Carl’ın başta eve kapanık, rutine sıkışmış hâli hepimize tanıdık geliyor; değişmemekte direnen birinin dünyayla arasına çektiği görünmez duvarı temsil ediyor. Ancak filmin asıl meselesi köklü bir “dönüşüm” değil, esnemeyi öğrenmek. Sürekli “hayır” demek insanı nasıl kilitleyip izole ediyorsa, her şeye…devamıCarl’ın başta eve kapanık, rutine sıkışmış hâli hepimize tanıdık geliyor; değişmemekte direnen birinin dünyayla arasına çektiği görünmez duvarı temsil ediyor.
Ancak filmin asıl meselesi köklü bir “dönüşüm” değil, esnemeyi öğrenmek. Sürekli “hayır” demek insanı nasıl kilitleyip izole ediyorsa, her şeye “evet” demek de başka bir körlüğe, kontrolsüzlüğe yol açıyor. Carl’ın yaşadığı absürt ve komik deneyimler, bize şunu hatırlatıyor: Değişmek bir zorunluluk değil, bilinçli bir tercih olmalı.
Film, ne mutlak ret ne de koşulsuz kabulleniş öneriyor; ikisinin arasında akıllıca bir denge, yani “hayır” ve “evet”i doğru zamanda, doğru sebeplerle kullanabilme cesaretini övüyor.
Dizi, bir suç hikayesini klişe polisiyeler gibi 'kim yaptı' merakından ziyade, 'bu olay bir aileyi nasıl parçalar' gerçeği üzerinden işliyor. Adalet sisteminin bürokratik soğukluğu ile bir ailenin feryadı arasındaki zıtlık inanılmaz gerçekçi verilmiş. Kesinlikle tavsiye edeceğim bir dizi.
Diziyi izlerken satrançla uğraştığım zamanlar aklıma geldi. Bir dönem iyi oynamak için çok çabalamıştım ama nedenini hatırlamadığım bir şekilde pes etmiştim. Lisede bir arkadaşımla fırsat buldukça oynardık; çoğu zaman o kazanırdı, benim galibiyetim beşi geçmiyordur. (Okul turnuvasını da o kazanmıştı…devamıDiziyi izlerken satrançla uğraştığım zamanlar aklıma geldi. Bir dönem iyi oynamak için çok çabalamıştım ama nedenini hatırlamadığım bir şekilde pes etmiştim. Lisede bir arkadaşımla fırsat buldukça oynardık; çoğu zaman o kazanırdı, benim galibiyetim beşi geçmiyordur. (Okul turnuvasını da o kazanmıştı yani rakibim iyi ben kötü değilim 😑) Diziyi bitirdikten sonra yeniden başlama isteği geldi bu safer ne kadar sürer orası muamma.
Görme Biçimleri, görmenin kendiliğinden ve tarafsız bir eylem olmadığını gösteren bir kitap. Berger, bakmanın tarihsel, kültürel ve sınıfsal olarak şekillendiğini somut örneklerle açıyor. Resimler, reklamlar ve imgeler üzerinden kurduğu anlatı, izleyicinin değil bakanın konumunu sorgulatıyor. Metin, teorik bir dil kurmaktan…devamıGörme Biçimleri, görmenin kendiliğinden ve tarafsız bir eylem olmadığını gösteren bir kitap. Berger, bakmanın tarihsel, kültürel ve sınıfsal olarak şekillendiğini somut örneklerle açıyor. Resimler, reklamlar ve imgeler üzerinden kurduğu anlatı, izleyicinin değil bakanın konumunu sorgulatıyor. Metin, teorik bir dil kurmaktan çok gündelik olarak maruz kalınan görüntüler üzerinden ilerliyor.
The Miniaturist, 17. yüzyıl Amsterdam’ını sakin bir tempoyla ve detaylara yaslanarak anlatıyor. Ev içleri, sokaklar ve kullanılan eşyalar dönemin yaşam tarzını doğrudan hissettiriyor. Dizi, olayları hızlandırmadan ilerliyor; sahneler uzun tutuluyor, mekânların ve atmosferin öne çıkmasına izin veriliyor. Bu yaklaşım, anlatının…devamıThe Miniaturist, 17. yüzyıl Amsterdam’ını sakin bir tempoyla ve detaylara yaslanarak anlatıyor. Ev içleri, sokaklar ve kullanılan eşyalar dönemin yaşam tarzını doğrudan hissettiriyor. Dizi, olayları hızlandırmadan ilerliyor; sahneler uzun tutuluyor, mekânların ve atmosferin öne çıkmasına izin veriliyor. Bu yaklaşım, anlatının merkezine karakterlerden çok dönemin kendisini koyuyor. Gösterişli bir dönem dizisi olmadan, zamanı ve ortamı inandırıcı biçimde kuran bir yapım.
Cencoroll 2, ilk filmin ardından Yuki, Tetsu ve şekil değiştirebilen gizemli yaratık Cenco’nun etrafında gelişen olayları anlatır. Cenco, sahibinin iradesiyle hareket eden ve çatışmalarda kullanılan bir varlıktır. Hikâye ilerledikçe Cenco’ya benzeyen başka varlıkların ve onları yöneten insanların varlığı ortaya çıkar.…devamıCencoroll 2, ilk filmin ardından Yuki, Tetsu ve şekil değiştirebilen gizemli yaratık Cenco’nun etrafında gelişen olayları anlatır. Cenco, sahibinin iradesiyle hareket eden ve çatışmalarda kullanılan bir varlıktır.
Hikâye ilerledikçe Cenco’ya benzeyen başka varlıkların ve onları yöneten insanların varlığı ortaya çıkar. Bu güçlerin karşı karşıya gelmesiyle olaylar büyür ve karakterler kaçınılmaz biçimde bu çatışmaların içinde kalır.
Zübük, yalnızca bir adamın üçkâğıtçılığını değil, o adamı defalarca başa taşıyan düzeni anlatır. Yalanın, vaatlerin ve sahte dindarlığın nasıl alkış topladığını izleriz. En rahatsız edici tarafı ise filmin eskimemesi; aksine gün geçtikçe daha tanıdık hâle gelmesidir. Zübük değişmez, sadece kılığı…devamıZübük, yalnızca bir adamın üçkâğıtçılığını değil, o adamı defalarca başa taşıyan düzeni anlatır.
Yalanın, vaatlerin ve sahte dindarlığın nasıl alkış topladığını izleriz. En rahatsız edici tarafı ise filmin eskimemesi; aksine gün geçtikçe daha tanıdık hâle gelmesidir.
Zübük değişmez, sadece kılığı değişir. Asıl değişmeyen, kandırıldığını bile bile alkış tutan kalabalıklardır.
İlk iki filmde gördüğümüz o büyülü, neredeyse kusursuz “konuşarak âşık olma” ve “yeniden bağ kurma” havası burada yerini uzun süreli bir ilişkinin gerçekçi, yorucu ve bazen çirkin yüzüne bırakıyor. Film ilk yarısında hâlâ o tanıdık sıcaklığı, zekice diyalogları ve Celine…devamıİlk iki filmde gördüğümüz o büyülü, neredeyse kusursuz “konuşarak âşık olma” ve “yeniden bağ kurma” havası burada yerini uzun süreli bir ilişkinin gerçekçi, yorucu ve bazen çirkin yüzüne bırakıyor.
Film ilk yarısında hâlâ o tanıdık sıcaklığı, zekice diyalogları ve Celine ile Jesse’nin birbirine hâlâ hayran bakışlarını sunuyor. Sonra otel odası sahnesi başlıyor ve her şey değişiyor.
Yaklaşık yarım saat süren, tek mekânda geçen o uzun süreli tartışma filmin en sarsıcı bölümü. Burada romantizm arka planda kalıyor ve evliliğin, çocukların, ertelenmiş hayallerin, fedakârlıkların, zamanla biriken küçük kırgınlıkların nasıl birden büyük bir kavgaya dönüşebileceği gösteriliyor.
Kimse tamamen suçlu ya da masum değil. Sadece yılların getirdiği ağırlıkla birbirine karşı açık olmaya çalışan iki insan. Söylenen şeyler tanıdık geliyor; çoğu uzun ilişki yaşayan insanın bir noktada duyabileceği türden şeyler.