Raf 2025 Özetim • 100 Film (Hedef 100) • 14 Dizi (Hedef 12) • 18 Kitap (Hedef 25 😭) Raf 2026 Hedefim • 200 Film • 12 Dizi • 22 Kitap (tamamlayamadım diye azalttım) • 5 Dergi (kitap kısmına ekleyemediğim…devamıRaf 2025 Özetim
• 100 Film (Hedef 100)
• 14 Dizi (Hedef 12)
• 18 Kitap (Hedef 25 😭)
Raf 2026 Hedefim
• 200 Film
• 12 Dizi
• 22 Kitap (tamamlayamadım diye azalttım)
• 5 Dergi (kitap kısmına ekleyemediğim için okuduktan sonra 1 gönderiyi sabitleyip orda kaydedicem )
Yılın En İyileri
✨ Film
• İyi Kötü ve Çirkin
• BÜTÜN MİYAZAKİ FİLMLERİ 🫶🏻
• Yedinci Mühür
✨ Dizi
• Akame ga Kill!
• Erased
• Gölge ve Kemik
✨ Kitap
• Martin Eden
• İnsan Geleceğini Nasıl Kurar
• Gece Yarısı Kütüphanesi
• Mustafa Kemal 🌟
🔥 En Güzel İstatistiğe Sahip Ay
🔥 Şubat
• 22 Film
• 2 Dizi
• 4 Kitap
Seneye bütün hedefleri tamamlayabilirim umarım normalde filmi daha fazla yapıcaktım riske girmiyim dedim MUTLU YILLAR 🤗
İlk bölümler kasıtlı olarak dağınık ve anlaşılmaz hissettiriyor. Karakterlerin kararları nereye gideceği belirsiz, olaylar birbirine bağlanmıyor gibi duruyor. Ama bunlar hata değil. Hikaye sizi bilinçli bir şekilde bir yere hazırlıyor ve o kritik noktaya geldiğinizde, daha önce anlamsız görünen her…devamıİlk bölümler kasıtlı olarak dağınık ve anlaşılmaz hissettiriyor. Karakterlerin kararları nereye gideceği belirsiz, olaylar birbirine bağlanmıyor gibi duruyor. Ama bunlar hata değil. Hikaye sizi bilinçli bir şekilde bir yere hazırlıyor ve o kritik noktaya geldiğinizde, daha önce anlamsız görünen her şey muazzam bir şekilde yerli yerine oturuyor.
Baş karakter Okabe Rintarou, kendini “deli bilim insanı” olarak tanımlayan, aşırı abartılı bir kişilik. Başta bu tavrı oldukça yorucu ve hatta itici gelebiliyor. Ancak zamanla anlıyorsunuz ki bu sadece bir maske ve o maskenin altında çok daha derin, kırılgan ve ilginç bir karakter var.
Serinin asıl gücü aslında zaman yolculuğu konseptinden değil; bu kavramın karakterlerin hayatını, ilişkilerini ve zihinlerini nasıl acımasızca altüst ettiğinden geliyor. Hikaye belli bir noktadan sonra saf bilim kurgu olmaktan çıkıp, insanı derinden sarsan, duygusal olarak ağır bir drama hâline dönüşüyor.
📌 “Bir insan öldürürsen katil olursun, milyonlarca insan öldürürsen kahraman.” Chaplin bu filmde, izleyicinin yıllarca görmeye alıştığı o masum, sakar ve eğlenceli karakterlerin tam aksine; kibar, kültürlü ve son derece sakin görünen bir seri katili canlandırıyor. Ama asıl rahatsız eden…devamı📌 “Bir insan öldürürsen katil olursun, milyonlarca insan öldürürsen kahraman.”
Chaplin bu filmde, izleyicinin yıllarca görmeye alıştığı o masum, sakar ve eğlenceli karakterlerin tam aksine; kibar, kültürlü ve son derece sakin görünen bir seri katili canlandırıyor. Ama asıl rahatsız eden şey Verdoux’nun cinayetleri değil, dünyanın onun kadar acımasız oluşu.
Ekonomik kriz, savaşlar ve modern düzen arasında ezilen bir adamın ahlakla pazarlığını izliyoruz. Verdoux antipatik biri değil; hatta çoğu zaman ironik, zarif ve oldukça karizmatik. İşte hikaye de seyirciyi tam bu ahlaki çıkmazda yakalıyor: Kötülük bireysel olduğunda mı korkunçtur, yoksa sistemleştiğinde mi normalleşir?
2035 yılında geçen Binlerce Mavi, hızın ve performansın kutsandığı bir dünyada "yavaşlamanın" ve şefkatin değerini inceliyor. Genç bir kadın, hurdalıkta gökyüzünü seyreden bir robotla (Coli) tanışır. Yazılımındaki küçük bir hata sayesinde duyguları hissedebilen Coli, ömrü boyunca aşırı çalıştırılıp tükenmiş yarış…devamı2035 yılında geçen Binlerce Mavi, hızın ve performansın kutsandığı bir dünyada "yavaşlamanın" ve şefkatin değerini inceliyor.
Genç bir kadın, hurdalıkta gökyüzünü seyreden bir robotla (Coli) tanışır. Yazılımındaki küçük bir hata sayesinde duyguları hissedebilen Coli, ömrü boyunca aşırı çalıştırılıp tükenmiş yarış atı Today’in acısını fark eder. Birlikte, Today’i mezbahadan kurtarmak ve ona "hayatının en yavaş yarışını" yaşatmak için harekete geçerler. Bu süreçte Coli’nin yolları, duygularını bastırmış genç bir kadınla ve onun ailesiyle kesişir. Farklı yaraları olan bu insanlar ve "insani" sorgulamalar yapan robot, küçük bir dayanışma grubu oluşturur.
Cheon Seon-ran, bilim kurgu unsurlarını ustalıkla kullanarak aslında çok insani meseleleri anlatıyor: Faydacılık üzerine kurulu bir sistemde duygusal bağların, şefkatin ve fedakârlığın gücü. Karakterlerin iç dünyaları ve birbirleriyle kurdukları samimi iletişim, hikâyeyi basit bir "kurtarma operasyonu" olmaktan çıkarıp dokunaklı bir dostluk ve iyileşme öyküsüne dönüştürüyor.
Küçük yaştan itibaren sevgisizlik, yoksulluk ve dışlanmışlıkla büyüyen Jane Eyre, hayata boyun eğmeyen bir karakter. Sert bir çocukluk ve disiplin dolu okul yıllarının ardından gelen yalnızlığa rağmen; onurunu ve özgürlüğünü her şeyin üzerinde tutmayı başarıyor. Jane’in yolu Thornfield Malikânesi’ne düştüğünde,…devamıKüçük yaştan itibaren sevgisizlik, yoksulluk ve dışlanmışlıkla büyüyen Jane Eyre, hayata boyun eğmeyen bir karakter. Sert bir çocukluk ve disiplin dolu okul yıllarının ardından gelen yalnızlığa rağmen; onurunu ve özgürlüğünü her şeyin üzerinde tutmayı başarıyor.
Jane’in yolu Thornfield Malikânesi’ne düştüğünde, hayatı Bay Rochester ile değişiyor. Aralarındaki bağ, malikânenin sakladığı sırlar ve Rochester’ın karanlık geçmişiyle kuşatılsa da Jane, duygularının esiri olmuyor. Sevdiği adam karşısında bile kendi değerlerinden vazgeçmiyor; gerektiğinde arkasına bakmadan gitmeyi ve yalnız kalmayı göze alıyor.
İşte bu kararlılığı sayesinde eser, sadece bir aşk hikâyesi olmanın ötesine geçerek bir insanın “kendi olma” mücadelesine dönüşüyor. Jane, klasik edebiyatın içinde en tavizsiz ve gerçekçi karakterlerden biri. Bu özelliği, romanı üzerinden geçen zamana rağmen hâlâ taze ve sarsıcı kılıyor.
📌 "Bence hayat kin beslemek ya da yapılan yanlışları düşünüp durmak için çok kısa."
📌 "Nefreti alt edebilecek şey şiddet olmadığı gibi, yaraları iyileştirebilecek şey de intikam değildir."
📌 "Toprakları eğitimle gübrelenmemiş bir kalpten önyargıları söküp atmak, herkes bilir, çok zordur."
İzlediğim diğer animelere kıyasla bu anime biraz daha farklıydı. Her bölüm, çocukluğumuzdan beri duyduğumuz farklı bir hikâyeyi yeni bakış açıları katarak bambaşka bir şeye dönüştürmüş. Bu hikâyelerden benim en sevdiğim Hansel ve Gretel ile Bremen Mızıkacıları oldu. Yeni sezonu çıkacak…devamıİzlediğim diğer animelere kıyasla bu anime biraz daha farklıydı. Her bölüm, çocukluğumuzdan beri duyduğumuz farklı bir hikâyeyi yeni bakış açıları katarak bambaşka bir şeye dönüştürmüş. Bu hikâyelerden benim en sevdiğim Hansel ve Gretel ile Bremen Mızıkacıları oldu.
Yeni sezonu çıkacak mı diye baktım fakat şimdilik öyle bir söylenti yok. İzleyecek arkadaşları 6 bölümlük kısa güzel bir anime bekliyor.
İzlediğim en iyi animelerden biriydi; bunun sebebi yan karakterlerin muazzam bir titizlikle işlenmiş olması. Başlarda gördüğümüz sıradan bir karakterin, çok sonraları kilit bir rol oynadığını bile görebiliyoruz. Senaryo en ince detayına kadar o kadar iyi düşünülmüş ki, her karakterin varlığı…devamıİzlediğim en iyi animelerden biriydi; bunun sebebi yan karakterlerin muazzam bir titizlikle işlenmiş olması. Başlarda gördüğümüz sıradan bir karakterin, çok sonraları kilit bir rol oynadığını bile görebiliyoruz. Senaryo en ince detayına kadar o kadar iyi düşünülmüş ki, her karakterin varlığı hikayeyi bir bütün olarak tamamlıyor.
Ancak bu kadar ilmek ilmek işlenen bir kurgunun ardından, finalin bıraktığı tat ne yazık ki aynı doyuruculukta değil. Bu kadar derin bir yolculuğun ardından gelen kapanış, insanda bir aceleye getirilmişlik hissi uyandırıyor. Hikayenin o felsefi ağırlığını ve karakterlerin akıbetini tam anlamıyla hazmetmek için kesinlikle birkaç bölüm daha uzatılması lazımdı.
Çok hoş bir animeydi; zaman zaman karakterlerin her olayda kendilerini suçlu bulup özür dileme çabasına girmesi az bir şey sinir etse de genel itibarıyla çok sevdim. Karakter çizimleri de oldukça başarılıydı. Konusuna gelince… Kikyo Kız Lisesi ile Chidori Erkek Lisesi…devamıÇok hoş bir animeydi; zaman zaman karakterlerin her olayda kendilerini suçlu bulup özür dileme çabasına girmesi az bir şey sinir etse de genel itibarıyla çok sevdim. Karakter çizimleri de oldukça başarılıydı.
Konusuna gelince… Kikyo Kız Lisesi ile Chidori Erkek Lisesi arasındaki önyargı ve rekabet üzerine kurulu bir hikâye izliyoruz. Zamanla bu önyargıların yerini samimi dostluklara bırakışını ve karakterlerin birbirlerini tanıdıkça değişen dinamiklerini izlemek oldukça keyifliydi. Özellikle Rintaro’nun, kendi okulunun olumsuz imajına rağmen karşısındakileri anlama çabası ve içsel yolculuğu izleyene doğal bir şekilde yansıtılıyor.