatını daha da kötüleştiren şey ise kanser olduğunu öğrenmesidir. Olcay, kanser olduğunu öğrendiğinde, hayırsız evlatlarının dışında en çok bağlı olduğu canlı olan kedisi Hanım'ı istemeden…devamıOlcay, eşini yıllar önce kaybetmiş, çocuklarını tek başına büyütmüş ve hayata tutunmaya çalışmış bir kadındır. Hayatını daha da kötüleştiren şey ise kanser olduğunu öğrenmesidir. Olcay, kanser olduğunu öğrendiğinde, hayırsız evlatlarının dışında en çok bağlı olduğu canlı olan kedisi Hanım'ı istemeden de olsa yalnız bırakacağı için çok korkar, bu yüzden onu güvenli bir ele emanet etmeye çalışır. Yakınlarındaki herkese kedisini tanıtır ancak kimse onu evinde istemez; türlü bahaneler öne sürerler. Sonunda evi kedilerle dolu olan bir arkadaşı teklifini kabul eder; fakat o da son anda ülkeyi terk eder, kedileri belediye tarafından zehirlenir. Bu durumu duyan Olcay gözyaşlarına boğulur, kedisini kimseye güvenip emanet edemeyeceğini anlar. Bir süre sonra hastalığı sebebiyle evinde ölü bulunur ve masasının üzerine kızının okuması için bir vasiyet bırakır. Bu vasiyette kızının Hanım'ı evlat edinmesini istemiştir; fakat kızı, öldüğünde bile annesine karşı pek bir hayır göstermez ve kediyi almaz. Onu yıllarca karşılıksız olarak sevmiş olan yaşlı bir tanıdığı kediyi sahiplenir, çünkü kadının yokluğuna dayanamaz ve eğer kediyi sokakta bırakırsa sevdiği insanın bir yerlerden onu görüp üzüleceğini düşünür. Film genel olarak bu eksende dönüyor olsa da Olcay'ın toplumdan farklı oluşunu, duygularını daha derin yaşadığını ve hayata daha anlamlı bir yönden baktığını görüyoruz. Özellikle de öleceğini anladıktan sonra piyano öğrencisine bütün kaynaklarını vermesinden, Olcay'ın dünyanın materyalist yönlerinden elini eteğini çekmiş biri olduğunu anlıyoruz. Böyle güzel bir yürek hastalıkta dahi minik bir can için koştururken, diğerleri imkanları varken bile sıcak bir yuvayı onlara hor görüyor.
Ah canım kitap... 🤍 Milton ellerinde tekrar canlandırmış şeytanın hikayesini. İtaastsizliğini, melekleri nasıl büyük bir isyana süreklediğini, yeri geldiğinde pişmanlığını, kayboluşunu, savaştaki yenilgisini ve bütün bu içsel çatışmalarından sonra insanlığa nasıl fitne soktuğunu; kısacası Adem ve Havva'ya kadar bütün detayları…devamıAh canım kitap... 🤍
Milton ellerinde tekrar canlandırmış şeytanın hikayesini. İtaastsizliğini, melekleri nasıl büyük bir isyana süreklediğini, yeri geldiğinde pişmanlığını, kayboluşunu, savaştaki yenilgisini ve bütün bu içsel çatışmalarından sonra insanlığa nasıl fitne soktuğunu; kısacası Adem ve Havva'ya kadar bütün detayları görebiliyoruz bu epik şiirde.
Kitabın Türkçe çevirisi de gayet tatmin edici ancak mümkünse orijinal dilinde okunmasını tavsiye ederim. 😊
✨️ Okunması değil, insana işlemesi gereken bir kitap. Sözcükler, harfler ve heceler dokur ya insan zihnini, işte bu kitap da öyle... ♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡ ✨️ Alıntı: "İnanç, bütün darbeleri savuşturur. İnanç, zehri, billur gibi suya dönüştürür". ( Sayfa 113 ) ♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡
Spoiler içeriyor
Aoy aile lokantasını yürütmek zorunda kalan genç bir kız ve bunun dışında da kendini özel hissetmesini sağlayacak hiçbir şeyi yok. Ancak, Aoy'un hayatındaki bu monotonluk aldığı bir kartvizit sonrasında değişiyor. Kartviziti aldığında karşısına tanıtıcı bir video çıkıyor ve videoda "…devamıAoy aile lokantasını yürütmek zorunda kalan genç bir kız ve bunun dışında da kendini özel hissetmesini sağlayacak hiçbir şeyi yok. Ancak, Aoy'un hayatındaki bu monotonluk aldığı bir kartvizit sonrasında değişiyor. Kartviziti aldığında karşısına tanıtıcı bir video çıkıyor ve videoda " Sıradan biri olmak sana yetiyor mu yoksa özel biri mi olmak istiyorsun?" sorusunu duyunca Aoy içsel bir gözlem yapıyor ve ilerlemek istediğini, bu kartın da onun tek şansı olduğunu fark ediyor.
Sonrasında şef Paul'un ekibine çok iyi yaptığı kızartma yemeğini yaparak katılıyor ve bu garip adamın zorlu eğitiminden geçiyor. Ancak, Aoy mutfaktaki her tüyoyu bilmediği için şef, Aoy'u zorluyor ve onu saatlerce baştan yemek pişirmeye itiyor. Böylece şef ondaki azmi görmüş oluyor.
Eğitim günlerinin birinde, ormana gidiyorlar ve orada yaşadışı bir şekilde avlanan kuşu gördüğünde kuşu pişirmeyi reddediyor Aoy ve gruptan çıkıyor. Bu sırada babası hastalanıyor ve geldiği yere geri dönmek zorunda kalıyor. Burda da yine içsel bir çatışma yaşıyor kalmak ve gitmek arasında. Ancak azmi daha ağır basıyor ve babasını kardeşine emanet edip mutfağa geri dönüyor.
Aoy yine de şef Paul'dan tamamen kurtulamıyor. Sosyeteden bir kadının verdiği bir partide şef olarak bulunuyor ikisi de. Orada bulunan zenginlere görsel şölen sunarken aynı zamanda da birbirleriyle yarışıyorlar. Şef Paul o gün noodle baharatı ve su kullanarak bir çorba yapıyor ve bunu oradaki zenginlere sunuyor. Onlar da bu çorbayı kendilerine özel ve en yüksek kalitede sanıp bayıla bayıla içiyor. Böylece Paul Aoy'a su mesajı veriyor, " onlar yemeğimi değil beni seçti."
Parti sürerken, herkes eğlenmesine ve görmemiş gibi yemeye devam ederken aniden polis gelip Paul'u götürüyor. Sebebi ise Paul'un yaşadışı olarak avlanan kuşu pişirirken çekilen videosu. Bunu da Aoy'un gruptaki arkadaşı çekiyor ama Aoy'un haberi yok tabii. Aklı sıra Paul'u bitirmeye çalışıyor, bunu yaparken de Aoy'u kaybediyor.
Geçtiği eğitim, evden uzak olması, kendini ait olmadığı bir hayata kaptırması ve partide yaşananlar hepsi birden Aoy'un üzerine bir çığ gibi düşüyor ve içine girdiği bu üzüntüden kurtulmak için evine geri dönüyor. Döndüğünde anlıyor ki o ailesiyle beraberken ve lüks olmayan ama sıcak olan aile lokantasında yemek yaparken eşsiz birisi...
Spoiler içeriyor
Seul’a Dönüş, Güney Kore’de doğan ve henüz bebekken Fransız bir aile tarafından evlat edinilen Freddie’nin kendini keşfetme öyküsünü konu ediniyor. Freddie, tanımadığı bir kadınla çekilmiş bir çocukluk fotoğrafını alıp Seul’daki evlat edinme kurumuna gidiyor ve olaylar gelişiyor. Başta, şehirde yalnızca…devamıSeul’a Dönüş, Güney Kore’de doğan ve henüz bebekken Fransız bir aile tarafından evlat edinilen Freddie’nin kendini keşfetme öyküsünü konu ediniyor. Freddie, tanımadığı bir kadınla çekilmiş bir çocukluk fotoğrafını alıp Seul’daki evlat edinme kurumuna gidiyor ve olaylar gelişiyor. Başta, şehirde yalnızca iki hafta kalacağını söylerken, zaman geçtikçe kendisiyle beraber seyirciyi de her taraftan sarılmış derin bir kimlik bunalımına sürüklüyor Freddie.
Spoiler içeriyor
❤️ Kaç kere izledim bu filmi bilmiyorum¿ 😍 Diego, eşinden yeni boşanmış bir şeftir. Kızı Bianca ile yalnızca sosyal hizmetler eşliğinde görüşebilmektedir. Yaşamının kötü giden bu döneminde hayatındaki tek renkli ortam grup terapileridir. Obsesif Kompulsif bozukluk ve tik bozukluğu olan…devamı❤️ Kaç kere izledim bu filmi bilmiyorum¿ 😍
Diego, eşinden yeni boşanmış bir şeftir. Kızı Bianca ile yalnızca sosyal hizmetler eşliğinde görüşebilmektedir. Yaşamının kötü giden bu döneminde hayatındaki tek renkli ortam grup terapileridir. Obsesif Kompulsif bozukluk ve tik bozukluğu olan Diego, terapi seanslarına gelen kişilerle derin bir bağ kurar.
Grup terapilerine katılan bir diğer isim olan Clara, eşiyle yaşadığı tartışmanın ardından büyük bir yangına sebep olduğu için bu zorunlu tedaviye yönlendirilmiştir. Clara grup terapisinin gücüne inanmaz ve bir an önce bitmesini ister. Ancak işler beklediği gibi gitmez ve terapiye devam etmesi gerekir.
Terapistlerden biri olan Paris, ekibe hobi ve iyileşme amaçlı yemek günleri düzenler. Birlikte ekmek yaparak vakit geçirirler. Bir gün Paris, onlara yaşlı bir gruba makarna yapmalarını önerir ve işler beklenmedik derecede iyi gider.
Clara yemek fotoğrafları çekerek bir internet sitesi açar. Hayali bir restaurant hakkında yazdığı açıklamalar öyle ilgi çeker ki insanlar rezervasyon yaptırmak için sıraya girerler. İşlerin çığrından çkmasını önlemek için Clara ve Diego, Monroe isimli bu restaurantı açmaya karar verir.
Kitap Georges Politzer'in öğrencisinin derste tuttuğu notlardan meydana geliyor. Felsefenin başlangıç ilkelerini de içerisinde barındırsa da genel olarak diyalektik materyalizm ve Marksizm hakkında bilgiler verip, kaşıt argümanlarla da gayet sade bir dilde karşılaştırma yapıyor.